Haber Detayı

Atomlar maddeye dönüşmeden müziğe dönüştü
Kültür - sanat nefes.com.tr
15/02/2026 11:19 (2 saat önce)

Atomlar maddeye dönüşmeden müziğe dönüştü

Atomların yaydığı ışık spektrumlarını müziğe dönüştürmeye yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken deneysel besteci Mehmet Ünal’ın ‘Kozmik Senfoni’ adlı eseri, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki orkestra ile Ünal’ın geliştirdiği dijital enstrümanlar aynı sahnede buluştu. Görünen 75 kişilik orkestraya, elektronik seslerden oluşan görünmeyen bir orkestra eşlik etti.

HAŞİM KILIÇ / NEFESMehmet Ünal’ın ‘Kozmik Senfoni’ adlı eserinin dünya prömiyeri, CSO ADA Ankara Ana Salon’da gerçekleşti.

Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına, dijital enstrümanlarıyla Mehmet Ünal eşlik etti.

Soprano Ceren Aydın, solist olarak sahneye çıktı.

Altı bölümden oluşan konserde hidrojen, karbon, oksijen, ağır elementler gibi elementlerden esinlenerek hazırlanan eserler seslendirildi.KENDİ YOLUMU BULMAYA ÇALIŞTIMMehmet Ünal, klasik bestecilik geleneğinden beslendiğini ancak taklit etmeden kendi özgün yolunu bulmaya çalıştığını belirterek, “Ben bir besteciyim ve tabi ki üstatların yolundan gitmeye çalışıyorum.

Ama üstatların yolundan giderken onları taklit etmemeye, yani onların replikaları olmadan kendi özgün yolumu bulmaya çalıştım sürekli.

O yolu da size kimse göstermiyor.

Siz kendiniz bulmanız lazım” dedi.ALGORİTMA DA BİR ENSTRÜMANDIRYeni ses tınıları arayışının kendisini müziğin fiziğine yönlendirdiğini belirten ve enstrüman kavramını yeniden tanımlayan Ünal, şunları söyledi:“Enstrüman deyince insanlar trompet, trombon gibi bir şey zanneder.

Bir algoritma da enstrümandır.

Aslında benim burada çaldığım şeyler bir algoritma.

Onların ön yüzlerini görüyor insanlar sahnede.

Ama arka planda aslında bir algoritmayı çalıyorum.”SENFONİ VE ELEKTRONİK SESLERİN DÜETİ‘Kozmik Senfoni’nin hibrit bir kompozisyon olduğuna dikkati çeken Ünal, “Burada hibrit bir kompozisyon var.

Yani görünen orkestra var, yaklaşık 75 kişi.

Bir de görünmeyen 75 kişi daha var gibi düşünebiliriz.

Altta çalan elektronik sesler, benim bestelediğim.

Müziğin kompozisyonu yarı yarıya tam dengede.

Bazen o öne geçiyor bazen diğeri.

Hatta bazı yerlerde düet yapıyorlar” dedi.MÜZİĞİN FİZİĞİÇocukluğundan beri fiziğe ilgi duyduğunu anlatan besteci, müzik ile fizik arasındaki bağı şöyle açıkladı:“Müzikte ilerledikçe, özellikle ses sinyal işlemeyi öğrenmeye başladıkça, müzik tarafındaki fiziği anladıkça aslında aynı şey olduğunu görüyorsunuz.

Temel fizik yasaları.

Belki formülü çok iyi anlamıyorum ama çok iyi duyabiliyorum.”Eserin çıkış noktasının hidrojen atomunun ışık spektrumu olduğunu belirten Ünal, “Hidrojenin ışık spektrumu parmak izi gibi.

Onun nasıl duyulacağını merak ettim.

Renk olarak görebiliyorsunuz, dalga boylarını biliyoruz ama duysaydım nasıl olurdu?

O merakla başladı.

Sonra diğer atomlar geldi.

Bunları harmonize edebilsem, mikrotonal bir müzik dili çıkarabilir miyim diye düşündüm” dedi.SAHNEDE İNOVASYONDeneysel bestecilerin genellikle sınırlı alanlarda sahne bulabildiğini dile getiren Ünal, bu konserin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Ünal, “Ben deneysel bir besteci olarak ilk defa böyle bir sahnede yer alma şansı buldum.

Çünkü bizlere genelde daha deneysel alanlar verilir.

Ama bugün burada olmak inanılmaz.

Sahne sanatının inovasyona ihtiyacı var ve biz bugün burada inovasyon yapıyoruz” diye konuştu.

Algoritmalarla orkestrayı aynı potada buluşturan yeni bir besteci tipi ortaya çıktığını söyleyen Ünal, seyirci ilgisinden de memnun olduğunu belirterek, “Hiç görmediğiniz enstrümanları çalıyoruz, algoritmalarla müzik yapıp orkestrayla hibrit bir hale getiriyoruz.

Yeni bir besteci tipi aslında karşınızda.

Seyircide bundan dolayı büyük bir ilgi var.

İlgi patladı diyebilirim” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri