Haber Detayı
DEAŞ’ın yeni taktiği yapay zekâ ve coın dünyası
BİRLEŞMİŞ Milletler Terörle Mücadele Ofisi önemli bir DEAŞ raporu yayınladı.
Hem Türkiye hem bölge bu karanlık örgütten çok çekti.Son 15 yılda Suriye ve Irak’taki otorite boşluğundan yararlanıp filizlenen, kirli ilişkilerle güçlenen DEAŞ, Suriye’de merkezi bir hükümetin kurulmasının ardından büyük ölçüde tasfiye edildi.Fakat BM Genel Sekreteri Guterres’in imzasını taşıyan rapor, bize örgütün “yeni oyun alanı” ve stratejisi hakkında önemli şeyler anlatıyor.
Bilinenin aksine DEAŞ tehdidinin küresel açıdan bölünerek çoğaldığını söylüyor.Rapor, örgütün yeni dijital finans ağları ve yapay zekâyı da aktif olarak kullandığını ortaya koyuyor.
Bence en çarpıcı 5 madde şöyle: - YENİ ZEMİN: DEAŞ daha karmaşık ve çok merkezli bir yapıya büründü.
Özellikle Batı Afrika’dan Kızıldeniz’e uzanan Sahel bölgesi örgütün yeni büyüme alanı. - DEAŞ/HORASAN: Afganistan merkezli DEAŞ/Horasan’ın hem bölgede hem de uluslararası alanda operasyon yapma kapasitesi yüksek.
En ciddi tehditlerden biri.- BOŞLUK ARIYOR: Örgüt Suriye’den sonra siyasi istikrarsızlığın ve zayıf devlet otoritesinin olduğu bölgelerdeki yeni güvenlik boşluklarını kullanıyor.- YAPAY ZEKÂ: DEAŞ özellikle gençleri ve çocukları hedef alarak radikalleştirmek ve saflarına katmak için yapay zekâyı giderek daha fazla kullanıyor.- FİNANS AĞI: Örgüt dijital para birimleriyle finansman sağlıyor.
Ticari uydu haberleşme sistemleri ve insansız hava araçları gibi yeni teknolojileri kullanımında belirgin bir artış var.BEŞ SUİKASTTAN SAĞ ÇIKAN ADAMBM raporunun en ilginç yönlerinden biri Suriye Cumhurbaşkanı Şara ve iki bakanına 5 kez suikast girişiminde bulunulduğu iddiası.Şara’nın silahlı çatışmalardan devlet başkanlığına uzanan hikâyesi onu Ortadoğu’nun en ilginç figürlerinden biri haline getiriyor.Türkiye’nin Suriye’de siyasi istikrarın sağlanması konusundaki desteği ve ABD’nin bu konuda engel yaratmaması bir yıllık iktidarındaki en önemli dayanağı.Ancak BM raporu, 14 yıllık karanlık iç savaşın ardından Suriye’de kalıcı istikrarın geceden sabaha kurulamayacağını gösteren bilgilerle dolu.Rapora göre hâlâ Irak ve Suriye’de 3000 DEAŞ mensubunun bulunduğu düşünülüyor.En büyük sorunlardan biri ise El Hol ve Roj kamplarında tutulan 25 binin üzerinde insan.
Üstelik bunların yarısından fazlası çocuk.
Rapor bu iki kampın yeni radikalleşme zemini yaratabileceğini söylüyor.Suriye hükümetinin YPG/SDG ile entegrasyonu bu açıdan hayati önem arz ediyor.
Son çatışmalar sırasında hem firar eden hem de salıverilen yüzlerce DEAŞ’lıdan bahsediliyor.Bu entegrasyonun bir an önce kalıcı biçimde sağlanması Suriye’nin merkezileşmesi kadar DEAŞ türevi terör gruplarının engellenmesi için de kritik önemde.TÜRK-YUNAN SAKİN SULARI DEMİREL’e atfedilen meşhur sözlerden biri: “Ege bir Yunan gölü değildir.
Ege bir Türk gölü de değildir.
Binaenaleyh, Ege bir göl değildir.”Miçotakis’in Türkiye ziyareti öncesinde, Yunan liderin yolladığı dostane mesajlarla Ege’de bir Yunan gölü fantezisi peşindeki Yunanistan Savunma Bakanı Dendias’ın tehditkâr mesajlarını kıyaslamış ve “Ankara’da hangi Yunanistan konuşacak” diye sormuştum.Ziyaret sırasında Miçotakis’in takındığı yapıcı dil şüphesiz iki ülkenin de çıkarına.
Türkiye’nin soğukkanlı bir yaklaşımla Dendias’ın hezeyanlarına cevap vermeye tenezzül etmemesi de bu bakımdan anlamlı.Yunanistan-Türkiye arasındaki sorunlar çok boyutlu ve bunun hızlı bir çözümü yok.Fakat Dendias gibi bir kaşık suda fırtına koparmaya çalışmak yerine iki liderin tercih ettiği “sakin sular” yaklaşımı bölge için en faydalı yöntem.
Z KUŞAĞI DEDEKTİFLER ÇAĞI SENARYOSU düzgün, sonu tutarlı polisiye arayanlar için son dönemde izlediğim iki İskoç dizisini önerebilirim: Dept.
Q ve Karen Pirie.İki dizide de polisiye hikâyenin yanı sıra dikkat çeken bir özellik daha var.
Yeni kuşak dedektifler ile önceki kuşağın anlayış ve yaklaşım farklılıkları ön planda.Bence her iki dizi de durumu karikatürize etmek yerine oldukça gerçekçi anlatmış.
Zaten bu iki kuşağın işyeri tecrübesinden ortaya doğal bir mizah çıkıyor.KEDİYİ GERİ VER NIGEL!FENERBAHÇE Beko’nun geçen seneki EuroLeague zaferinde en öne çıkan oyuncu Nigel Hayes-Davis’in Panathinaikos ile anlaşması Fenerbahçe taraftarını kızdırdı.NBA’de istediğini bulamayan Nigel, Fenerbahçe’nin teklifine karşı Pana’dan gelen daha yüksek bir meblağı seçti.
Ben Nigel’ın takıma büyük katkı sağlasa da bu transferin bir zaruriyet olmadığını düşünenlerdenim.
Fenerbahçe için istikrarlı bir 5 numara bulmak daha öncelikli olabilir.Fakat bu tip transferlerde taraftarın hayal kırıklığı da doğal.Nigel, Fenerbahçe’de oynadığı dönemde statta doğan yavru bir kediyi sahiplenip ABD’ye giderken beraberinde götürmüştü.Panathinaikos’a transferi sonrasında sosyal medyadan “Kediyi geri ver Nigel” diye seslenen taraftarlara hak vermemek mümkün değil.