Haber Detayı
Peygamber Sevdalıları'ndan Gazze açıklaması!
Peygamber Sevdalıları Vakfı, 2023'ten bu yana Gazze'de devam eden katliam ve soykırıma dikkat çekmek, gündemdeki yerini korumak amacıyla Diyarbakır'da basın açıklaması düzenledi.
Aksa Tufanı Operasyonunun başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana 2,5 yıl geçti.
Aksa Tufanı'nın ilk gününden bu yana Gazze'de devam eden direnişi gündeminden düşürmeyen Peygamber Sevdalıları Vakfı, bugün yine meydanlardaydı.
Diyarbakır merkez Kayapınar ilçesi Yenihal Köprülü Kavşağı'nda düzenlenen basın açıklaması etkinliğinde bir konuşma yapan İTTİHADUL ULEMA Yönetim Kurulu Üyesi Molla Remzi Uçar, Yahudilerin tarih boyunca her zaman sözlerine ve anlaşmalarına ihanet ettiğini söyledi.
Yahudilerin kendilerine gönderilen Peygamberleri de katlettiklerini dile getiren Uçar, Kur'an ayı olan Ramazan Ayı'nda Kur'an'ı anlayarak okuyup Allah'ın ayetleriyle Yahudilerin iyi tanınması gerektiğini hatırlattı. "Yahudilerden, Kur'an'da Peygamber katilleri olarak söz edilir" "Yahudiler tarih boyunca daima verdikleri söze vefa göstermemişlerdir." ifadeleriyle sözlerine başlayan Uçar, "Onlar kendi peygamberlerine verdikleri sözü de yerine getirmemişlerdir.
Hangi toplum ve milletle bir anlaşmaya varmışlarsa illaki anlaşmayı bozup onlara ihanet etmişlerdir.
Kur'an'da Yahudiler ihanetleri ile söz edilir.
Yahudilerden, Kur'an'da Peygamber katilleri olarak söz edilir.
Bir değil, iki değil, üç değil; Yahudiler, yüzlerce Allah peygamberini katletmiştir.
Hatta kendilerine gelen peygamberleri testerelerle kesmiş, onları taşlamış, iftira atmış bir toplumdur." dedi.
Yahudilerin hiçbir zaman verdikleri sözde durmadığının altını çizen Uçar, Bakara Suresi'nde yer alan, "Ne zaman ki onlar bir ahit/söz verirler, işte onlardan bir grup verdikleri söze ihanet ederler.
Bilakis onlar sözlerinde durmazlar, bilakis onların çoğu iman etmezler." ayetini hatırlatarak, "Allah Kur'an'da onların sözlerini bozan bir toplum olduğunu bizlere söylüyor.
Hatta onlar, Peygamber Aleyhissalatu Vesselam ile Medine-i Münevvere'de yaptıkları sözleşmeye de ihanet etmiş, arkadan vurmaya çalışmışlardır." "Ey kendi milletini sevenler, bilin ki sizler Yahudi değilseniz Yahudiler sizin milletinizin düşmanıdır" Gazze'de siyonistlerce yapılan katliam ve yine Yahudilerin başını çektiği Epstein vahşet ve sapkınlığını hatırlatan Uçar, "Bugün Gazze'de yapılan katliam ve şu anda dünya gündeminde olan Epstein Davası bizlere ve bütün insanlığa şunu gösteriyor: Şu Yahudilere fırsat verilmemesi lazım.
Bunlar fırsatını buldukları anda minnacık çocuklara bile kıyacaklardır.
Bizler şu meydandan bütün insanlığa sesleniyoruz: Ey kendi milletini sevenler, bilin ki sizler Yahudi değilseniz Yahudiler sizin milletinizin düşmanıdır.
Ey kendi ırkını sevenler, bilin ki anneniz Yahudi değilse Yahudiler sizin ırkınızın düşmanıdır.
Ey anneler, eğer sizler Yahudi değilseniz Yahudiler sizin çocuklarınızın düşmanıdır.
Yahudilerin mantığı ve kafa yapısı budur.
