Haber Detayı

Fillerin hortumundaki sır çözüldü
Bilim - teknoloji nefes.com.tr
13/02/2026 14:41 (1 saat önce)

Fillerin hortumundaki sır çözüldü

Bilim insanları, fillerinin hortumlarını kaplayan yaklaşık bin bıyığın, hayvanlara olağanüstü bir dokunma yetisi kazandırdığını ortaya koydu. Science dergisinde yayımlanan araştırma, bu bıyıkların yapısal özellikleriyle diğer memelilerden ayrıldığını gösteriyor.

Fillerin hortumu; beslenmeden sosyal etkileşime, çevreyi algılamadan iletişime kadar yaşamlarının hemen her alanında hayati rol oynuyor.

Yeni bir araştırma, hortumu kaplayan yaklaşık bin bıyığın bu işlevlerde merkezi bir öneme sahip olduğunu ve fillerin kalın derileri ile zayıf görme yetilerini telafi eden gelişmiş bir dokunma duyusu sağladığını ortaya koydu.Max Planck Institute for Intelligent Systems bünyesinde yürütülen ve bu hafta Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, fil bıyıkları fare ve sıçan gibi memelilerin bıyıklarından hem iç yapı hem de esneklik açısından belirgin şekilde ayrılıyor.Araştırmanın başyazarı, Almanya’daki Max Planck Enstitüsünde biyomekanik alanında doktora sonrası araştırmacı olan Andrew Schulz, “Filler hortumlarıyla çevrelerini sürekli yokluyor, yiyecek arıyor ve sosyal temas kuruyor.

Hortumdaki her bir bıyık, dokunma menzilini genişleten birer duyusal organ gibi çalışıyor” ifadelerini kullandı.BIYIKLAR NASIL ÇALIŞIYOR?Hortum, uzamış burun ve üst dudağın birleşiminden oluşuyor ve yoğun bir sinir ağı içeriyor.

Ucu, bir tortilla cipsini kırmadan tutmak ya da bir muzu soymak gibi milimetrik hassasiyet gerektiren hareketleri yapabilecek kadar duyarlı.Bir bıyık bir nesneye temas ettiğinde bükülüyor ve titreşiyor.

Bu titreşimler, bıyığın tabanında bulunan ve mekanoreseptör olarak adlandırılan dokunma algılayıcı hücrelere iletiliyor.

Böylece fil, temasın yerini ve şiddetini algılayabiliyor.İÇİ BOŞ, DAYANIKLI VE HAFİFAraştırmacılar, Asya fillerine ait bıyıkları tarama teknolojileriyle inceledi.

Bıyıkların kesitinin çim yaprağına benzer şekilde yassı olduğu ve taban kısmında, koç boynuzlarında bulunanlara benzer içi boş tüpçükler (tübüller) içerdiği belirlendi.Önceki çalışmalar, fare ve sıçan bıyıklarının dairesel kesitli, neredeyse tamamen dolu ve baştan sona benzer sertlikte olduğunu göstermişti.

Buna karşılık fil bıyıkları, hortumun uzanma yönünde kolay bükülebilen yassı bir yapıya sahip.Çalışmanın kıdemli yazarı, Max Planck Enstitüsünde robotik araştırmacısı Katherine Kuchenbecker, “Fil bıyıkları hiçbir zaman yeniden çıkmıyor.

Bu nedenle dayanıklı olmaları çok önemli.

İçlerindeki boş tübüller darbeleri emmeye yardımcı oluyor ve bıyıkları hafif tutuyor” dedi.SERTLİK UÇTAN DİBE DEĞİŞİYORAraştırmacılar, “nanoindentasyon” adı verilen bir yöntemle bıyığın tabanına ve ucuna mikroskobik bir elmas uç bastırarak sertliği ölçtü.

Sonuçlara göre bıyığın tabanı sert plastiğe benzerken, ucu yaklaşık 40 kat daha yumuşak ve kauçuğu andırıyor.

Bilim insanları bu durumu “işlevsel sertlik gradyanı” olarak tanımlıyor.Kuchenbecker, “Bıyığın farklı noktalarında malzeme özelliklerinin değişmesi, temas hissinin de temasın yerine göre farklılaşmasını sağlıyor.

Bu durum, filin hortumunu son derece çevik kullanmasına yardımcı oluyor” değerlendirmesinde bulundu.ROBOTİK UYGULAMALARA İLHAM OLABİLİRAraştırmacılar, elde edilen bulguların robot teknolojileri için de ilham verici olabileceğini belirtiyor.

Fil bıyıklarına benzer yapılar sayesinde, gelecekte robotların fiziksel dünyada daha güvenli hareket edebilmesi ve hassas nesneleri daha iyi manipüle edebilmesi mümkün olabilir.Çalışmanın yazarlarından, Almanya’daki Humboldt University of Berlin’nden sinirbilimci Lena Kaufmann ise fillerinin koku, işitme ve dokunma duyularına dayalı algı dünyasının bilim için son derece ilgi çekici bir araştırma alanı olduğunu vurguladı.

İlgili Sitenin Haberleri