Haber Detayı
Modern yöntemler kurtarıyor ama dikkat! Bel fıtığı kâbus olmasın: 9 hayati önlem
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, bel fıtığının modern tıpla artık yönetilebilir bir sorun haline geldiğini söyledi. Gün boyu oturanlardan ağır iş yapanlara kadar herkesi etkileyen bu rahatsızlıkta, doğru duruş, hareket ve yaşam tarzı değişiklikleri büyük fark yaratıyor. Prof. Dr. Göçmen, bel fıtığı riskini azaltacak 9 hayati önlem ve tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları vurguladı. Peki, hastalar nelere dikkat etmeli?
Bel fıtığı, günümüzde uzun süre oturmaya bağlı hareketsiz yaşam tarzı, yanlış duruş ve bel hareketi nedeniyle toplumda en sık rastlanan sağlık sorunlarından biri.
Yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bel fıtığının doğru tanı ve modern tedavi yaklaşımları sayesinde artık yönetilebilir bir sorun haline gelerek hastaların hareket özgürlüğünün geri kazanmasına olanak sunduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof.
Dr.
Selçuk Göçmen, “Bel fıtığı tedavisinde modern tıbbın ulaştığı son nokta olan endoskopik yani kapalı ameliyat yöntemi hem sakat kalma riskine dair endişeleri ortadan kaldırıyor hem de uzun iyileşme süreçlerini tarihe gömüyor açıklamasında bulundu.
Bel fıtığının yaş ve cinsiyet ayırmaksızın herkeste görülmekle birlikte erkeklerde 1,5-2 kat daha sık rastlandığını, söyleyen Prof.
Dr.
Selçuk Göçmen, “Özellikle de 35-50 yaş aralığında zirve yapıyor” dedi.
Ayrıca Prof.
Dr.
Selçuk Göçmen, “Bel fıtığı mesleki alışkanlıklarla doğrudan ilişkili.
Ağır işlerde çalışanların yanı sıra; gün boyu hareketsiz kalan masa başı çalışanlar, kilolu olanlar, uzun süreler araç kullananlar ve gün boyu ayakta duran öğretmen veya garsonların bel fıtığına yakalanma olasılığı daha yüksek.
Bazen ani bir zorlama veya ağır bir yük kaldırma fıtığa neden olsa da en önemli etkenin ilerleyen yaş ve vücudun maruz kaldığı tekrarlayan küçük travmalar olduğu unutulmamalı” ifadelerini kullandı.
Hastalığın genellikle sırt ve bacak ağrısı ile kendini gösterdiğini ancak ağrının yayılım gösterdiği bölgelerin tanı için kritik bir önem taşıdığını hatırlatan Prof.
Dr.
Selçuk Göçmen, “Bel fıtığının bacaklara giden sinirleri sıkıştırması sonucu ağrı baldıra ve ayak tabanına kadar inebiliyor” dedi ve şöyle devam etti: “Ayaklarda uyuşma, yürüme ve oturmada güçlük çekilmesi bel fıtığının habercisi olabiliyor.
Eğer hastalık ilerlerse idrar kaçırma, cinsel fonksiyon kayıpları ve hatta yürüyememe gibi çok daha ağır tablolarla karşılaşılabiliyor.
Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı ve özellikle MR görüntüleme ile bası derecesi belirlenmeli.” Bel fıtığı tanısı konulan her hastanın hemen ameliyat masasına yatmasının gerekmediğini söyleyen Prof.
Dr.
Selçuk Göçmen, “Tedavi süreci; ilaç tedavisi, fizik tedavi ve ağrı tedavisi yani algoloji gibi seçeneklerle başlıyor.
Ancak ilerleyici güç kaybı ve idrar kaçırma gibi acil ameliyat bulguları varsa cerrahi müdahale kaçınılmaz hale geliyor” dedi.
Ameliyat korkusunun hastaları tedaviden uzaklaştırabildiğini belirten Prof.
Dr.
Selçuk Göçmen, “Halk arasında ‘ameliyat olursam sakat kalırım’ gibi geçmişten gelen yersiz korkular mevcut.
Oysa günümüzde teknoloji çok gelişti” dedi.
Mikrocerrahi ve endoskopik (kamera ile kapalı teknik) yöntemler sayesinde doku hasarını minimuma indirdiklerini söyleyen Prof.
Dr.
Göçmen, “Hastalarımız artık çok kısa sürede ayağa kalkabiliyor ve uzun süre yatmak zorunda kalmadan taburcu oluyorlar.
Müdahale edilmeyen sinir basısı, hastada felç gibi kalıcı hasarlara yol açabiliyor.
Bu nedenle cerrahiden değil, geç kalmaktan korkulmalı” şeklinde konuştu. 1- Ağır ve ani yük kaldırmaktan kaçınılmalı.2- Öne ve yanlara doğru eğilme ve bel bükme hareketinden kaçınılmalı.
Eğer yerden bir şey alınacaksa çömelerek alınmalı.3- Hastalar otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymalı ve 20 dakikadan fazla hareketsiz bir şekilde oturmamalı.
Mesleği gereği uzun süre oturması gerekenler ise sık sık pozisyon değiştirmeli.4- En önemlisi de ortopedik yatakta yatılmalı. 5- Traktör kullanılmamalı.
Uzun süre araç kullananlar ise saat başı veya her iki saatte bir mola vererek arabalarının etrafında birkaç tur atıp esneme hareketleri yapmalı.6- Hasta yukarıya doğru uzanmamalı.
Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdiven yardımıyla alınmalı.7- Hasta belini daima sıcak tutmalı, açık pencere veya klima gibi havalandırmaların önünde durmamalı. 8- Abdest alırken bacak lavaboya uzatılmamalı.
Yer sofrası kullanılmamalı.9- Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten ve soğuktan kaçınmalı.Bel fıtığında amaç, beli koruyarak aktif kalmak; ani zorlayıcı hareketlerden kaçınmak ve düzenli egzersiz yapmaktır.