Haber Detayı

CHP'de 'Gürlek'le tokalaşma' tartışması! Uzman isimler A Haber'de çarpıcı analiz: CHP kendi kendine...
Gündem ahaber.com.tr
14/02/2026 21:34 (3 saat önce)

CHP'de 'Gürlek'le tokalaşma' tartışması! Uzman isimler A Haber'de çarpıcı analiz: CHP kendi kendine...

CHP'nin TBMM’deki yemin töreninde kürsüyü işgal etmesi büyük tepki çekti. A Haber’e konuşan Akın Gürlek, törenden önce tüm partilerle samimi bir ortamda bir araya geldiklerini belirtmişti. CHP’nin Meclis’teki iki yüzlü tavrı kamuoyunda tartışma yaratırken Sabah yazarı Mahmut Övür ise muhalefetin kurumlara saygı vurgusu yapması Meclis’te gerilimi tırmandırmasının “çifte standart” olduğunu savundu. Akademisyen-Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ise CHP'nin "demokrasi ve adalet" söylemlerinin samimiyetten uzak olduğunu vurguladı.

Adalette yeni dönemin kapıları aralanırken yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve geldikten sonraki ilk röportajını dün akşam (13 Şubat) A Haber'e verdi.

Gürlek, yemin törenindeki CHP'nin kürsü işgalinden, İBB operasyonunun bilinmeyenlerine, suç örgütleri ve kamuoyunun merak ettiği tüm kritik başlıkları ilk kez A Haber'de açıkladı.

CHP'NİN KÜRSÜ İŞGALİ NASIL BAŞLADI?

TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Gürlek, 'Benim için çok farklı bir ortamdı.

Önce Meclis Başkanvekilimiz Bekir Bey'in odasına gittim.

Bütün grup başkanvekillerimiz, sadece AK Parti değil, diğer partilerin grup başkanvekilleri de oradaydı.

Çok samimi, nezaketli bir ortam vardı.

Herkes tebrik dileklerini, iyi niyet dileklerini ilettiler.

Bu ortamdan sonra da Meclis kürsüsüne davet edildik.

Daha sonraki yaşanan olayları biliyorsunuz.' diye konuştu.

Gürlek, yaşanan olayların planlı olup olmadığına yönelik soru üzerine, 'Ben bunun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama ben şahsım adına üzüldüm.

Benim şahsım önemli değil.

Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin yapıyoruz.

Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir Meclis.

Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü.

Şaşkınlık yaşadım.

Bunlar keşke yaşanmasaydı.

Kurumları yıpratmamamız lazım.

Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Buradaki şahıs Akın Gürlek değil.

Burada Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığının yemin töreni var.

Bunlar bize yakışmadı, milletvekillerini seçen milli iradeye yakışmadı.' ifadelerini kullandı.

Öte yandan Meclis kürsüsünde yaşanan gerilim ve CHP'nin tutumu siyasetin içeriğini sarsmaya devam ediyor.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Meclis'teki tutumu tartışma konusu olurken, uzman isimler muhalefetin stratejisini ve parti içindeki ayrışmaları mercek altına aldı.

Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, A Haber ekranlarında yaptığı açıklamalarda, CHP'nin içindeki derin çatlaklağı ve muhalefetin 'kürsü işgali' stratejisinin perde arkasını deşifre etti.

CHP İÇİNDEKİ 'İŞGAL' TARTIŞMASI VE İKİYE BÖLÜNEN MİLLETVEKİLLERİ Meclis'teki gerilimin arka planını değerlendiren Mahmut Övür, 'Arka planında muhtemelen CHP'nin son dönemdeki öfkesi var.

Özgür Özel'in Silivri'deki açıklamalarıyla tetiklenen bir süreçle karşı karşıyayız' sözleriyle karmaşıklığın kaynağına işaret etti.

Partideki iç huzursuzluğa dikkat çeken Övür, 'Aslında arka planda CHP'liler arasında büyük bir tartışma var. 50'ye yakın milletvekili bu sürecin doğru olmadığını, Adalet Bakanı atandıktan sonra Meclis'te böyle bir eylem yapmayı partiye fayda sağlamayacağını düşünüyor' ifadesini kullandı.

Övür, klasik 'olay çıkartan' aktörlerin yine ön safta olduğunu belirterek, 'Kürsüyü işgal ederek neyi elde etmek?

Bu yaklaşımla CHP'ye hiçbir şey kazandırmaz' sözleriyle tepkisini dile getirdi. 'CHP ZİHNİYETİ ESKİ VESAYET GÜNLERİNİ ÖZLÜYOR' Muhhalefetin sokak ve gerilim siyasetini tarihi bir perspektifle ele alan Övür, 'CHP geçmişte 1960 darbesine giden süreç, 70'lerde ve 28 Şubat'ta sokağı ateşleyen hareketler yaptı.

Ancak o dönemde vesayetle CHP arasında doğal bir ilişki sistemi vardı' şeklinde konuştu.

Bugün bu sistemin devam ettiğini vurgulayan Mahmut Övür, 'Türkiye'de artık vesayetin gerilediği bir dönem boyunca CHP şu gerçeği görmeyen; halktan destek almadan, diline dikkat etmeden ve Türkiye'nin temel politikaları hakkında perspektif koymadan siyaset yapılamaz' ifadesini kullandı.

