Haber Detayı
174.2 milyar liralık özelleştirmenin yaklaşık 170 milyar liraya yakını AKP döneminde gerçekleşti: AKP ‘rekorla’ tarihe geçti!
Kamunun elinde kalan köprü ve otoyolları da özelleştirmeye hazırlanan AKP, kamu varlıklarının özellleştirilmesi ile tarihe geçti. Anavatan Partisi’nin (ANAP) başlattığı, AKP’nin de sürdürdüğü Cumhuriyet tarihindeki toplam 174.2 milyar liralık özelleştirmenin yaklaşık 170 milyar liraya yakını AKP döneminde gerçekleşti. AKP bu yıl için ise şimdiye kadar elde edilen toplam özelleştirme gelirlerinin de üzerine çıkarak “rekor” kırmaya hazırlanıyor.
Türkiye’de özelleştirmeler Turgut Özal’ın Anavatan (ANAP) Partisi’nin iktidarda olduğu 1986 yılından itibaren hız kazındı.
Tamamı kamuya ait veya kamu iştiraki olan kuruluşlardaki kamu payları özelleştirme kapsamına alındı.
Bu program çerçevesinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 277 kuruluşta hisse satışı veya varlık satış/devri yoluyla özelleştirme işlemi yaptı.
Bu kuruluşlardan 272’sinde özelleştirme kapsamında olan kamu payı kalmadı. 2 Temmuz 1986 - 31 Temmuz 2025 dönemi satış/devir uygulamaları tutarı toplam 171.4 milyar TL (72.6 milyar dolar) oldu.
Bu uygulamalardan tahsil edilen toplam tutar 174.2 milyar TL (71.7 milyar dolar) olarak gerçekleşti.
BÜYÜK BÖLÜMÜ AKP DÖNEMİNDE Özelleştirmelerin büyük bir bölümü ise AKP’nin iktidarda olduğu 2002 sonrasında gerçekleşti.
Özelleştirmelerden yapılan toplam tahsilatın sadece 4.8 milyar lirası 1986 yılından 2004 yılına kadar olan dönemde gerçekleşti.
Geriye kalan yaklaşık 169.4 milyar liralık tahsilatın tamamı ise AKP döneminde oldu. 1986-2025 yılları arasında özelleştirme tahsilatının zirve yaptığı yıl ise 2025 yılı olarak kayıtlara geçti.
Geçen yıl özelleştirme uygulamalarından tam 19.7 milyar lira tahsilat yapıldı.
Bu rakama en yakın tahsilat 13.1 milyar lira ile 2014 yılında gerçekleşmişti.
Özelleştirme gelirlerinden Hazine’ye en fazla aktarmanın yapıldığı yıl da 13.5 milyar lira ile 2025 yılı oldu.
SANTRALLER GİTTİ Elektrik dağıtımı tümüyle özelleştirildi.
Sadece 2012 yılından 2025 yılı Ağustos ayına kadar geçen süreçte yaklaşık 6 bin 832 MW kurulu güçteki 13 termik santral ile bin 633 MW kurulu güçteki 99 HES özel sektöre devredildi.
Gerçekleştirilen elektrik üretim özelleştirmelerinin işlem büyüklüğü 28.3 milyar dolar oldu.
Bunun 12.5 milyar doları elektrik dağıtım özelleştirmelerinden geldi.
Termik santral ihaleleri öncesinde 2012 yılında kurulu güç bazında yüzde 43 olan özel sektör payı tamamlanan özelleştirmelerin de etkisiyle yüzde 82’ye yükseldi. ‘İLETİM’ DE KAPSAMA ALINDI Yeni santralleri özelleştirmeye devam eden AKP, elektrik iletimini de özelleştirme kapsamına aldı. 1997-2025 tarihleri arasında Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye (TDİ) ait 17 liman ile TCDD’ye ait Mersin, Samsun, Bandırma, İskenderun ve Derince limanları toplam 3.5 milyar dolara özelleştirildi.
OTOYOL VE KÖPRÜLER YOLDA!
Yıllardır elde kalan otoyol ve köprüleri özelleştirmeye çalışan iktidar, bu yıl “çalışmalarına” hız verdi. 2026 Bütçesi’nde, “Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 15/10/2010 tarihli kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan ve alınacak olan otoyollar, köprüler, çevre otoyolları ve bağlantı yolları üzerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri ve yük aktarma merkezi gibi diğer mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkların işletme haklarının verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesine yönelik ihale hazırlık çalışmalarına devam edileceği” belirtilmişti.
İktidarın, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün yanı sıra en az 9 otoyolun işletme haklarının satışında danışmanlık yapmak için Ernst & Young LLP’nin yetkilendirildiği ortaya çıkmıştı.
Orta Vadeli Program’da (OVP) bu yıl için 185 milyar liralık özelleştirme geliri hedefleniyor.
Bu hedef şimdiye kadarki toplam özelleştirme gelirlerinin de üzerinde.
DAHASI DA VAR AKP’nin özelleştirmeleri bunlarla da sınırlı kalmayacak.
Bütçede bunun işareti de verilmişti. 2026 Bütçesi’nde aynen şöyle denilmişti: “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın temel amaçlarından olan ‘ekonomide verimliliği artırmak’ ilkesi çerçevesinde uzun yıllardır başarıyla gerçekleştirilen özelleştirme uygulamaları sadece kamu finansman yükünü artıran KİT’lerin özelleştirilmesi olarak düşünülmemelidir.
Ülkemizin muhtelif yerlerinde atıl vaziyette birçok gayrimenkul bulunmakta olup söz konusu gayrimenkullerin ekonomiye dahil edilmesiyle ekonomide verimlilik artışı sağlanacaktır.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın bir başka amacı olan ‘Hazine’ye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek’ ilkesi kapsamında, özellikle kent merkezlerinde atıl vaziyette bulunan taşınmazlar çevre koşulları, imar bütünlüğü ve bölgedeki yapılaşma yoğunlukları göz önünde bulundurulup ilgili kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle en uygun imar fonksiyonları verilerek değerlendirilmektedir.”