Amerika'dan, israilden, Avrupa ülkelerinden hiçbir şekilde medet umulmaz.
Onların bize getireceği sadece katliamdır.
O yüzden biz İslam toplumları olarak onları iyi tanımalıyız.
Onlardan hiçbir şekilde medet ummamalıyız." ifadelerini kullandı. "Ramazan sadece Kur'an ayı değil, Ramazan zaferlerin ve fetihlerin ayıdır" Uçar son olarak İslam alemine Kur'an ayı olan Ramazan'da Kur'an'ı anlayarak okuyup siyonistlerle ilgili ilahi mesajlara kulak verilmesi çağrısında bulunarak şunları kaydetti: "Ramazan ayı geliyor.
Biz Müslümanlara da bazı görevler düşüyor.
Kur'an'a doğru yürümemiz lazım.
Kur'an'ın indiği bu ayda Kur'an ile yaşamamız lazım.
Okuduğumuz Kur'an'ın her bir ayeti bir kurşun gibi Yahudilere saplanmalı.
Kur'an'ı öyle bir okuyacağız ki her bir ayet Yasin-105 Roketi gibi onların göğsünde patlayacak.
Kur'an'a dönüş yapmak ve Kur'an'ı anlayarak okumak lazım.
Kur'an zaten bizlere Yahudi toplumunu anlatmıştır.
Rabbim Gazze'deki Müslüman kardeşlerimize zaferi nasip eylesin.
Ramazan sadece Kur'an ayı değil, Ramazan zaferlerin ve fetihlerin ayıdır.
Ramazan ayında Bedir Gazvesi'ni kazandık, Ramazan ayında Mekke'yi de Endülüs'ü de fethettik.
Rabbim bu Ramazan'da tekrardan Mescid-i Aksa'yı hürriyetine kavuştursun." "Gazze'de insanlık haysiyeti ayaklar altına alınırken, devlet liderleri kınama mesajlarıyla günü kurtarmaya çalışmaktadır" Uçar'ın konuşmasının ardından hazırlanan basın açıklamasını Peygamber Sevdalıları adına Mehmet Emin Gülsever okudu.
Açıklamasına "Hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı.
Hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olabilir.
Hoşlandığınız bir şey de sizin için kötü olabilir.
Gerçeği Allah bilir, siz bilemezsiniz." Ayeti kerime meali ile başlayan Gülsever, "7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaşananlar, tarihin en karanlık sayfalarında yerini almaktadır. 2 yıl 4 ayı aşkın bir süredir saldırılar en barbarca yöntemlerle devam etmektedir.
Gazze harabeye dönüştürülmüş ve insanlık onuru ayaklar altına alınmıştır.
Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze başta olmak üzere birçok mübarek belde işgalin postalları altında özgürlüğüne kavuşacağı günü beklemektedir." dedi.
Filistinlilerin işgalin olduğu günden bu yana her türlü hak ihlaline maruz kaldığını belirten Gülsever, "Mazlum bir halk, siyonistler tarafından katledilmiş, arazilerine el konulmuş, evleri ve yaşam alanları gasp edilmiştir. siyonistlerin işgal saldırılarından dolayı kardeşlerimiz, başka ülkelerde muhacir kalmak zorunda bırakılmıştır. siyonist işgal rejimi, Gazze'de insanlık haysiyetini ayaklar altına alırken, devlet liderleri kınama mesajları ile günü kurtarmaya çalışmaktadır.
Hiçbir ölçü, kaide ve sınır tanımayan siyonist rejimin işlediği suçlar her geçen gün katlanmaktadır.
Mazlum ve çilekeş bir millet dünyanın gözleri önünde yıkım, talan, açlık, kıtlık, insani tüm ihtiyaçlardan yoksun bırakılarak ölüme terk edilmektedir." ifadelerini kullandı. "İnsanlık ailesi bu büyük sınavda sınıfta kalmıştır" Gazze'de sözde ateşkesin yürürlükte olduğu dört ay içinde saldırıların aralıksız bir şekilde sürmekte olduğunun altını çizen Gülsever, "İşgal rejimi ateşkes anlaşmasına rağmen bugüne kadar ateşkesi en az bin 650 kez ihlal etmiştir.
