Haber Detayı

Indiana Jones’un ‘çölü’ orman oldu, şimdi de madenciliğe açılıyor: Yeşile sondaj!
Türkiye cumhuriyet.com.tr
15/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Indiana Jones’un ‘çölü’ orman oldu, şimdi de madenciliğe açılıyor: Yeşile sondaj!

Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Sazoba Mahallesi’nde yer alan “Taysun Ormanı”, altın madeni tehdidiyle karşı karşıya. Bir dönem “Taysun Çölü” olarak anılan, Indiana Jones filminin de çekildiği bölge, halkın, TEMA Vakfı’nın ve Orman Genel Müdürlüğü’nün ortak çabasıyla ormana dönüştürüldü. Şimdi ise aynı alanda altın madenciliği yapmak için sondaj faaliyetlerine başlandı. Mahalleliler tepkili.

Manisa’nın Akhisar ilçesi Sazoba Mahallesi yakınlarından geçen Kum Çayı’nın havzasından rüzgarla taşınan kumun tarım arazilerini kaplaması ve kum tepeleri oluşturması üzerine Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Alaettin Taysun tarafından yapılan bilimsel çalışmayla bölgedeki çölleşme kamuoyuna duyurulmuştu. “Taysun Çölü” adı verilen bölge, 1992’de ABD yapımı “Genç Indiana Jones: Çöl Fedaileri” filminin çekimlerine ev sahipliği yaptı.

Sulama Kooperatifleri Birlik Başkanı Halis Uysal ile mahallelilerin verdiği bilgiye göre, bölge, 1990’lı yıllara kadar Türkiye’nin “ilk ve tek çölü” olarak biliniyordu. 1996 yılında TEMA Vakfı ve Orman Genel Müdürlüğü, harekete geçti.

SİT alanı olması nedeniyle yıllarca izin beklenen bölgede, 2000’li yılların başında binlerce akasya ve çam fidanı dikildi.

Bugün bölge doğal bir ormana dönüşmüş durumda.

Arıcılık ve hayvancılık da gelişti.

Akhisar Sazoba’da yurttaşlar ve Akhisar Çevre Derneği maden arama faaliyetlerine tepki gösterdi.

Daha önce de benzer girişimleri üç kez durdurduklarını anımsatan mahalleli, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

INDİANA JONES ÇEKİLMİŞTİ!

Sulama Kooperatifleri Birlik Başkanı Halis Uysal ile mahalleli, şu bilgileri paylaştı: “Biz kendi köyümüzün bu kadar ağaçlanmış haline inanamadık ama oldu. 1992 yılında Indiana Jones filmi burada, çöl görüntüsü olduğu için çekilmişti.

Burası bir zamanlar ‘çöl’ olarak anılıyordu.

Bugün ise rahmetli toprak dedemiz Hayrettin Karaca’nın öncülüğünde hayata geçirilen örnek bir projeyle yemyeşil bir ormanlık alana dönüştü.

Türkiye’de çölleşmeyi ve erozyonu önlemek için oluşturduğumuz bu alan, erozyon riski bulunan tüm bölgelere örnek gösterilebilecek nitelikte.

Bu nedenle buranın korunması son derece önemli. 1996 yılında buranın projesi yapılıyor ancak SİT alanı olduğu için Anıtlar Kurulu 2-3 yıl izin vermiyor. 2000 yılında ağaç dikimi başlıyor.

Bugün burada 101 bin fidan dikili.

Toplam 2 bin 500 - 3 bin dönümlük bir alanı kapsıyor.” Mahalleli, bölgede bir altın madeni şirketi tarafından sondaj çalışmaları yapılmasına tepki gösterdi.

Tepkilerini, şu sözlerle dile getirdi: “Büyük emeklerle, yıllar süren çabayla oluşturulmuş bir yaşam alanından söz ediyoruz.

Hemen üst tarafta bağlarımız var.

Yarın burada bir maden çalışması başladığında bütün bu bağlar, açık araziler zarar görecek.

Bu bölgede dünyanın en kaliteli kuru üzümü yetişiyor.

Başta İngiltere, Hollanda ve Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine; ayrıca Japonya ve Çin’e ihracat yapılıyor.

Buradaki madencilik faaliyeti bu üzümlere doğrudan zarar verecek.

Birinci zarar toz, duman ve toprağın kirlenmesi olacak.

İkinci büyük zarar ise yeraltı sularına verilecek.

Yeraltı sularını çekecekler.

Biz zaten yeraltı sularına zor ulaşıyoruz.

Suyumuz kısıtlı.

Bu işin en sıkıntılı tarafı da şu: Eğer bu faaliyet başlarsa su kaynakları bitecek.

Burası yeniden çölleşecek.

Şu ana kadar sadece bu bölgede bir maden şirketi tarafından 125 sondaj yapıldı.

Altın madeni için binlerce ağacın kesilmesi, toprağın kazılması planlanıyor.

Bu tablo, yaşadığımız endişenin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.” ‘HEM DOĞA HEM TARİH KATLİAMI’ Yurttaşlar projeye tepki göstermek için eylemler de düzenliyor.

Akhisar Çevre Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen eyleme katılan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, “Bir zamanlar çöl olan bu toprakları halk yeşertti.

Şimdi altın uğruna yeniden çöle çevirmek istiyorlar.

Buna izin vermeyeceğiz.

Burası aynı zamanda antik Lidya yerleşimi ve SİT alanı.

Bu sadece doğa değil, tarih katliamıdır” diye konuştu.

Bakırlıoğlu, şöyle devam etti: “Dün ‘SİT alanı’ diye ağaç dikmeye izin vermeyen anlayış, bugün aynı alanda altın madeni açılmasına göz yumuyor.

Bu açık bir çelişkidir.

Çölleşme ve erezyonla mücadele edilebildiğinin kanıtladığı yer burasıydı.

Manisamıza kazandırılan ve hayvancılık, arıcılık gibi katma değer de üretilen bu arazide altın madenciliği yapılmak isteniyor.

Bu resmen akıl tutulmasıdır.

Altın madenciliği tonlarca su tüketir.

Bu bölgede su zaten kıt.

Yeraltı suları çekilirse tarım tamamen biter.

Su altından değerlidir.

Bölge; Beyoba, Sazoba köylerini kapsıyor.

Burada yetişen ve Avrupa’dan Japonya’ya kadar ihraç edilen dünyanın en kaliteli kuru üzümleri, toz ve toprak kirliliği tehdidi altında.

Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, burada yaratılan mucize, rant için yok edilmemelidir.

Bir zamanlar çöl olan bu toprakları halk yeşertti.

Şimdi altın uğruna yeniden çöle çevirmek istiyorlar.”

İlgili Sitenin Haberleri