Haber Detayı

Mac and cheese’in tartışmalı tarihi; Antik Roma’dan Amerikan kimliğine uzanan bir konfor yemeği
Gastroda odatv.com
16/02/2026 11:03 (1 saat önce)

Mac and cheese’in tartışmalı tarihi; Antik Roma’dan Amerikan kimliğine uzanan bir konfor yemeği

Mac and cheese’in tarihi sandığınızdan çok daha eski. Antik Roma tariflerinden Thomas Jefferson’ın sofrasına, oradan Afro-Amerikan mutfak mirasına uzanan bu yolculuk, bir konfor yemeğinin nasıl kültürel bir sembole dönüştüğünü anlatıyor.

Bugün Amerikan mutfağının en yaygın “comfort food”larından biri olan mac and cheese’in tarihi, yüzyıllar boyunca değişen kültürel ve toplumsal dönüşümlerin hikayesidir.

Antik Roma metinlerinden 18. yüzyıl Avrupa mutfaklarına, oradan Amerika’ya uzanan bu serüven; sınıf, kimlik ve hafıza ile iç içe ilerler.The Epic History of Macaroni and Cheese: From Ancient Rome to Modern America adlı çalışmasında Karima Moyer-Nocchi, bu uzun yolculuğu iz sürer gibi takip ediyor.

Kitap, gastronomi tarihini mutfak teknikleri üzerinden ve kültürel bağlamı içinde ele almasıyla dikkat çekiyor.CASANOVA’DAN JEFFERSON’A, MAKARNANIN SAHNEYE ÇIKIŞI1755’te Venedik’te bir hapishane hücresinde geçen bir sahne, bu hikayenin en dramatik anekdotlarından biri.

Giacomo Casanova, hücre arkadaşıyla birlikte bir kaçış planı yapar.

İçine demir bir cıvata saklanmış büyük bir İncil, tereyağlı ve peynirli makarna dolu bir tepsinin altına gizlenir.

Makarna burada, tarihin önemli aktörlerinden biridir.Atlantik’in öte yakasında ise hikaye başka bir dönemeç alır.

Thomas Jefferson, Avrupa seyahatleri sırasında makarna ve peynirli yemeklerden etkilenir.

Ancak bu yemekleri Amerikan sofrasına taşıyan, onun köleleştirilmiş aşçılarıdır.

İşte tam bu noktada mac and cheese, seçkin bir Avrupa etkisinden çıkarak Amerikan kültürel belleğinin parçasına dönüşmeye başlar.Yemeğin asıl kırılma noktası burada başlar.

Mac and cheese, zamanla Afro-Amerikan mutfağının güçlü sembollerinden biri haline gelir.Jessica B.

Harris, Toni Tipton-Martin ve Adrian Miller gibi araştırmacıların da vurguladığı gibi, bu yemek siyahi Amerikan sofra kültüründe kimlik, dayanışma ve tarihsel hafızanın taşıyıcısıdır.Mac and cheese böylece bir konfor yemeğinden fazlasına dönüşürek Amerikan kültürel anlatısının merkezindeki tabaklardan biri olur.KÜRESEL AKRABALAR, İSKOÇYA VE BARBADOSMoyer-Nocchi, yemeğin dünya mutfaklarındaki akrabalarını da araştırır.

İskoçya’daki “macaroni pie” ve Barbados’un baharatlı “Bajan macaroni pie” yorumu, bu yemeğin göç ve sömürge tarihiyle nasıl kesiştiğini gösterir.

Ancak kitap burada bir ikilem yaratır.

Araştırma kapsamı geniş ve etkileyicidir; fakat bazı tarif detaylarında ve tarihsel aktarımlarda görülen küçük hatalar, akademik ciddiyet açısından soru işaretleri doğurur.RESTORATİF TARİH TARTIŞMASIYazar, çalışmasını “restoratif tarih” yaklaşımı çerçevesinde konumlandırır; yani tarih yazımında marjinalleştirilmiş sesleri görünür kılmayı amaçlar.

Bu yaklaşım, özellikle Amerikan bağlamındaki analizlerde güçlüdür.

Ancak kitabın bazı bölümlerinde ideolojik çerçevenin, gastronomik anlatının önüne geçtiği hissedilebilir.İlginçtir ki Moyer-Nocchi’nin daha önce yayımladığı Chewing the Fat: An Oral History of Italian Foodways from Fascism to Dolce Vita adlı çalışması, bu yöntemi çok daha etkileyici biçimde uygulamıştı.

O kitapta İtalya’nın savaş ve yoksulluk yılları, kadınların gıda hafızası üzerinden anlatılıyordu.The Epic History of Macaroni and Cheese, büyüleyici anekdotları ve kültürel analizleriyle güçlü bir gastronomi tarihi denemesi.

Özellikle Amerikan kimliği bağlamındaki okumaları dikkat çekici.

Ancak detaylardaki özensizlik, kitabın iddialı kapsamıyla zaman zaman çelişiyor.Yine de şu soruyu sormayı başarıyor; bir tabak makarna gerçekten yalnızca makarna mıdır?

Yoksa bir ulusun hafızası, sınıfsal dönüşümü ve kültürel çatışmaları o tabağın içinde mi saklıdır?Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri