Haber Detayı
Stalin'le sertleşti... Krusçevle yumuşadı... Ve sahneye Putin çıktı... Rusya'da sol kaç parça
Rusya’da sol, Kremlin’e en yakın müttefiklerden biri olmanın yanı sıra sistemin en parçalı muhalefetini de oluşturuyor. Stalin’den Putin’e uzanan tarihsel kırılmalar, 2026 seçimleri öncesinde Rus solunu derin iç çatışmalarla baş başa bıraktı.
Bugün Moskova’nın siyasi koridorlarında "sol", hem Kremlin’in en sadık müttefiki hem de sistemin en dirençli (ancak parçalı) eleştirmeni rolünü aynı anda üstleniyor. 2026 Parlamento seçimlerine doğru geri sayım başlarken, Rus solu hiç olmadığı kadar çok parçalı, stratejik ve kendi içinde bir o kadar çatışmalı.Solun en büyük ve köklü temsilcisi olan Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP), Sovyet nostaljisini devletçi ekonomi talebiyle birleştirerek sistemin ikinci büyük gücü olmayı sürdürüyor.
Onu, daha ılımlı ve milliyetçi bir çizgide duran sosyal demokrat Adil Rusya takip ederken; parlamentonun en yeni yüzü olan Yeni İnsanlar Partisi ise sol değerleri modern piyasa ekonomisiyle harmanlayarak genç seçmene hitap ediyor.BU NOKTAYA NASIL GELİNDİRus siyasetinin mevcut durumunu anlamak için Rus siyasi tarihine göz atmak gerekiyor.
Stalin dönemi (1922-1952), ülkenin tarihinde önemli bir kırılma anı olma niteliği taşıyor.ABD ile Britanya'da (İngiltere, Galler ve İskoçya) son dönemde radikal solun yükselişi, sol görüşün nesiller boyunca kesintisiz aktarımından kaynaklanıyordu.
Sovyetler Birliği'nde ise 1917 Ekim Devrimi'nin mirası -etkisini yitirmese de- Stalin döneminde ortaya çıkan Stalinizm akımı tarafından sekteye uğradı.Stalinizm, 1917’nin "devrimci ve entelektüel" ruhunu, katı bir "devlet disiplinine" dönüştürdü.
Sol, bir isyan bayrağı olmaktan çıkıp, itaat edilmesi gereken resmî bir dogma hâline geldi.
Bu durum, halkın zihninde solu "özgürleştirici" bir güçten ziyade "bürokratik bir zorunluluk" olarak kodladı."Krusçev Dönemi Yumuşaması" (Thaw Dönemi) olarak adlandırılan 1950'li yıllarda ise muhalefetteki sol, 1917 zihniyetini taşıyan Leninizm ruhunu yansıtıyordu.
Buna rağmen, bu döneme ismini veren SSCB Hükümet Başkanı Nikita Krusçev'in iktidarından sonra kurulan düzende Leninizm, sadece içi boş bir propagandaya dönüştü.
Bu dönemde; bürokratik kastın mutlak egemenliği arttı, Sovyet vatandaşları kamusal hayattan yabancılaştı, toplumsal eşitsizlik ve kayıt dışı piyasa büyüdü.70'li yıllar ve 80'lerin başında Stalinizm, varlığını devam ettirdi.
Bu düşüncede Stalin, yozlaşmış bürokratik seçkinlerin ve karaborsa tacirlerinin egemenliğine karşı koyan bir figür olarak akıllarda tezahür etmeye başladı.
Popüler Stalinizmin destekçileri, tabanda oluşan farklı gruplara da şüpheyle bakıyor ve arkalarını, polis ile güvenlik servislerine yaslıyorlardı.80'lerin sonunda perestroyka olarak adlandırılan dönem Rus modern solu içi kritik öneme sahip.
Bu dönem, SSCB'nin sonlarında başlayan "demokratikleşme" yönünde sosyal ve ekonomik değişimlerin yaşandığı bir dönemdir.