Çocuklar, kadınlar, bebekler ve siviller bombalanmaktadır.
Evler, çadırlar ve hastaneler sistematik olarak yıkılmaktadır.
Ateşkesten bu yana en az 600 kardeşimiz şehid, iki bine yakın kardeşimiz ise yaralı olmuştur.
Enkaz altında 8 bin kardeşimizin henüz naaşlarına ulaşılamamıştır.
Üç bin kardeşimizin akıbeti ise henüz bilinmemektedir. 7 Ekim 2023'ten bu yana 72 binden fazla kardeşimiz şehid, 173 binden fazla kardeşimiz ise yaralanmıştır." ifadelerini kullandı.
Gülsever, "Ateşkese rağmen siyonist rejim, Gazze'ye insani yardımların ulaşmasına engel olmaktadır.
Bunun neticesinde bir halk, açlık, kıtlık, susuzluk ve ilaçsızlıkla ölüme terk edilmektedir.
Soğuk kış şartlarında derme çatma barakalarda ve çadırlarda her gün soğuktan donarak şehid olan masum yavruların haberleri ile sarsılmaktayız.
Gazze'de hayata tutunmaya çalışan bir milyon 800 bin insan, insanlığın yok olduğu bir manzara ile karşı karşıya kalmıştır.
Vicdanlar körelmiş, adalet namına hiçbir ölçü kalmamış ve insanlık ailesi bu büyük sınavda sınıfta kalmıştır." şeklinde konuştu. "Unutmayalım 'zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır' diyen bir peygamberin ümmetiyiz" "Ey ümmeti Muhammed ve ey İnsanlık ailesi; açlıktan, ilaçsızlıktan, soğuktan ve bombardımandan dolayı katledilen her bir çocuğun, gencin ve yaşlının vebali hepimizin boynunadır." ifadeleriyle konuşmasını sürdüren Gülsever, şunları söyledi: "Ey İslam ülkelerinin liderleri üçüncü haremi şerifimiz Mescidi Aksa her gün siyonist postaları altında çiğnenmektedir.
Gazze'de her gün toprağın kara bağrına feryatları arşı titreten mazlumların mübarek bedenleri gömülmektedir.
Bunun vebalini dünya ve ahirette nasıl vereceksiniz.
Unutmayalım 'zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır' diyen bir peygamberin ümmetiyiz." siyonizmi "mutlak kötülük" olarak tanımlayan Gülsever, "siyonizm demek, işgal, talan, katliam, ifsat ve soykırım demektir. siyonizm demek, bataklık demektir. siyonist işgal rejimi ile askeri, siyasi, diplomatik ve bürokratik dostluk istikbal ve istiklalimizin bataklıkta çürümeye terk edilmesidir.
Gizli kapılar ardında ve kozmik odalarda siyonist işgal rejimi ile dostluk kurmaktan vazgeçin.
İzzet ve şerefinizi siyonist rejiminin vaat etmiş olduğu basit dünya metaı için heba etmeyiniz.
Mazlumların ahına, göz yaşına ve feryadına seyirci kalan devletler asla payidar olamayacaktır.
Mazlumların ahı arşı titretirken devletlerin çıkar eksenli ali menfaatlerinin yerle yeksan olacağından hiçbir kuşkunuz olmasın." dedi. "Epstein dosyası, iş dünyası ve bürokrasinin sapkın siyonist rejim tarafından nasıl dizayn edildiğini göstermektedir" Gülsever, "Zulümle abad olunmaz, zulme seyirci kalınmaz.
Zulme sessiz kalmak en az zulüm işlemek kadar büyük bir zulümdür.
İşgal rejimi, bir yandan soykırım suçlarını işlerken diğer yandan tüm dünyayı ayağa kaldıracak, fuhuş ve çocuk istismarcılığı ile öne çıkmaktadır." diye belirtti.
