Haber Detayı
“Para kazanmada kolay yöntemler zorlaştırılmalı, zor yöntemler kolaylaştırılmalı”
Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (DESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut: “Tekstil gibi emek yoğun sektörler sürekli kan kaybediyor. Modern devlet anlayışı gereği, yaşanması gereken değişim ve dönüşüm için, sanayici ile devletin ortak proje yürütmesi lazım.”
Bu sözler Denizli Sanayiciler ve İş İnsanları Derneği (DESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut’a ait.
Başlık olarak sığabilmesi için kısalttığımız sözün tamamı şu şekilde: “Bir ülkenin kalkınabilmesi için kolay para kazanma yöntemlerinin zorlaştırılması; sanayi, tarım, emek gibi zor para kazanma yöntemlerinin kolaylaştırılması gerekir.
DESİAD olarak düşüncemiz; üretmek özgürlüktür.
Üretmeyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur.” Nuri Turgut bunları dernek yönetimi olarak 2025 yılını değerlendirmek ve 2026 yılından beklentilerini anlatmak için düzenledikleri toplantıda söyledi.
Denizli ihracatçı bir şehir.
Bu yıl 4.7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi ve gözünü 5 milyar dolarlık ihracata dikti.
Türkiye’de ev tekstili dendiğinde akla ilk Denizli geliyor.
Havlu ve bornoz pazarında sadece Türkiye’de değil dünyada söz sahibi.
Elektrik ve elektronik, demir-çelik, bakır kablo kentin en çok ihracat yaptığı sektörler arasında.
Yakın zamanda bunlara makine sektörü de eklenecek.
Yani Denizli, ihracatçı olduğu kadar da üretici bir kent.
O yüzden son yıllarda üreticilerin ve ihracatçıların yaşadığı bütün sıkıntıları iliklerine kadar hissediyor.
Tüm bunlara rağmen ihracatını küçük oranlarda da olsa artırmasının ardındaki güç Denizlili sanayicilerin azim ve inatla bulundukları pazarlara tutunması.
Nuri Turgut DESİAD başkanı olmasının yanı sıra başarılı bir iş insanı.
Ev tekstili sektöründe faaliyet gösteriyor ve üretiminin neredeyse tamamını kendi markası ile yurt dışına satıyor.
Yani, sektörün en önemli sıkıntıları arasında yer alan markalaşma, katma değer gibi konuları başarıyla kendi işletmesine taşımış bir isim.
Ama yüksek maliyetler ve düşük kur politikası bu kavramları da anlamsız hale getirmeye başladı.
Onun cümleleriyle anlatırsak, “Tekstil gibi emek yoğun sektörler sürekli kan kaybediyor.
Modern devlet anlayışı gereği, yaşanması gereken değişim ve dönüşüm için, sanayici ile devletin ortak proje yürütmesi lazım.” “Fuarcılıkta Almanya’ya mahkum değiliz” Nuri Turgut’un dikkat çektiği bir konu da bugünü kurtarmaya çalışmaktan geleceği planlamaya vakit bulamadıkları.
Örneğin Denizlili ev tekstilcileri, bugünü kurtarmak amacıyla geçen ay 57 firmayla katıldıkları dünyanın en büyük ev tekstili buluşması olan Heimtextil’den kafaları karışık döndüler.
Avrupa’nın vize politikası nedeniyle hedef pazarlarından alıcılarla buluşamasalar da umutlu görüşmeler yaptılar.
Nuri Turgut, kriz boyutlarına ulaşan Avrupa’ya vize sorununun, İstanbul’da havalimanına yakın bir lokasyonda düzenlenecek uluslararası standartlara sahip bir fuarla fırsata dönüştürülebileceği düşüncesinde.
Dünyanın hemen her yerinden aktarmasız uçuşların yapıldığı İstanbul, bu özelliğini fuarcılık konusunda daha etkin kullanabilir.
İzmir, direkt uçuşlardaki dezavantajlarına rağmen üretimdeki gücünü kullanarak fuarcılık anlamında doğal taş, gelinlik gibi sektörlerde bunu başardı.
Dünya ev tekstili sektörünün üretim merkezlerinden biri olan Türkiye, neden pazarlamanın da merkezlerinden biri olmasın.