Bu döneme destek veren anti-otoriter sol gruplar, öğrenciler arasında iyice varlık göstermeye başladı.1991'de Boris Yeltsin, ülkenin ilk başbakanı olduğunda, SSCB çökmüş ve agresif piyasa reformları başlamıştı.
Bu adımlar, düzensiz demokratik hareketi böldü.
Anti-otoriter gruplar hükümete desteği kesti.
Bu grubun kopuşu, onları piyasa reformlarına karşı çıkan Stalinistlerin safına itti.BİRLEŞİK MUHALEFETİN DOĞUŞU7 Kasım 1991'de, yetmiş yılın ardından ilk kez Ekim Devrimi'nin yıl dönümü kutlanmadı.
Hükümetin komünizme karşı hamlelerinin açıkça görüldüğü bir dönemde anti-totaliter solcular ile Rusya Komünist İşçi Partisi geniş katılımlı bir miting düzenledi.Bu dönem, muhalefetin Meclis'te hükümeti sürekli engelleyerek siyasi krizin çıkmasıyla sonuçlandı.
Yeltsin hükümeti, Meclis'i feshetme kararı aldı; Meclis ise tek meşru otorite olduğunu duyurdu.
Bu sebeple, hükümete bağlı kalan kolluk kuvvetleriyle muhalefet yanlısı gruplar arasında kanlı çatışmalar çıktı.Hükümetin zaferi, Aralık 1993'te yeni anayasanın kabulüyle, sınırsız başkanlık gücü ve bastırılmış Meclis'ten müteşekkil bir siyasi denge(!) yarattı.
Hükümet, ılımlı muhalefet yaratmak amacıyla yasaklanmış Komünist Parti'ye örgüt kurma şansı tanıdı.
Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) adıyla parti, 1995'teki seçimlerde 157 sandalye kazanarak en büyük Meclis grubunu oluşturdu.
Destekçileri RFKP'ye akın eden Stalinist partiler ise marjinalleşti.Mayıs 1998'de madencilerin ülke çapında grevleri başladı ve sol grupların hemen hemen hepsi grevleri organize etmede yardımcı oldu.
Bu grev, liberal hükümetin düşmesine sebep oldu ve RFKP temsilcileri, Yevgeny Primakov'un kabinesine girdi.PUTİN SAHNEYE GİRİYOR31 Aralık 1999'da Yeltsin istifasını duyurdu ve Başbakan Vladimir Putin Devlet Başkanı oldu.
Putin'in öne sürdüğü model hem Sovyet nostaljisi sunuyor hem de neoliberal politikaları içeriyordu.
Bir yandan Sovyet millî marşı yeni sözlerle geri getiriliyor bir yandan da yeni iş kanunları çıkarılıyordu.Bu dönemde ülkedeki sol cenahtan yeni nesil aktivistler peydahlandı.
Bu yeni nesil aktivistler, düzenli olarak ikinci parti konumuna gelen RFKP'ye katıldı.
Yeni nesil, partinin seçime odaklanmış durumundan rahatsızdı ve sokak hareketlerinde eskisi gibi daha fazla yer almasını istiyordu.
Ancak parti yönetimi, Kremlin ile zımni anlaşmalara dayalı bir seçim politikası oluşturmak için 2007 yazında radikal kişileri örgütten ihraç etti.
Buna rağmen iç çelişkilerin devam ettiği partide bir kanat Meclis'e yerleşikken, diğer kanat radikal ve sokağa yerleşikti.24 Eylül 2011'de Başbakan Dmitri Medvedev, anayasaya aykırı olsa da Putin'in üçüncü defa başkan olmasını önerdi.
Çok geçmeden, 5 Aralık 2011'de ise binlerce kişi parlamento seçim sonuçlarına itiraz etti, beş gün sonra yaklaşık yüz bin kişi seçimin tekrarlanması için sokağa indi.
Bunun artçıları ilerleyen günlerde farklı şehirlerde devam etti.
