Haber Detayı
Nokia, Türkiye’nin 5G dönemine hazırlanıyor
Yapay zeka ile artan veri trafiği, rekabetin merkezini ağ altyapılarına taşıyor. Nokia Avrupa Başkanı Rolf Werner ağ yatırımlarının stratejik önemine dikkat çekerken, Türkiye’nin 5G sürecinde sahada olduklarını belirtti.
BEGUM NUR ALKIŞ Yapay zeka çağında küresel rekabet artık yalnızca ürünler, algoritmalar, çipler üzerinden değil; sistemin görünmez omurgası haline gelen ağ teknolojileri üzerinden de şekilleniyor. Özellikle artan veri trafiği ve performans ihtiyacı, ağ altyapılarında her geçen gün daha yüksek kapasite, düşük gecikme süreleri ve ileri düzey güvenliği zorunlu kılıyor.
Grand View Research’ün analizine göre, küresel 5G altyapı pazarının büyüklüğü 2025 yılında 41,39 milyar dolar olarak tahmin edilirken, pazarın 2033 yılına kadar 133,19 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. 5G, 2024 yılında mobil veri trafiğinin yüzde 35’ini oluştururken; abone sayısının ise 2028 yılına gelindiğinde 770 milyona çıkması bekleniyor.
Bu dönüşümün Türkiye’deki yansımaları da hız kazanıyor.
Nisan ayında 5G altyapısına geçmeye hazırlanan Türkiye’ye yönelik Nokia Avrupa Başkanı Rolf Werner, süreci yakından takip ettiklerini ve pazarda aktif bir rol üstlenmek istediklerini belirtiyor.
Werner, “Türk Telekom’un uzun süredir tedarikçisiyiz ve Türk Telekom ile birlikte 5G sürecine yönelik planlarımız var.
Ancak resmen imzalanmış bir anlaşma yok.
Yine de Türk Telekom ile ileride yapılacak çalışmalar konusunda beklentimiz ve temaslarımız sürüyor.
Bu bizim için çok önemli.
Turkcell ile de temas halindeyiz.
Açıkça söylemek gerekirse, Türkiye için tamamen sahadayız.
Bildiğiniz gibi, Türkiye’de bir telekom operatöründe tek bir tedarikçinin yüzde 50’nin üzerinde pazar payına sahip olması yasal olarak mümkün değil.
Türk Telekom ile zaten yüksek bir seviyedeyiz; daha fazlasını yapmak isteriz ancak bu noktada yasal kısıtlar var.
Türkiye pazarına olan bağlılığımızı gösteren en somut adım ise Karel ile yürüttüğümüz fabrika iş birliği.
Türkiye pazarı için bileşenleri bu tesiste üretiyoruz” dedi.
Zekayı bağlayan altyapı hedefi Finlandiya merkezli Nokia’nın şirket stratejisi, yapay zeka ve bulut büyümesini yüksek performanslı ağ altyapısıyla desteklemek üzerine kurulu.
Yapay zeka çağında insan ve makineleri birbirine bağlamanın ötesinde, “zekayı bağlayan” bir altyapı hedefleyen şirket, ağ teknolojileriyle kendini yapay zeka süper döngüsünün merkezinde konumlandırıyor.
Bu noktaya gelinmesi ise aslında Nokia için uzun ve zorlu bir yolculuğun sonucu.
Bir dönemin ikonik cep telefonu modelleri ve Nokia Tune zil sesiyle hafızalara kazınan şirketin hikayesi 1865 yılına uzanıyor.
O dönem bir kağıt hamuru fabrikası olarak kurulan, kauçuk çizmeler üreten Nokia’nın, tüketici elektroniği ve ardından ağ teknolojileri alanına yönelmesi, sadece şirket için değil Finlandiya ekonomisi açısından da bir dönüm noktası oldu.
Uzun yıllar dünyanın en büyük telefon üreticisi konumunda olan Nokia’nın, Apple’ın iPhone’u ve Google’ın Android’i karşısında 2013’te telefon birimini Microsoft’a satma kararı ise şirket tarihinde kritik bir kırılma anı oldu.
Peki, belki de ilk telefonunuzu üreten Nokia, şu an dünyanın neresinde ve nasıl bir şirket?
Finlandiya’nın Oulu şehrinde bir araya geldiğimiz Rolf Werner’ın sunumu tam da bu soru ile başlıyor.
Hafızalardaki Nokia’nın aksine Werner şirketin bugün geldiği noktayı, yapay zeka için kritik önemdeki fiber altyapı teknolojilerini, mobil şebeke ekipmanlarını, ağ donanım ve yazılımlarını geliştiren bir yapı olarak tanımlıyor.
ChatGPT’deki 10 sorunun 9’unun yanıtı Nokia ağı üzerinden Werner, bugün dünya genelinde 4,5 milyar mobil aboneye ve 150 ülkede bin 500 operatöre hizmet verdiklerini, veri merkezleri ve hiper ölçekli şirketlerden gelen yüksek talebin, önümüzdeki dönemde Nokia için en güçlü büyüme dinamiklerinden biri olacağını belirtiyor.
Dünyanın en hızlı 20 adet 5G ağının 15’inde Nokia radyo erişim ağlarının kullanıldığını söyleyen Werner devam ediyor: “Küresel ölçekte en büyük 10 hiper ölçekli şirketin 9’u Nokia’nın optik ağlarını tercih ediyor.
Bu oldukça etkileyici. Çünkü siz her ChatGPT’ye girdiğinizde ve soru sorduğunuzda, bunun 10 seferinin 9’u Nokia’nın optik ağları üzerinden gerçekleşiyor.” Werner’a göre “yapay zeka süper döngüsü” olarak tanımladığı bu yeni dönem, ağ performansı açısından bugüne kadar görülmemiş ölçekte bir talep de yaratacak.
Bu dönüşümün sahadaki yansıması ise üretim ve Ar-Ge süreçlerinde net bir şekilde görülüyor.
Şirketin Oulu’daki yeni kampüsü (Home of Radio), bu süper döngüyü desteklemek üzere 5G ve 6G bağlantılı teknolojiler geliştiriyor.
Kampüsün aynı zamanda NATO DIANA 6G test merkezine yakınlığı, bu teknolojinin jeopolitik ve stratejik bir güç unsuru haline de geleceğini gösteriyor.
Kampüste 3 bine yakın kişi görev yaparken, burada üretilen fazla enerji ise 20 bin hanenin ısıtılmasında kullanılıyor.
Werner, inovasyonun hızına bağlı olarak üretim sahasındaki sürekli bir değişim-dönüşüm ve ekstrem koşullara yönelik dayanıklılık testleri uyguladıklarını belirtiyor.
Yapay zekanın ağlara entegre edilen ürün ve uygulama sayısını hızla artırmasıyla, veri trafiğinin hem tüketici hem de endüstriyel tarafta katlayarak büyüyeceğine de dikkat çekiyor.
İnternetin ya da sosyal medyanın ilk dönemlerindeki büyüme hızlarını dahi geride bırakacak bu ivmenin, önümüzdeki dönemde çok yüksek düzeyde ağ performansı gerektireceğine işaret ediyor.