Açıklamasında Epstein dosyasına da değinen Gülsever, "Küresel siyonizmin ifsad şebekesi Mossad ile bağlantılı çocuk istismarcısı Epstein dosyasında 6 milyon belgeden 3 milyonu açıklandı.
Belgeler, küresel siyasetin, iş dünyasının ve bürokrasinin sapkın siyonist rejim tarafından nasıl dizayn edildiğini detaylarıyla göstermektedir.
Uluslararası toplumun ve devletlerin sessizliği siyonizmin söz konusu sapkın kumpaslarından bağımsız değildir.
Gazze'de 2,5 yıldır devam eden insani drama da dikkat çeken Gülsever, "Gazze; uzun süredir açık bir abluka altında, karadan, havadan ve denizden kuşatılmış bir halkın hayatta kalma mücadelesidir.
Elektriksiz kalan hastaneler, ilaç bulamayan yaralılar, temiz suya ulaşamayan çocuklar, soğuk kış şartlarıyla boğuşanlar… Enkaz başında bekleyen anneler, kucağında cansız evladını taşıyan babalar; okula değil, toprağın bağrında ölüme giden çocuklar… Daha Ne diyelim.
Gazze'de yaşanan her acı, Kudüs'te her kuşatma halkası aynı zihniyetin ürünüdür. siyonist yayılmacılık; ümmettin ortak değerini, Müslüman halkın toprağını, kimliğini ve hafızasını silmeyi hedefleyen bir anlayıştır." "İşgal rejiminin, ateşkes anlaşmasına geri dönmesi için ciddi yaptırımlara tabi tutulmalıdır" "Ey iman edenler!
Düşmana karşı korunma tedbirinizi alın.
Duruma göre bölükler halinde sefere çıkın veya gerektiğinde topyekün savaşın." Ayet-i kerime mealiyle konuşmasına devam eden Gülsever, Dünyanın özgür halklarından ve vicdan sahibi devlet liderlerinden talep ve beklentilerini sıralayarak şu ifadelere yer verdi: "-Gazze'de sınır kapıları hiçbir ön koşul olmaksızın derhal açılmalıdır. -Gazze'ye gıda, ilaç, barınak, çadır, konteyner evler, yakıt, su, bebek maması, besin takviyeleri ve insani yardımlar derhal ulaştırılmalıdır. -Tarih boyunca verdikleri sözleri tutmayan siyonistler, ateşkes anlaşmasına sadık kalmamıştır.
İşgal rejiminin, ateşkes anlaşmasına geri dönmesi için ciddi yaptırımlara tabi tutulmalıdır. -Netenyahu'nun ateşkes anlaşmasını sabote etmesine ve oyalama stratejisine müsaade edilmemelidir. - Garantör ve arabulucu ülkeler Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması yönündeki şartların yerine getirilmesi için somut adımlar atmalı ve ciddi sorumluluklar üstlenmelidir. -İnsani yardımların ulaştırılması ve ateşkesin sağlanmasına yönelik askeri seçenekler masaya yatırılmalı ve barış gücü hareketi başlatılmalıdır. -İşgal rejimine ambargo uygulanmalı, silahların uluslararası insancıl hukukun ihlallerinde kullanılmasına izin verilmemelidir. -İşgal rejimine karşı direnişe, silah, mühimmat, lojistik ve teknolojik destek verilmelidir. -Gazze'de işgal rejiminin işlediği soykırımı durduracak somut adımlar atılmalıdır. -siyonist işgal rejimine destek sağlayan ürünleri boykot etmeye devam ediniz.
Boykot en büyük silah olduğunu unutmayalım.
Bir dönem değil, ömür boyu boykot bilinci ile hareket edilmelidir. -siyonist işgal rejimi, denize dökülüp haritadan silinene kadar azim ve kararlılıkla Kudüs davasını savunmaya devam edeceğiz.
Gazze'nin kahraman halkına, izzeti kuşanan liderlerine, Siyonist işgale direnen mücahitlere selam olsun."