Muhalefetin kendi vücudunun bakım hizmetlerine hapsolduğunu belirten Övür, 'CHP kendi kendine operasyon zaten yapıyor.

Bir belediye başkanı ile bir genel başkanlar bu düzeyde, küfür noktasında varacak kadar tartışır mı?' vurgularıyla partideki yönetim zafiyetine yaptı. 'YENİ DÖNEMDEKİ YARGIDA DA TAŞLAR YERİNE OTURACAK' Adaletteki yeni atamaların önemine değinen Mahmut Övür, Türkiye'nin artık terörsüz bir Türkiye taraması sistemine girdiğini PKK diye bir yerde fiilen kalmadığı, terörün her şeyi zehirlediği o eski devrin kapandığı bir süre devam ettiğini kaydetti.

Yargıdaki temizlenme süreci ekonomi ve toplumsal huzur için kritik olduğunu belirten Övür, 'Yeni dönemdeki yargıda da taşlar yerine oturacak.

Organize suç seçeneklerine ve kayıt dışı iş yapanlara yönelik ciddi operasyonlar, Türkiye'nin ekonomik gidişatını zehirleyen parçaları da azaltacak' ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan'ın küresel olarak işaret ettiği eksene dikkat çeken Övür, 'Başkan Erdoğan bir Türkiye Rüzgarı'ndan bahsediyor.

Maalesef bizim muhalefetimiz bu gerçeği de görmüyor, görse zaten bu siyaseti uygulamazdı' sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Akademisyen-Hukukçu Doç.

Dr.

Levent Ersin Orallı, CHP'li milletvekillerinin TBMM bütçe görüşmeleri sırasında sergilediği antidemokratik tavrı ve kürsü işgalini sert sözlerle eleştirdi.

Orallı, CHP'nin 'demokrasi ve adalet' söylemlerinin samimiyetten uzak olduğunu vurgulayarak, bu tür eylemlerin sadece kurumlara değil, Türkiye'nin adalet sistemi sağlık ve dolaylı olarak ülke ekonomisine de büyük zararları ifade etti.

Yaşananları 'siyaseten sıkışmışlığın bir şekilde değişeceği' olarak nitelendiren Orallı, bu tutumun bireysel millet isteklerini hedefin alınıp alınmadığını çizdi. 'DEMOKRASİ SÖYLEMLERİ SOYUT VE SAMİMİYETSİZ' CHP'nin siyasi tutumundaki tutarlılığa dikkat ederek Akademisyen-Hukukçu Doç.

Levent Ersin Orallı, 'Siyasete yürüyüşünü demokrasi ve adaletten yana bir tavırla ortaya koymaya gayret eden bir Cumhuriyet Halk Partisi var ancak bunlar soyut zeminler.

Demokrasiyi ve adaleti tarif etmek kolay değildir ama Meclis'te sergilenen bu tablo kesinlikle adalet değildir.

Burada oluşan asıl tablo; siyaseten bir tutulmuşluk ve büyük belirsizliktir' dedi. 'ADALETİ HEDEF ALMAK EKONOMİYİ DE VURUYOR' Meclis çatısı altında kurumlara yönelik yürütülen itibarsızlaştırma çabalarının ağır bedelleri ile büyüdüğünü Oral, 'Aynı çatı altında 5 dakika önce el sıkışıp 'tabii ki beraberlik' dedikten 10 dakika sonra sergilenen bu davranış, kurumsal itibarsızlaştırmadır.

Siz sadece Adalet Bakanlığı'nı itibarsız hale getiriyorsunuz; toplumsal adalete olan güveni derinden sarsacak bir hamleye imza atıyorsunuz.

Şunu unutmamak gerekir ki; yoksa ekonomi de yok, yabancı yatırımı da yok.

Türkiye'yi ekonomik bir darboğaza sürükleyip buraya oy devşirmeye çalışıyorlar' sözleriyle tepkisini dile getirdi. 'KÜRSÜ İŞGALİ MİLLETİN İRADESİNE SALDIRIDIR' Kürsü işgalinin anayasal düzeni ve genel seçime yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayan Doç.

Levent Ersin Orallı, 'Anayasa'nın 104. ve 106. madde ile sistemimiz bellidir. 2017 referandumuyla bu darı yüzde 50'nin üzerinde bir oyla sistemi elinde bulunduruyor.

Dolayısıyla sizin o kürsüyü işgal etmek milletvekillerine değil, bizzat millete karşı yürütülen bir işgal projesinin işleyişidir. 'dedi. 'KARA PROPAGANDA HÜSRANLA SONUÇLANDI' CHP'nin bu girişiminin halk nezdinde bir dilekçe vermediğini belirten Orallı, 'Ne kadar acı ki, bir kara propaganda yöntemi için kendiniz bir yerde bulduğunuzu sandınız ama onu da başaramadınız.

Sonuçta hiç arzu etmediğimiz görüntülerle baş başa kaldı.' ifadelerini kullanarak, bu tür operasyonların siyasi bir kurtarmayacağını aktardı.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri