Haber Detayı

İnsana düşman hayvan seviciliği
Kadın aydinlik.com.tr
14/02/2026 00:00 (3 saat önce)

İnsana düşman hayvan seviciliği

Geçtiğimiz hafta HAYTAP adındaki bir sözde hayvansever derneğin çocuklara, yaşlılara ve engellilere tasma takarak 'sahiplendiriyoruz, aşısı tam' gibi onurumuzu zedeleyen görselleriyle karşılaştık. Tam da Batı’nın dayattığı, kökleri Hitler’e dayanan bir hayvan sevgisi.

Kültürel bir dayatma ve saldırı altındayız.

Çürüyen Batı’nın 1980 sonrası bize dayattığı neoliberal kültür, insanımızı yalnızlaştırdı, bireycileştirdi.

İnsana dair bütün güzel meziyetleri; paylaşmayı, insan onurunu, erdemlerini unutturup duygularımızı da parayla satın alınan bir metaya dönüştürdü.

İnsanı insandan kopardı şimdi de insanı insanlığından koparmaya çalışıyor.

Sevgi anlayışımız da bu kirlilikten nasibini aldı.

Neoliberalizm, kadına bakışı da çocuğa bakışı da hayvana bakışı da kendi yoz kültürü içinde çarpıklaştırdı.

Dayattığı her yoz kültürün pazarını oluşturdu.

Derdi, çevre olmayan ama ülke yararına yapılacak olan her gelişmenin karşında duran Batı’dan fonlanan çevreci hareketler türedi.

Kadını ötekileştiren, kafeslere kapatan sözde kadın hakları savunuculuğunu besledi.

İşgal ettikleri ülkelerde insan kıyımını normalleştiren sözde insan hakları savunuculuğunu başlattı.

Büyük bir pazara dönüştürdüğü hayvan seviciliğini türetti. 2025’te küresel evcil hayvan pazarının büyüklüğü 250 milyar dolara ulaştı.

Sadece ABD’nin payı 150 milyar dolardır.

HİTLER’İN HAYVAN SEVİCİLİĞİ Geçtiğimiz hafta HAYTAP adındaki bir sözde hayvansever derneğin çocuklara, yaşlılara ve engellilere tasma takarak “sahiplendiriyoruz, aşısı tam” gibi onurumuzu zedeleyen görselleriyle karşılaştık.

Tam da Batı’nın dayattığı, kökleri Hitler’e dayanan bir hayvan sevgisi.

Hitler de nereden çıktı demeyin.

Binlerce insanı katleden, özellikle çocuk, yaşlı ve engelliler için ayrıca ölüm odaları hazırlayan Hitler, 1933 yılında ilk hayvan yasasını hazırladı.

İnsanlık adına utanç verici olan o görseller hayvan sevgisinin değil, Hitler’in hayvan seviciliğinin görselleriydi.

O görseller, emperyalizmin ayaklarındaki Hitler çizmelerinin sadece haydutlukta değil çürüyen neoliberal kültürleriyle de giyildiğinin en somut örneği.

Bu çizmeler, gençliğimize uyuşturucuyu özendirerek karşımıza çıkıyor.

Gençliğimiz, kimliğinden koparılmaya çalışılıyor.

Uyuşturulan genç beyinler, sistemin uygulayıcısı olarak sistem tarafından tekrar kullanılıyor.

Aynı çizmeler, üretmeden kolay para kazanma yöntemi olarak bahisi ve kumarı karşımıza çıkarıyor.

Şiddeti normalleştiriyor.

Arkadaşlığı, duygudaşlığı yok ediyor.

İnsan sevemeyen bir nesil yaratılmaya çalışılıyor.

Aynı çizmeler hayvan sevgisiyle ilgisi olmayan, bir hayvan seviciliğini parlatıyor.

Hayvan seviciliği, insan sevgisinin yerine konuyor.

Hayvan sevmeyi de insanı düşmanlaştıran, insanla hayvanı eşit görerek özünde insanı aşağılayan bir sevgiye dönüştürüyor.

İnsanı hayvana yaklaştırırken insanı insana yabancılaştırıyor ve insanı toplumdan uzaklaştırıyor.

Bu derneğin görsellerinde olduğu gibi insanı hayvanlaştırarak, hayvanı da insanlaştırarak karşımıza çıkıyor.

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE EPSTEIN Neoliberal kültürün insan düşmanı ideolojisini Epstein dosyalarında da görüyoruz.

Epstein dosyaları hani şu kadın erkek eşitliği gibi algılatmaya çalıştıkları toplumsal cinsiyet eşitliği var ya işte onun ta kendisi.

Toplumsal cinsiyet eşitliği, 3 yaşından itibaren çocuklarımızı cinsiyetsizleştirmenin, çocuk istismarının, LGBT dayatmasının bir teorisi.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde çocuk yok. 3 yaşından itibaren kadın var.

Bu ideolojiye göre çocuk, cinsel bir meta ve istismar edilebilir bir varlık.

Dosyalar da bunu söylemiyor mu?

Görüyoruz ki emperyalizm, milli devletleri kültürel silahlarıyla çökertmeye çalışırken en başta kendisini çöküyor.

Çürüyen bu sistemden korunmanın yolları mı?

Önce ekonomik ve siyasi bağımlılıktan kurtulmak.

Üreticilerin milli hükümetini kurmak.

Üretmek, insanın üreterek özgürleştiğini hatırlamak ve hatırlatmak.

Milli kültürümüzü ve değerlerimizi yeniden ayağa kaldırmak.

Daha önce yaptık, yine yaparız.

İlgili Sitenin Haberleri