Haber Detayı
Orta Afrika'nın kadim çalgısı mvet, mitoloji ve müziği birleştiriyor
Orta Afrika'nın Fang-Beti kültürüne ait mvet enstrümanı, müziği ve mitolojiyi bir araya getirerek çok katmanlı bir kültürel mirası temsil ediyor. Geleneksel olarak hem müzik aleti hem de eğitim aracıdır ve UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras olarak kabul edilmiştir.
Orta Afrika'daki Fang-Beti kültürüne ait geleneksel enstrümanı mvet, müzik ile mitolojiyi birleştiren çok katmanlı kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor.Kamerun, Gabon, Ekvator Ginesi ve Kongo Cumhuriyeti'nde en eski anlatı araçlarından biri kabul edilen mvet, yalnızca müzik aleti değil aynı zamanda mitoloji, tarih ve toplumsal değerlerin aktarımında kullanılan sözlü bir bilgi sistemi olarak gösteriliyor.Gelenekte mvet ustaları, aynı zamanda birer bilge kabul ediliyor.
Destanlar, soy hikayeleri, göç anlatıları ve kahramanlık öyküleri bu performanslar sırasında aktarılıyor.
Topluluk içinde öğrenme süreci sözlü olduğu için gençler tarih, ahlak ve toplumsal düzen kavramlarını bu anlatılar aracılığıyla öğreniyor.Bazı bölgelerde mvet anlatıları inisiyasyon törenlerinin de parçası sayılıyor.
Bu yönüyle enstrüman, yalnızca sanatsal değil aynı zamanda eğitimsel ve ritüel bir araç olarak değerlendiriliyor.Askerleri motive etmek için kullanıldıKamerunlu mvet sanatçısı François Alimar, AA muhabirine, mvet enstrümanının Afrika mitolojisindeki yeri, tarihi ve güncel kullanımı hakkında açıklamalarda bulundu.Mvetin, Afrika mitolojisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Alimar, "İlk mvet, Fang-Beti halkından bir savaşçı olan Oyono Ada Ngone tarafından yapılmıştır.
Ngone, bir savaş sırasında inisiyatik koma diyebileceğimiz bir bilinç haline girmiştir.
Bu hal sırasında mvetin vahyini almış, aynı zamanda dünyanın yaratılışı, insanların ortaya çıkışı ve tanrıların katmanlı yapısı hakkında bilgi edinmiştir.
Sonra uyanmış, ormana giderek bir bambu kesmiş, kabaklar hazırlamış ve ilk mveti yapmıştır." ifadesini kullandı.Alimar, başlangıçta mvetin, askerleri motive etmek için kullanıldığına dikkati çekerek, "Mvet ile ölümsüzlük sırrını elinde bulunduran bir halkın hikayesi anlatılırdı, yani hiç ölmeyen bir halkın.
Mitolojiye göre, Ekang-Mbom halkı ölümsüzlüğün sırrına sahiptir ve Kwii halkı ise bu sırrı ele geçirmek ister.
İki halk arasında savaşlar yaşanır ve ölümsüzler her zaman galip gelir." diye konuştu.Mvet ile yaşayanlar ve ölüler arasında bağlantı kurulduğuna inanılıyorduMvetin fabl hikaye türüne benzer şekilde öğretici işlevinin de olduğunu belirten Alimar, şunları söyledi:"Mvet, masallara eşlik eder.
Mvet eşliğinde çocuklara hikayeler anlatılır, ahlaki değerler ve toplum içinde nasıl davranılması gerektiği öğretilirdi.
Eskiden mvet, yaşayanlar ile ölüler alemi arasında bir köprü olarak görülürdü. (Mvetin) Ölüler ile temas kurabildiğine, yaşayanların sorunlarını onlara iletebildiğine inanılırdı.
Bir mvet gecesinde, şarkı söyleyerek toplumdaki sorunlara çözümler sunulurdu.
Bu mvetin temel yani major rolüydü."Mvet, UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras listesine alındıBugün mvetin çoğunlukla bir müzik aleti olarak kullanıldığını ama çalgının ruhani boyutunun da unutulmadığını vurgulayan Alimar, "Kamerun ve Gabon'da hala ölüler diyarına gidip mesaj getirebildiğine inanılan büyük mvet ustalarının bulunduğu söylenir.
Ancak mevcut bağlamda mvet, daha çok bir müzik aleti olarak varlığını sürdürmektedir.
Düğünlerde, doğum günlerinde, hikaye anlatımında, tiyatro ve masal gösterilerinde kullanılmaktadır." ifadelerini kullandı.Mvetin UNESCO tarafından "somut olmayan kültürel miras" olarak kabul edildiğinin altını çizen Alimar, "Mveti yaygınlaştırmamız ve bunun kendi kültürümüz olduğunu anlatmamız gerekir çünkü başka kültürlere yönelmeden önce insanın kendi kültürünü tanıması gerekir." diye konuştu.Mvetin yapısı ve ses düzeniMvetin yapısı, yatay bir ana gövde üzerine kuruludur.
Geleneksel örneklerde bu gövde, rafya bambusundan hazırlanırken, bazı modern uygulamalarda farklı bir tını elde etmek amacıyla ahşap da kullanılabiliyor.Ortaya yerleştirilen köprü, telleri iki ayrı bölüme ayırarak sağ ve sol olmak üzere iki ses alanı oluşturuyor ve ses üretimi teller aracılığıyla sağlanıyor.
Geçmişte bitkisel liflerden hazırlanan tellerin yerini bugün daha güçlü ve net tını veren metal teller almış durumda.Akort sistemi gövde üzerindeki halkalarla sağlanıyor.
Halkalar gerildikçe telin gerginliği artıyor ve ses tizleşiyor, gevşetildiğinde ise pesleşiyor.
En alt bölümde bulunan kabak rezonatörler ise sesi büyüten ve uzak mesafelere taşıyan ana unsur olarak öne çıkıyor, bu sayede enstrüman açık alanlarda dahi belirgin şekilde duyulabiliyor.