Haber Detayı
Paket bir işe yaramadı, cezaevlerinde yatacak yer yok
11. Yargı Paketi cezaevlerini kısa süreliğine rahatlattı Aralık ve Ocak'ta düşüşe geçen cezaevi nüfusu Şubat itibariyle yeniden yükselişe geçti.
Türkiye'deki ceza infaz kurumları, 11.
Yargı Paketi'nin Aralık 2025 sonunda getirdiği infaz indirimlerine rağmen kapasite krizini aşamadı.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün 2 Şubat 2026 tarihli resmi verilerine göre, cezaevlerinde toplam 407 bin 266 kişi tutuluyor.Bu rakam, Aralık 2025'teki zirve seviyesi olan 433 bin civarından Ocak 2026'da geçici bir düşüş (yaklaşık 402 bin seviyelerine) yaşadıktan sonra Şubat başında tekrar artış gösterdi.TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na sunum yapan CTE Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım'ın 11 Şubat 2026 açıklamasında ise sayının 410 bin 400'e kadar çıktığı belirtiliyor; bu da artışın devam ettiğini doğruluyor.Paket, özellikle 31 Temmuz 2023 öncesi suçlar için 3 yıl erken açık cezaevine geçiş ve 3 yıl ek denetimli serbestlik imkânı getirerek ilk etapta 50-55 bin, toplamda 100-115 bin civarında tahliyeye yol açmıştı.Yetkililer bunu "cezaevi yükünü hafifletme" olarak sunmuştu.Ancak gerçek tablo çok farklı: Tahliyeler kısa sürede yeni tutuklamalar ve yargılamalarla telafi edildi.
Şubat 2026 itibarıyla hükümlü sayısı 342 bin 522**, tutuklu sayısı 64 bin 744 olarak kaydedildi.Cinsiyet ve yaş dağılımı ise şöyle:Erkek hükümlü: 325.952Kadın hükümlü: 15.367Çocuk hükümlü: 1.203Erkek tutuklu: 57.470Kadın tutuklu: 3.972Çocuk tutuklu: 3.302DOLULUK ORANI KAPASİTENİN ÇOK ÜZERİNDEResmi kapasite yaklaşık 305 bin civarında.
Doluluk oranı yüzde 133-140 bandında seyrediyor – yani cezaevleri kapasitenin yüzde 30-40 üzerinde dolu.İnsan hakları örgütleri (CİSST, TİHV vb.) ve hukukçular, 11.
Yargı Paketi'ni yapısal bir çözüm değil, palyatif bir önlem olarak nitelendiriyor:- Tahliyeler geçici bir nefes aldırsa da, yargıdaki yoğunluk, uzun tutukluluk süreleri ve yeni suçlamalarla sayı hızla eski rekor seviyelerine (Aralık 2025'te 433 bin) dönüyor.- Sistem periyodik infaz indirimleri ile idare ediliyor; köklü reform (alternatif cezalar, şartlı tahliye genişletme, yargı yükünün azaltılması) yapılmıyor.- Aşırı doluluk, tıbbi bakım eksikliği, hijyen sorunları, psikolojik çöküntü ve hak ihlallerini artırıyor.
Avrupa Konseyi verilerine göre Türkiye, 100 bin kişiye düşen mahkum sayısında hâlâ Avrupa'da başı çekiyor.- Hükümet ise çözüm olarak 2028'e kadar 50 yeni cezaevi inşasını planlıyor – eleştirmenlere göre bu, sorunu çözmek yerine "daha fazla hapsetme" politikasını kalıcılaştırıyor.