Haber Detayı

Kimse maliyete göre fiyatını belirlemiyor
Ekonomi dunya.com
16/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Kimse maliyete göre fiyatını belirlemiyor

Enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek için para politikasının dışında bambaşka enstrümanların devreye alınmasını öneren MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye’de kimsenin maliyete göre fiyatını belirlemediğini söyledi. Özdemir, tam maliyet temelli fiyatlama mekanizması önerdi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Baş­kanı Burhan Özdemir, enflasyon­la mücadeleden finansmana eri­şim sorununa, kentsel düşünüm­den tüketim ürünleri ithalatına kadar bir dizi konuda basın men­suplarının sorularını yanıtladı.

Geçen günlerde düzenlenen özel bir basın sohbet toplantısında enflasyonla mücadele için para politikası ile gidilecek mesafenin sınırına gelindiğini bundan son­ra ise bambaşka enstrümanların devreye alınmasını öneren Öz­demir, “Bizim ülkemizde fiyat­lamaları kontrol edemediğimizi düşünüyorum.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı dı­şında hiçbir kurum tam maliyet temelli fiyatlama çalışması yap­mıyor.

Fiyatlamalar maliyete gö­re değin ünlü markaya göre be­lirleniyor.

Örneğin bir dondurma markası dondurmanın kilosuna bin 500 lira diyor.

Köşedeki dük­kan bin lira yapıyor.

Mahalle ara­sındaki de 750 lira.

Ama bir kilo dondurmanın maliyetini soran yok!” dedi.

Bir bardak çayın, şe­hir ve mekana göre maliyetinin kat kat üzerinde fiyata satılma­sını eleştiren Özdemir, “Anado­lu’da belediyelerin etkisinin ol­duğu mekânlarda fiyat belirlen­meli.

Devletin bir tam maliyet fiyatı koyması lazım.

Nasıl me­sela ordu evleri, öğretmen evleri daha makul” ifadelerini kullandı.Türkiye’deki konut sahipliği ve ücretli kesimin erişim sorununa da değinen Özdemir, “Ne zaman 250 bin dolara vatandaşlık ver­dik o zaman fiyatlar arttı.

Vatan­daşlık alanların çok önemli kıs­mı daha yüksek fiyata satıp çıktı.

Bir toplum kendi aydınına böy­le davranmamalı.

Bir doktor, bir mühendis kazandığı parayla bir ev alamıyor” diye konuştu.Zombi şirket deyip batırmak yerine işlevine bakmak lazım Türkiye’de kentsel dönüşüm­den ziyade rantsal dönüşüm oldu­ğunu ifade eden Özdemir, sanayi yatırımları konusunda da radikal bir çıkış yaparak, “Yüksek tekno­lojili ürün üretimi dışında yeni te­mellerin atılmasına ihtiyaç yok” mesajı verdi.

Bu konudaki görüş­lerine detaylandıran Özdemir, şunları söyledi: “Benim gezdiğim fabrikalarda tezgahlar boş.

Örne­ğin 300 kişilik fabrikada 100 kişi çalışıyor.

Biz hâlâ yatırım yapın, temel atın diyoruz!

Yeni yeni fab­rikalar kurmanın manası yok.

İh­racatımızın yüzde 35-40’ı düşük teknolojili ürünler.

Teşvik paketi açıklandı diye bir ayda roket vi­dası yapılması beklenemez.

Bizde bir geçiş planlaması yok.

Savun­ma sanayi önemli ama istihdamın yüzde 35-40’ı özel sektörden, ka­lanı devlet.

Ama tekstil 1,2 mil­yondan 900 bine geldiği durum­da bile savunmanın 10 katı insan istihdam ediyor.

Bundan çıkalım demekle olmuyor.

İlgili bakanlık­larımızın bir envanter çıkarma­sı lazım; bu ülkede kaç tane CNC tezgahı var biliyor muyuz?