Protestolarda açık siyasi bir hegemonya yoktu.
Siyasi yelpazenin her kanadından gruplar eşit temsile sahipti.
Göstericilerin eylemleri arasından, Rus solunun önemli figürlerinden Sergei Udaltsov burada popülerlik kazandı.Bir başka protesto dalgası, 6 Mayıs 2012'de Putin'in devlet başkanlığı görevine başlamasıyla meydana geldi.
Olaylar sırasında göstericiler ile polis çatışmaya girdi.
Birçok ceza davası açıldı ve Sergei Udaltsov dahil protestocuların temsilcileri tutuklandı.2014 yılında Ukrayna'da meydana gelen olaylar, rejimin daha da sağlamlaşmasına ve baskıcı tedbirlerin güçlendirilmesine katkıda bulundu.
Kırım'ın ilhakı ve Ukrayna'nın doğusundaki savaş, Putin'in NATO'ya direnebilecek bir lider olduğu imajını güçlendirdi.Bu olaylar Rus solunu da böldü.
RFKP, Sol Cephe ve diğer Stalinistler, Donets'teki ayrılıkçı hareketi "gerici" Kiev rejimine karşı bir işçi isyanının emsali olarak gördüler; Rusya'nın müdahalesini Batı emperyalizmiyle adil bir yüzleşme olarak algıladılar.
Öte yandan, Troçkistlerin ve anarşistlerin çoğu, Ukrayna'nın hem Batı'nın hem de Rusya'nın emperyalist çıkarları arasındaki bir çatışmanın nesnesi hâline geldiğine ve Doğu Ukrayna'daki halk cumhuriyetlerinin Rus askerî saldırganlığını örten kukla rejimler olduğuna inanıyordu.Rus solunun gerilemeye başladığı dönem 2017'de kesintiye uğradı.
Devam eden ekonomik gerileme, siyasi haklardan mahrumiyet, artan yoksulluk ve Putin'in Rusya'sındaki bariz toplumsal eşitsizlik, hoşnutsuzluğun armasına ve yeni bir neslin siyasallaşmasına yol açtı.Bu siyasi eğilimler en iyi şekilde, Rus seçkinlerinin yolsuzluğunu ve yasa dışı zenginleşmesini ifşa etme konusunda uzmanlaşmış liberal aktivist ve video blog yazarı Alexei Navalny tarafından ifade edildi.
Birçok radikal solcu, şanı iyice yayılan Navalny'i net bir gündemi olmayan piyasa yanlısı bir popülist olmakla eleştirirken bir yandan da başlattığı protestolara aktif olarak katıldı.Navalny, 2019'da "akıllı oylama" stratejisini açıkladı: Muhalefetteki tüm seçmenlere seslenerek, iktidardaki Birleşik Rusya temsilcisine karşı kazanma şansı en yüksek olan adayı desteklemeye teşvik eden bir mekanizma.
Bunun sonucu olarak, ana muhalefet RFKP Moskova'da en iyi sonuçlarını aldı.2021'de ise Navalny tutuklandı ve birçok solcu grup, liberal görüşe sahip Navalny için kendi sloganlarıyla sokaklara indi.
Navalny, 2024'te 47 yaşında hapishanede hayatını kaybetti...Eylül 2026'da yapılması planlanan Parlamento seçimleri öncesinde, iktidardaki Birleşik Rusya Partisi'nin hakimiyeti sürerken; yasal olarak faaliyet gösteren "sistem içi" muhalefet partileri (Komünist Parti gibi) genellikle Kremlin'in temel dış politika ve savaş stratejilerini destekleyen bir çizgi izlemektedir.
Bugün Rusya'da muhalif sesler ya Boris Nadejdin gibi çok dar bir alanda yasal boşlukları kullanarak var olmaya çalışmakta ya da tamamen yer altına çekilmiş durumdadır.*Bu yazı Ilya Budraitskis'in "Rusya'da sol" kitabından derlenmiştir.Odatv.com