Haber Detayı

Belirsizlik günlerinde genç girişimci olmak
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
16/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Belirsizlik günlerinde genç girişimci olmak

Bugünün genç iş insanları yalnızca teknik bilgiyle değil; adaptasyon, analiz, empati ve stratejik düşünme becerileriyle ayakta kalmak zorunda. Belirsizlikle başa çıkabilme, kriz yönetimi ve sürdürülebilirlik perspektifi artık temel yetkinlikler.

Anadolu’dan İstanbul’a uzanan hikâyeler...

Yokluk içinden çıkan sanayiciler...

Devlet eliyle kurulan fabrikaların gölgesinde büyüyen tüccarlar...

Sıfırdan yaratılan sermayeler...

Bugün büyük holdinglerin internet sitelerine bakın; hemen hepsinin öyküsü küçük bir atölye, mütevazı bir dükkân, cesur bir girişimle başlar.

Cumhuriyetin ilk kuşak sermayedarları yoklukla mücadele etti ama kurallar belliydi.

Devlet yerli sanayiyi büyütmek için korumacı bir şemsiye açmış, üretimi önceleyen bir yön çizmişti.

Aradan geçen yüz yılda dünya değişti.

Teknoloji değişti.

Sermayenin doğası değişti.

Artık çalışarak, üreterek “sıfırdan zengin olmak” romantik bir anlatıdan ibaret.

Çünkü bugünün ekonomik düzeninde başlangıç çizgisi herkes için aynı değil.

Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD) 40 yaş altı yöneticileri ve iş insanlarını bir araya getiriyor.

Başkanı genç bir kadın: Başak Öğütken Çetinkaya.

Gazetemizi ziyaretinde yaptığımız sohbette değişen sermaye yapısını ve genç iş insanlarının kırılgan zeminini konuştuk.

Çetinkaya’ya göre en temel sorun belirsizlik.

Gençler bugün üç cephede birden mücadele ediyor: * Ekonomik istikrarsızlık * Finansmana erişim eşitsizliği * Adil rekabet sorunu Bunlara hukukun öngörülebilir olmadığı, kuralların sık değiştiği bir ortamı ve toplumsal güven erozyonunu ekleyin.

Böyle bir iklimde uzun vadeli yatırım cesareti kalır mı?

Türkiye’de servet birikimi giderek daha kapalı bir çevrede dönüyor.

Kamu ihaleleri, teşvik mekanizmaları ve büyük kredi paketleri belirli ölçeklerin üzerinde yoğunlaşıyor.

Genç bir girişimci için teminatsız banka kredisi neredeyse imkânsız.

Risk sermayesi sınırlı, melek yatırımcı ağı dar.

Böyle bir tabloda “çalış, üret, büyü” formülü tek başına yetmiyor.

Çetinkaya, yüksek enflasyonun gençleri daha ihtiyatlı davranmaya zorladığını söylüyor: “Yatırım kararları küçülüyor, büyüme planları kademe kademe ilerliyor.

Kur dalgalanmaları ise ithal girdiye bağımlı üretim yapısının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor.” EĞİTİM REFORMU ŞART Dönüşümü ıskalayanın rekabet şansı yok.

Ancak eğitim politikaları iş dünyasının dönüşüm hızına yetişemiyor.

Nitelikli işgücü açığı büyürken gençler diplomalı ama donanımsız mezun oluyor.

Üniversite-sanayi işbirliği çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor.

Sürdürülebilir büyüme yalnızca teşvik paketleriyle sağlanamaz.

Köklü bir eğitim reformu, gençlerin ve kadınların ekonomiye güçlü katılımını sağlayacak yapısal politikalar ve liyakate dayalı bir sistem gerekiyor.

Çetinkaya yine de Türkiye’nin genç ve dijitalleşmeye yatkın nüfusunu önemli bir avantaj olarak görüyor.

Yapay zekâ, veri analitiği, yeşil dönüşüm...

Bunlar artık geleceğin değil, bugünün zorunlulukları.

Bugünün genç iş insanları yalnızca teknik bilgiyle değil; adaptasyon, analiz, empati ve stratejik düşünme becerileriyle ayakta kalmak zorunda.

Belirsizlikle başa çıkabilme, kriz yönetimi ve sürdürülebilirlik perspektifi artık temel yetkinlikler.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk döneminde yokluk vardı ama yön belliydi.

Devlet üretimi önceleyen bir çerçeve çizmişti.

Bugün ise genç girişimci küresel rekabetin ortasında, çoğu zaman korumasız ve öngörüsüz bırakılıyor.

Türkiye’nin ihtiyacı gençlerin dinamizmini öven cümleler değil; o dinamizmi taşıyacak kurallı, şeffaf ve güven veren bir ekonomik düzen.

Çünkü mesele yalnızca çalışmak değil.

Mesele yalnızca üretmek değil.

Mesele, emeğin karşılığının alınabileceğine dair inancı yeniden kurmaktır.

Ve o inanç olmadan hiçbir ekonomi büyüyemez.

İlgili Sitenin Haberleri

Hatalar Yazarlar cumhuriyet.com.tr
1 saat önce

Hatalar