İmala­tın milli gelir içindeki payı tarihi düşük seviyelere geldi.”Kamuoyunda gündeme getiri­len “zombi şirketler” söylemine ilişkin görüşlerini sorduğumuz Burhan Özdemir, şu yorumları yaptı: “Herkes şirket sahibi olup herkes bir şey yaptığını iddia et­tiği için böyle bir durum var ama zombi kavramı ne kadar doğru?

Sistem için üretim yapan ama bel­li nedenlerle kendini çevireme­yen ama piyasaya lazım olan şir­ketler var.

Bunların batırılması doğru değil.

Çok fazla faaliyet yap­mayıp yüksek cirolar ve kârlar ya­panlar var onlara da bakmak la­zım.

Yüz personel çalıştırıp ham­madde maliyeti ve finansman zorluğu altında ezilen firmaya; bu batsın, zombi demek yerine des­teklemek lazım.

Her şeyi ciro en­deksli düşünmemek, kâr maksi­mizasyonu eksenli düşünmemek lazım.

Bu çok kapitalist bir bakış açısı olur.

Bu zombi iddiasını bi­rileri söylüyorsa o zaman başka­larının yaptığı yüksek kârları da konuşmak lazım.

Fiyat diyelim 10 lira.

Malı 9,5’e üretiyorum.

Genel giderlerle maliyet 10’u aşıyor ama satmak zorundayım.

Çünkü 100 adam çalıştırıyorum, 100 adam evine ekmek götürüyor.

Bunlara zombi deyip, batsın diyorsak o za­man yüksek kâr edenleri de regüle edelim.” Halka arzlar konusuna da değinen MÜSİAD Genel Başka­nı Özdemir, halka arzların finans­man sorununu çözmekten ziyade büyümek için yapılmasının daha doğru olacağını ifade etti.

Özde­mir, “Bundan 2 sene önce maliyeti ne olursa olsun finansmana eri­şim problemdi.

Artık finansman maliyeti esas problem” dedi.BM ile mülteciler için iş birliğiMÜSİAD ile Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Türkiye Temsilciliği arasında kapsamlı iş birliği anlaşması imzalandı.

MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in basın sohbet toplantısının ardından UNHCR Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi ile İstanbul’da imzaladığı anlaşma uyarınca, mülteci ve ev sahibi toplulukların ekonomik dayanıklılığının artırılması, iş gücü piyasasına katılımlarının desteklenmesi ve sosyal uyumun güçlendirilmesi sağlanacak.

Mültecilerin yer aldığı şehirlerde MÜSİAD üye iş yerlerinin desteği ile eğitimler verilecek, istihdam olanakları artırılacak.

Öte yandan MÜSİAD olarak New York’ta bir finans zirvesi gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Burhan Özdemir, Birleşmiş Milletler Finans toplantıları ile eş zamanlı olacak şekilde bu zirveyi yapacaklarını söyledi.

Önümüzdeki dönemde uluslararası alanda daha aktif bir MÜSİAD göreceğimizi kaydeden Özdemir, yurt dışında yıllardır hep aynı kişilerin katıldığı ve artık “Türkler’in Türkler ile toplantısı” niteliğinden öte geçemeyen etkinler yerine geniş ve nitelikli etkinlikler için çalışacaklarını ifade etti.“Kritik sektörlerde Çin’e engel konulmalı” Son dönemde sosyal medyada belli kesimlerin eleştirisine neden olan ve e-ithalat yoluyla gelen ürünlerde 30 euro istisnasının kaldırılmasına yönelik görüşlerini açıklayan MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, “Bunun yapılmasını biz istedik.

Bence birçok sektörde ve belli kritik sektörlerde Çin’in engellenmesi lazım.

Son kullanım ürünlerinde engellenmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Başkan Özdemir’in dikkat çektiği tüketim ürünleri ithalatına baktığımızda 2023 yılında 42,2 milyar dolar olan tutar 2025’te 53 milyar doları aştı.

Çin’den yapılan tüketim malları ithalatı 2023’te 5,3 milyar dolarken geçen yıl 7,5 milyar doları aştı.

Böylece Türkiye’nin tüketim malları ithalatı içinde Çin’in payı yüzde 12,7’den yüzde 14,2’ye yükseldi.

İlgili Sitenin Haberleri