Haber Detayı
100 kişiden 75’i binasının risk tespitini yaptırmıyor
Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırmasına göre, toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı yaşarken, katılımcıların yüzde 74,5’inin binası için hiçbir risk tespiti yaptırmadığı ortaya çıktı. Olası bir depremde ne yapacağını planlamayanların oranı yüzde 45,5 oldu.
Hamide HANGÜLBilim insanları olası bir depreme karşı uyarılarını sürdürürken, araştırmalar da toplumun yüzde 60’ının bir deprem endişesi taşımasına rağmen, yeterince önlem alınmadığını ortaya koydu.
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarını açıkladı.Türkiye genelinde 7 bölgeden 1.067 kişiyle yürütülen araştırma sonuçları, toplumda deprem kaygısının yüksek olduğunu gösterdi.
Buna göre, katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıdığı belirtildi.
Bu kaygı kadınlarda, yüzde 67,7 oldu.Acil toplanma yerini bilmeyenler yüzde 55,2Araştırma, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) sahiplik oranının yüzde 41,6 seviyesinde kaldığını, toplumun yarıdan fazlasının olası bir deprem sonrasında ekonomik güvenceye sahip olmadan yaşamını sürdürdüğünü ortaya koydu.
Katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini ifade ederken, çarpıcı bir diğer bulgu ise deprem çantasında ortaya çıkıyor.
Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor.Katılımcıların yüzde 59,4’ü oturduğu binayı deprem açısından güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 74,5’i yani 100 kişiden yaklaşık 75’i binası için bugüne kadar hiçbir risk tespiti yaptırmadığını söylüyor.
Katılımcıların yüzde 42,5’i güçlendirme ve dönüşüm süreçleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtirken, yüzde 57,7’si kentsel dönüşüm desteklerini tanımadığını ifade ediyor.
Kılımcıların yüzde 71,2’si doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmakta zorlandığını belirtirken, yüzde 39,7’si kişisel çabaların sonucu etkilemeyeceğini düşünüyor.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 60,3’ü alınan önlemlerin depremde çok şeyi değiştireceğine inanıyor.Türkiye’de toplumun üçte biri 1999 yılı ve öncesinde inşa edilmiş binalarda yaşamını sürdürdüğüne vurgu yapılan raporda, her 10 haneden yaklaşık 4’ünün de kiracı konumunda bulunduğu belirtilen aratırmada, “Bu tablo, yapı güvenliği ve bireysel hazırlığın yalnızca teknik değil, aynı zamanda sosyal boyutları da olan bir mesele olduğunu ortaya koydu” ifadeleri kullanıldı.Küçükoğlu: Korkuyoruz ancak hazırlanmıyoruzTürkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor.
Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor.
Her büyük depremin ardından toplum olarak tüm dünyaya örnek bir dayanışma sergiliyoruz.Bu tablo, korkuya teslim olmayan bir toplum olduğumuzu gösteriyor” dedi.
Deprem sonrası gösterilen refleksin çok güçlü olduğunu, ancak zaman geçtikçe deprem gündemden düştüğüne işaret eden Küçükoğlu, “Araştırma, toplumun depremi nasıl algıladığını ne kadar kaygı duyduğunu ve nerede tıkandığımızı gösteriyor.
Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor” diye konuştu.