Haber Detayı

Sitare Akbaş: Hayatta aldığım en ani karar evlenmek!
Kelebek hurriyet.com.tr
15/02/2026 08:21 (3 saat önce)

Sitare Akbaş: Hayatta aldığım en ani karar evlenmek!

Oyunculuğa küçük yaşlarda başladı, işin eğitimini de almayı ihmal etmedi; o günden bu yana birçok dizi, film ve tiyatro oyununda karşımıza çıktı. Şimdilerde ise “Hayatımızın En Mutlu Günü” adlı tiyatro oyunuyla adından söz ettiriyor. Sitare Akbaş’la Kats Sahne’de buluştuk, hem yeni oyununu hem de oyunculuk serüvenini konuştuk. Hayatıyla ilgili ilginç anekdotlar paylaşan oyuncu, bir süre önce evlendiği meslektaşı Cengiz Orhonlu’ya olan aşkını da anlattı. Sık sık hamilelik haberleriyle gündeme gelen Akbaş, konuya son noktayı koydu: “Vallahi hamile değilim. Eğer olursam elime mikrofon alıp duyuracağım!”

◊ “Hayatımızın En Mutlu Günü” oyunuyla sahnedesiniz.

Nasıl gidiyor oyun?- Çok güzel gidiyor.

Eşim beyefendiyle (Cengiz Orhonlu) ilk defa tiyatro sahnesini birlikte paylaşıyoruz.

Karı-kocayı oynuyoruz.

Gerçekten evli olmasaydık da müthiş bir partner olduğunu biliyordum.

Çünkü biz zaten bir sinema filminde tanışmıştık.◊ Oyundaki gibi bir çift misiniz?- Hayır, canlandırdığımız Şebnem ve Engin boşanmak üzere olan bir çift.

İşin ilginç yanı, bu oyun bize geldiğinde daha evlenmemiştik.

Onur Demircan yazarlardan biri.

Aynı zamanda üniversiteden sınıf arkadaşım.

Cengiz, ben ve Onur aynı filmde oynamıştık.

Üçümüz 14 yıldır tanışıyoruz.

İsteme merasimimiz için Ankara’ya doğru giderken Onur beni aradı. “Çok güzel bir metin var elimde, atayım bir oku” dedi.

Ben de isteme olacağını ve okuyamayacağını söyledim. “Kiminle evleniyorsun?” dedi. “Cengiz’le evleniyorum” deyince de “Şaka mı yapıyorsun?

Şimdi onu arayacaktım.

Ben ikinize teklif edecektim bu rolleri” dedi.

Fotoğraflar: Levent KULU◊ Oyun “ideal aile” kavramını ele alıyor.

Siz nasıl bir ailede büyüdünüz? - 6 kişilik, dürüst ve çok sevgi dolu bir aile.

Ama tabii her ailede olduğu gibi ergenlik dönemi sorunlarını yaşadık, oyuncu olmak istediğimde “Hayır”ları duydum...◊ Sonra nasıl ikna ettiniz peki?- Çok komik bir hikâyesi var.

Lisede derslerden kaçmak için tiyatro kulübüne katıldım.

Ankara’da liseler arası tiyatro yarışmasında birinci olduk.

O dönemki jüri üyeleri bana “Konservatuvar oku” dedi. 16 yaşındaydım o zaman. “Sadece İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarına gireceğim” dedim.

Babam “Kızım sen mimar ol” gibi sözlerle beni vazgeçirmeye çalıştı.

Annem ise “Kazanamaz zaten” diyerek babamı ikna etti.

Ama ben kazanınca işler değişti!

Tabii ki çok sevindiler.

Aradan yıllar geçti.

Erkan Kolçak Köstendil bir gün bir kısa film çekeceğini söyledi.

Yaşlı bir amcayla teyzeyi oynayabilecek birilerini arıyordu. “Annemle babama söyleyelim” dedim.

Onlar da tamam dedi.

Ayvalık’a gidip filmde oynadılar.

O filmdeki rolleriyle Moskova Film Festivali’nde ‘en iyi yardımcı erkek oyuncu’ ve ‘en iyi yardımcı kadın oyuncu’ ödülü aldılar.ABİM EVA GREEN’LE BİRLİKTE OYNADI◊ Oyunculuğa devam ettiler mi? - Ufak tefek teklifler alındı.

Bahman Ghobadi eve geldi, babamla bir film için görüşmeye.

Yani değişik bir aileyiz gerçekten.

Abimin de Eva Green’le oynamışlığı var.◊ Nasıl yani, abiniz de oyuncu mu? - Oyuncu değil, hayvan eğitmeni.

Setlere eğitimli hayvanlar götürüyor.

Bir gün bana “Bir film için abine ulaşmak istiyoruz.

Filmde bir köpek var.

Abinle çalışacağız” dediler.

