Haber Detayı

Dünya yanmak istiyor
Dünya+ dunya.com
13/02/2026 00:00 (12 saat önce)

Dünya yanmak istiyor

Göç, seyahat, sosyal medya ve Z kuşağı… Acı, yerel mutfaklardan çıkıp dünyanın en popüler tatlarından biri haline geldi. Dili uyuşturan lezzetler, viral meydan okumalar ve “swicy” akımı… Acı, gastronomide yeni bir performans alanına dönüşürken gıda devleri bu ateşli trendin peşine düştü bile.

AYDİL DURGUNaydil.durgun@dunya.comAcı bu toprakların yabancı­sı olduğu bir tat değil.

Sa­mandağ biberinden ciğer­ci biberi olarak bilinen Karaağaç biberine, isottan pul bibere acı­sız sofralar kurulmaz.

Uzak Do­ğu mutfağı da acısıyla meşhur lez­zetlerle dolu.

Çin’in sichuan bibe­ri ilk akla gelenlerden.

Kore’nin ünlü buldak tavuğu, Meksika’nın jalapeno’su… Şimdi Batı da acı­yı keşfediyor.

Berlin’de düzenlen acıya adanmış festival çok değil bundan beş-altı yıl önce 500 kişi­nin anca katıldığı bir etkinlikken şimdi binlerce katılımcı ağırlıyor.

ABD’de acı ve tatlının birleşimi ‘swicy’ adı verilen akım hem sos­yal medyada hem restoranların menüsünde yeni trend.

Market rafları tatlı olarak bildiğimiz sos­ların acı versiyonuyla doldu.

Piz­za, hamburger gibi dünyanın en popüler yemeklerinden, içecek ve hatta tatlılara her şeyin acılı opsi­yonu artık menülerde.

Datassen­tial’ın 2025 tarihli araştırmasına göre ABD’deki restoranların yüz­de 9o’dan fazlası menüsünde en az bir tane acılı yemek var.Rubix Foods raporuna göre tüketicilerin yüzde 66’sı acı olarak pazarlanan gıdaları alma eğiliminin daha fazla olduğunu söylüyor.

Yüzde 48’i me­nüde bir yemeğin orijinal opsiyo­nu yerine acılısını tercih ediyor.Dünyanın farklı yerinden tüke­ticiler acının peşinde.

Üstelik ne kadar acı o kadar iyi, dili uyuştu­ran bir acıdan söz ediyoruz.

Bu ka­dar yayılmasında ‘demokratik’ bir tat oluşu da etkili.

Fine dining res­toranlara, şef dokunuşlarına ihti­yacı yok.

Kolay ulaşılabilir, özel­likle fast food ve hazır yemekle­re kolaylıkla adapte edilebilir bir element.Acının dünyayı sarması bir gün­de olmadı.

Giderek daha fazla göç alan Batı’nın yeni sakinlerin kül­türün en önemli parçası olan mut­faklarını da beraberinde getirdi.

Seyahatlerde giderek yeni dene­yimlere daha açık hale gelen tu­ristler, Doğu’nun acı tatlarını de­neme konusunda daha cesur oldu.Acının dünya gastronomi sah­nesinde asıl yükselişinin arkasın­da bugünlerde hemen her konu­da olduğu gibi Z jenerasyonu var.

Acı yeme challenge’ı olarak yayı­lan videolar milyonlarca kez iz­leniyor, viral oluyor.

Aslında bu videolarda acı yemek gast­ronomik bir dene­yimden çok bir tür performans.

Aşırı acılı hazır noodle ve ramen’ler, cipsler de bu perfor­mansın başrolü.Acı trenini kaçırmak istemeyen markalar Bu trende elbette gıda pazarına yaradı.

Buldak ramenlerinin üre­ticisi Samyang Food Co. artan ta­lebe yetişmekte zorlandığını söy­lüyor.

Geride bıraktığımız yılda ABD’de satışları yaklaşık yüzde 60 arttı.

Şirket daha da acı tatları keş­fetmenin peşinde olduğunu ve Co­ca-Cola gibi global bir marka olma­yı hedeflediğini açıkladı.Acı trenini kaçırmak istemeyen markalar da harekete geçti.

Mc­Donald’s belli ülkelerde acı biber­li sundae satışa sundu.

Tayland’a özgü bir acı biberle tatlandırılan Prikka kahve ödüller kazandı.

Bir­leşik Krallık cips üretici Walkers (bizde Lays adıyla satılıyor) ekstra acılı çeşitlerini satışa sundu.

Çatı şirketi Pepsi Co benzer aromaları Avrupa’daki satışlarında da mem­nun.

Denetim direktörü Matthew Cullingworth yıllar içinde tüke­ticilerin acı toleransının arttığını doğruluyor.

Her türlü işlenmiş gı­da sağlığa zararlı olsa da şeker yağ gibi içeriklerin yanında acı masum kalıyor.

Tüketiciler giderek daha sağlıklı ürünlere yönelirken acı imdada yetişiyor.

Gıdalara acı kat­manı eklemek bu tür atıştırmalık­larda ekstra aroma vericilerin ye­rini tutabiliyor.

Ne de olsa en yavan yiyeceğe bile lezzet katabilen bir şeyden söz ediyoruz.Sizinki kaç SHU?Acı biberin ne kadar “yaktığını” ölçmenin bir yöntemi var: Scoville Isı Birimi (SHU). 1912’de ABD’li eczacı Wilbur Scoville tarafından geliştirilen bu ölçek, biberdeki acı bileşen olan kapsaisinin yoğunluğunu gösteriyor.

Bu yöntemden önce biber özü şekerli suyla seyreltiliyor, acı tadı hissedilmeyene kadar kaç kez sulandırıldığı hesaplanıyordu.

Bugün ise ölçümler daha hassas biçimde yapılıyor.Örneğin dolmalık biber 0 SHU değerindeyken, jalapeno 8 bin 000 SHU’ya kadar çıkabiliyor.

Carolina Reaper gibi rekor sahibi türler 2 milyon SHU seviyesine kadar çıkıyor.

Sizin acı eşiğiniz kaç SHU?Acıyı neden seviyoruz Peki yandığımız halde neden acı yiyoruz?

Bilim şöyle açıklıyor: Acı biberde bulunan aktif bileşen ‘kapsaisin’ ağzımızdaki o yanma hissinden sorumlu.

Bu acı hissi beynimizde zevk ve mutlulukla özdeşleşen hormonlar endorfin ve dopamin salgılayarak yanıt veren bir tepkiyi tetikliyor.

Dolayısıyla acı yemenin ardından bir tür ödül mekanizması devreye giriyor ve insanlar tekrar tekrar bu mekanizmayı devreye sokmak istiyor.

Başka bir deyişle yanacağını bilse de bundan zarar görmeyeceğini anlayınca tekrar tekrar bu deneyimi yaşamak istiyor.

İlgili Sitenin Haberleri