Haber Detayı

Akın Gürlek'in atanmasının iptali için dava açıldı: 'Atama işlemi hukuka tecavüzdür'
Siyaset cumhuriyet.com.tr
16/02/2026 13:58 (3 saat önce)

Akın Gürlek'in atanmasının iptali için dava açıldı: 'Atama işlemi hukuka tecavüzdür'

YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle atama kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı.

Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği Kurucu (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve beraberindeki Ankara Barosu’na kayıtlı bir grup avukat, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek'in atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açtı.

Danıştay önünde açıklama yapan Eminağaoğlu, Akın Gürlek’in resmi görevi sona ermeden Adalet Bakanı olarak atanmasının, Anayasa’nın 140. maddesindeki ikinci görev yasağına açıkça aykırı olduğunu savundu.

Eminağaoğlu, şunları kaydetti: Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın, Danıştay’ın ve Yüksek Seçim Kurulu’nun yerleşik kararlarına göre milletvekili seçilme anı oy vermenin bittiği andır.

Yani kesin seçim sonuçlarının açıklanması, mazbata alınması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin yapılması gibi işlemler kurucu işlemler değil, sonuca etkili işlemler değildir.

Bu bağlamda bakan olarak atanma anı, bakanlık hak ve sorumluluklarının başladığı andır.

Meclisteki yemin etme anının hukuki olarak bakanlık sıfatının başlamasıyla hiçbir ilgisi yoktur.

Dolayısıyla Resmi Gazete’de atanma işleminin yayımlanması ile bakanlık görevi başlamış ve ikinci görev yasağına aykırılık ortaya çıkmıştır.

Bu nedenle Akın Gürlek’in atanma işlemi anı itibarıyla bakanlık görevi başlamış olduğu için bu yönden iptal istemiyle başvurumuzu yaptık.

Kaldı ki tüm bu durumlar gözetilmeden bir an için Akın Gürlek’in bakan olarak atanması ile savcılık görevinin sona erdiği kabul edilecek olsa, o durumda da Akın Gürlek’in Anayasa’nın 139. maddesinde belirtilen savcılık görevinden azli, yani savcılık görevinin sonlandırılması söz konusu olacaktır ki bu Anayasa’ya göre yasaktır, aykırıdır.

Bir idari işlemle savcılık görevi sonlandırılamaz.

Hiç kimse savcılıktan azledilemez.

Bu yönüyle de Anayasa’ya aykırılık ortaya çıkmış, bu da ayrıca iptal nedeni yapılmıştır.

GÜRLEK’İN BU KOŞULLAR ALTINDA ADALET BAKANI OLARAK ATANMASI ANAYASA’YA AÇIKÇA AYKIRIDIR Savcı Akın Gürlek’in, bu koşullar altında Adalet Bakanı olarak atanmasının açıkça Anayasa’ya aykırı olduğunu öne süren Eminağaoğlu, Atama işlemi denilse de yapılan hukuka tecavüzdür.

Anayasa’nın egemenlik başlığını taşıyan 6. maddesinde ‘Hiç kimse kaynağını Anayasa’dan almayan devlet yetkisi kullanamaz’ denmektedir.

Anayasa’nın ilgili maddelerinde Cumhurbaşkanı’nın bakan atama ve bakanları görevden alma yetkisinden söz edilmektedir.

Cumhurbaşkanı’nın bir bakanı atayabilmek için bir başka bakanın görevden affı ve bu affın kabulü gibi Anayasa’da yer almayan bir durumdan da atama kararnamesinde söz edilmiştir diye konuştu.

Akın Gürlek'in, Adalet Bakanı olarak HSK Başkanlığı da yapacağnı hatırlatan Eminağaoğlu, Akın Gürlek hakkında oldukça fazla suç duyurusu vardır.

O suç duyurularına HSK Başkanı olarak kendisi bakacaktır.

HSK Genel Kurulu sonlandıracaktır.

HSK, Akın Gürlek’in yargı görevini yaptığı dönemle ilgili olarak devre dışı bırakılmaktadır.

Bu da açıkça Anayasa’ya aykırıdır.

Bu yönleriyle atanma işleminin iptali ve HSK’da yapacağı, Adalet Bakanlığı’nda yapacağı işlemlerin giderilmesi güç ve olanaksız hukuki sorunlar ortaya çıkarmaması için de yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmuştur dedi.

SAVUNMANIN KISITLANMASI ANLAYIŞI, ÇAĞDAŞ CEZA YARGILAMASI SİSTEMİYLE ÖRTÜŞMEZ Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Eminağaoğlu, Gürlek'in avukatların tutuklularla görüşmelerine sınırlama getirilmesine yönelik açıklamalarının sorulması üzerine şunları söyledi: “Şu an Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, savunma hakkı çerçevesinde avukatların müvekkilleriyle, tutuklularla görüşmelerinin yapılacağı ve kısıtlanamayacağı konusunda hüküm vardır.

Bu, savunma hakkının kutsallığını ve savunma hakkının kısıtlanamayacağına yönelik evrensel kuralı yansıtan bir düzenlemedir.

Savunmanın kısıtlanması anlayışı, adeta kişilerin savunma hakkı kullandırılmadan mahkum edilmesi anlayışını yansıtır ve çağdaş ceza yargılaması sistemiyle hiçbir şekilde örtüşmez.”

İlgili Sitenin Haberleri