Ben bağlantıyı kurdum.

Meğer Bahman Ghobadi’nin filmiymiş.

Eva Green oynuyor.

Abimin köpeği, filmde Eva Green’in köpeği oldu.

Bir gün abim aradı, “Sitare çok garip bir şey oldu.

Ben biraz önce iki sahne oynadım Eva Green’le” dedi.

Bahman Ghobadi, “Ersen senin İngilizcen var, şu rolü de sen oynar mısın?” demiş, o şekilde oynamış.

Geçtiğimiz aylarda Türkiye’de çekmişlerdi, daha vizyona girmedi.

MESLEĞİMİN İLK YILLARINDA ÇOK ZORLANDIM VE SINANDIM◊ Oyuna dönelim.

Adından yola çıkarak sorayım; hayatınızın en mutlu günü hangisi?- Hayatınızın en mutlu günü gerçekten sağlıklı olduğunuz ve sevdiklerinizin yanınızda olduğu her gün.

İnsan bunu fark edemiyor, bazı kalıplar içinde yaşıyor.

Instagram filtreleri kadar güzel olmak istiyor.◊ Sosyal medyadaki takipçi sayısına göre oyuncu seçimlerinin yapıldığı sistem, eğitimini alan bir oyuncu olarak zorluk çıkarmıyor mu karşınıza?- Adil olmayışı, çok can yaktığı dönemler oldu.

Özellikle mesleğimin ilk yıllarında bununla ilgili çok zorlandım ve sınandım.◊ Ne gibi zorluklar yaşadınız mesela?- Yüzümde estetik yok diye bir projeye seçilmemiştim.

Burun estetiği yaptırmak zorunda hissettim kendimi.

Sanki onu yaparsan tüm kapılar açılacakmış gibi geliyor.

Aslında bununla ilişkisi olmadığını yıllar geçtikçe görüyorsunuz.

Farklı farklı nedenlerden ötürü bazı rolleri kazandım, bazı rolleri kaybettim.

Ama geçmişe dönüp baktığımda çok şükür diyorum; hepsini bileğimin hakkıyla kazandım.

HAYATTA ALDIĞIM EN ANİ KARAR CENGİZ’LE EVLENMEK◊ Biraz da Cengiz Orhonlu’yla evliliğinizden bahsedelim.

Evlilik sürprizinizle hepimizi şaşırttınız.

Hayatta hep böyle ani kararlar mı alırsınız?- (Gülüyor) Cengiz bu hayatta aldığım en ani karar gibi duruyor! 14 yıllık bir geçmişimiz var.

Aslında o yüzden çok ani oldu.

Yeni tanıştığım biri olsaydı bu kadar ani olamayabilirdi.

Birçok kişi “Bebek geliyor, o yüzden evlendiler” dedi ama öyle bir durum yoktu.

Biz nişanlandıktan sonra sevgili olduk.

Cengiz bana duygularını ifade etmek için geldiğinde zaten niyeti ciddiydi.◊ Dostluğunuzun aşka dönüştüğünü ilk nasıl anladınız?- O bir göz göze gelme anı aslında.

O anki etkileşim.

Yolun ortasında, onu daha önce hiç görmediğim bir haliyleydi.

Uzun bir süre yan yana susuldu.

En son “Cengizciğim sen susuyorsun ama ben seni duyuyorum” dedim.

O da “Madem duyuyorsun, niye bir şey söyleyeyim” dedi.

Sonra birlikte sustuk gerçekten.◊  İlişkiniz susarak başladı yani. - Aynen öyle. “Bir yuva kurmak istiyorum” dedi.

Şu dönemde delikanlıca birinin gelip “Ben buradayım” demesi çok kıymetli.

HAMİLE KALIRSAM ELİME MİKROFON ALIP DUYURACAĞIM!◊ Kamuran Akkor verdiği bir konserde sizden torun beklediğini söyledi.

Hatta o açıklamanın ardından sizi yine hamile zannedenler oldu...- Vallahi değilim.

Hamile kaldığımda elime mikrofon alıp duyuracağım! (Gülüyor) O şöyle oldu; Kamuran Hanım 1981’de bir düğünde sahneye çıkmış.

Ve o gün evlenen çift de Kamuran Hanım’ı izlemeye gelmiş.

Onları görünce çok mutlu oldu, “O zaman torunlarınızın sünnetine de gelirim” dedi.

Sonra Cengiz’le düet yaptılar.

Kamuran Hanım beni de çağırdı sahneye.

Ben de çıkınca o sünnet şakası devam ediyordu aslında.

Hamile kalırsam yemin ediyorum söyleyeceğim.

Bir gün zamanı geldiğinde sağlıkla çocuğumuzu da kucağımıza alalım tabii ama şu an öyle bir şey yok.

İlgili Sitenin Haberleri