Haber Detayı

KÜÇÜK YAŞ, BÜYÜK SUÇ - Çocuğu şiddetten korumanın ilk yolu onu gerçekten dinlemekten geçiyor
Güncel haberler.com
15/02/2026 11:27 (1 saat önce)

KÜÇÜK YAŞ, BÜYÜK SUÇ - Çocuğu şiddetten korumanın ilk yolu onu gerçekten dinlemekten geçiyor

Prof. Dr. Bülent Coşkun, çocuk ve gençlerin görüşlerinin alınmasının suç ve şiddeti önlemekte etkili olacağını belirtiyor. Aile içindeki destek ve sosyal medya etkilerine dikkat çekiyor.

Toplum Ruh Sağlığını Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatri Uzmanı Prof.

Dr.

Bülent Coşkun, çocuk ve gençlerin görüşlerinin alınarak sürece dahil edilmeleri ve dinlendiklerini hissetmelerinin karşılaştıkları problemlerin çözümünde faydalı olacağını söyledi.Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde Prof.

Dr.

Bülent Coşkun'un çocukları şiddetten ve suçtan koruma konusundaki önerilerine yer verildi.Coşkun, hayatın içindeki olumsuzlukların medya ve internet aracılığıyla daha görünür hale geldiğini söyledi.Yapımcıların "Hayatta var olanı yansıtıyoruz" yaklaşımına değinen Coşkun, "Dizilerde kısa sürede olumsuz davranışlar sunulabiliyor.

Elbette bunun da etkisi olabilir.

Bu içerikler aile bireyleriyle izlenirse onların artı ve eksi taraftarları konuşulursa olumsuz etkisi görece daha azalabilir.

Olumsuz etkisi yok demek gerçekçi olmaz." dedi.Coşkun, gençleri tanımak gerektiğini vurgulayarak, sosyal medyanın beğeni almayı her zamankinden daha fazla gündeme getirdiğine işaret etti.Bir yabancı dizide sosyal medyadaki "like" renklerinin bile gençleri etkilediğinin görüldüğüne dikkati çeken Coşkun, "Sosyal medya ve internet, keskin bir bıçak gibidir.

Sosyal medyasız hayat düşünemezsiniz ama onun bizi yönlendirmesine izin verilmemeli.

Bu çok yönlü önlem alınmasıyla olabilir.

Sadece ceza, yasakla olmaz.

Bu konuda bütüncül yaklaşım gerekiyor." diye konuştu."Küçük yaşlarda aileden kabul görmek öz güveni artırıyor"Coşkun, ailede yaşanan olumsuzlukların çocuklara da yansıdığını belirterek, özellikle 0-3 yaş döneminde ailelere yönelik destekleyici çalışmalar yürütülmesi gerektiğini ifade etti.Prof.

Dr.

Coşkun, şunları söyledi:"Küçüklükten itibaren çocukların anne ve babaları tarafından kabul görmesi ve düşüncelerinin önemsendiğinin hissettirilmesi, öz güven gelişimine katkı sağlıyor.

Bunun tersi de çocuğun önemsenmemesi de onun görülür olmak için bir şeyler yapması çabasını ortaya çıkarıyor.

Ne yazık ki zaman zaman olumsuz şeyler yaparak tıpkı bir küçük çocuğun yaramazlık yaparak dikkat çekmesi gibi aşırıya gittiği zaman, işte suç işlediğinde adeta beğenilmiş oluyor.

Bir puan kazanıyor."Coşkun, gençlerin suça sürüklenmesinin ani gelişen bir durum olmadığını ifade ederek, bunun çocukluktan başlayan bir süreç olduğunu dile getirdi.

Bu durumların bir hamleyle düzelemeyeceğini anlatan Coşkun, aile, sivil toplum kuruluşu, idari makamlar ve akademisyenlerin katkılarıyla bütüncül çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizdi.Gençlerin anlaşılmak istediğini vurgulayan Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı:"Çocuklar odasına kapanıyor.

Eskiden bir evde bir televizyon olur, herkes onu birlikte seyrederdi.

Şimdi her odada bir tablet, bir telefon var ve herkes kendi dünyasında bir şeyler yapıyor.

Önerilen yollardan biri birlikte olmak.

Çocukla veya ergenle birtakım şeyleri izlemek, tartışmak, onun arkasındaki olayların nasıl kurgulandığını birlikte aramak.

Belki de onlara sormak.

Nasıl yardımcı olabiliriz?

Bu yaşanan olumsuzluklarla ilgili onların görüşlerini de almak yararlı olacaktır.

Çocuğu yalnız bırakmamak ve anlamaya çalışmak önemli.

Dinlemek özel bir meziyet gerektiriyor.

Suçlamamak ya da ilgisini tamamen ona vermek...

Bir yerde yemek yaparken 'sen konuş, ben dinliyorum' şeklinde değil çocuk bunu yeterli görmüyor.

Her şeyi bir kenara koyup ne olup bittiğini, kendisinin konuları nasıl değerlendirdiğini, neler düşündüğünü, nasıl yorumladığını, ne anladığını iyice dinlemek, gerçek anlamda dinlemek gerekiyor."

İlgili Sitenin Haberleri