Haber Detayı

Süper güçler anlaşamıyor nükleer tehlikenin ayak sesleri duyuluyor: Ülkeler stratejik silah için sırada
Dünya aydinlik.com.tr
16/02/2026 17:00 (3 saat önce)

Süper güçler anlaşamıyor nükleer tehlikenin ayak sesleri duyuluyor: Ülkeler stratejik silah için sırada

Yeni START sonrası nükleer dengenin bozulduğu dünya düzeninde Polonya, Almanya ve Japonya nükleer kapasite tartışmalarında ön saflarda yer alıyor.

Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, sözde "Rus tehdidini" gerekçe göstererek ülkesinin kendi nükleer silah programını geliştirmesi gerektiğini savundu.

NATO'nun Avrupalı üyeleri, uzun süredir devasa askeri yığınaklarını meşrulaştırmak için Rus saldırganlığı ihtimalini öne sürerken, Moskova bu iddiaları "saçmalık" ve asılsız “korku tellallığı” olarak nitelendiriyor.

Pazar günü Polsat News kanalına konuşan Nawrocki, Polonya'nın nükleer projeye katılmasına güçlü bir destek verdiğini belirtti.

Polonyalı lider, bu yönde çalışmalara başlanması için harekete geçilmesi gerektiğini ifade ederken, Varşova'nın bu girişimi gerçekten sürdürüp sürdürmeyeceği konusunda net bir bilgi vermedi.

Polonya, nükleer silah sahibi olarak sadece beş devleti (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere) tanıyan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na taraf ülkeler arasında yer alıyor.

STRATEJİK DENGENİN ÇÖKÜŞÜ Bu tartışmalar, iki nükleer süper güç Rusya ile ABD arasındaki son stratejik silahları kısıtlama anlaşması Yeni START'ın çöktüğü bir ortamda yapılıyor. 1960'larda kurulan nükleer denge, 1972'den itibaren kesintisiz sürdürülüyordu.

Mutabakatın süresi 5 Şubat'ta doldu ve taraflar henüz bir anlaşmaya varamadı.

Yeni bir nükleer denge kurmak isteyen Washington, anlaşma için Çin'in de masaya gelmesi konusunda ısrar ediyor.

Pekin, nükleer cephaneliğinin Rusya ve ABD'ye oranla çok daha sınırlı olması nedeniyle mutabakata katılmaya yanaşmıyor.

Moskova ve Washington küresel nükleer cephanelerin yüzde 90'ına sahip.

Moskova ise anlaşmayı yinelemek için defalarca çağrıda bulunduğu ABD'nin yeni koşullarla masaya gelmesinden rahatsız.

Rus tarafı kısa süre önce ABD'nin Çin hamlesine, İngiltere ve Fransa'yı masaya çağırarak yanıt verdi.

BERLİN TABUYU YIKIYOR MU?

Nükleer silah edinme tartışmaları sadece Polonya ile sınırlı kalmayıp Almanya'da da artık bir tabu olmaktan çıkıyor.

Rusya'nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev, konunun medyada giderek daha fazla tartışıldığını ve siyasetçiler, milletvekilleri, askeri yetkililer ile uzmanlar arasında "savunucular" kazandığını belirterek bu eğilimi son derece endişe verici olarak nitelendirdi.

Şansölye Friedrich Merz, Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşmada doğrudan "Almanya nükleer silah üretsin" demese de "Avrupa nükleer şemsiyesi" kavramını merkezi bir yere koydu.

Merz, Fransa'nın sahip olduğu nükleer kapasitenin tüm Avrupa'yı kapsayacak şekilde genişletilmesini ve bu kapasitenin finansmanı ile komuta kademesinde Almanya'nın da söz sahibi olmasını öneriyor.

Ana muhalefet AfD partisinden milletvekili Kay Gottschalk da geçen ay yaptığı açıklamada, Avrupa uluslarının artık Amerikan korumasına güvenemeyeceğini vurgulayarak Almanya'nın nükleer silahlara ihtiyacı olduğunu söyledi.

Gottschalk, ABD ile Avrupalı müttefikleri arasında Grönland üzerinden yaşanan son gerilimlerin Washington'ın çıkarlarının Avrupa'nınkinden tamamen farklı olduğunu kanıtladığını belirtti.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, geçen temmuz ayında Almanya'nın birkaç ay içinde nükleer bomba yapabileceğini ancak bu senaryonun tamamen varsayımsal olduğunu belirtmişti.

TOKYO'DA HAREKETLENME Benzer bir gelişme olarak Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin kıdemli bir danışmanı, ülkenin kendi nükleer caydırıcılığını geliştirmeyi düşünmesi gerektiğini öne sürmüş, bu açıklama Çin'in sert tepkisini çekmişti.

MEDVEDEV UYARMIŞTI 2010'da imzalanan Yeni START'ın mimarlarından Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitry Medvedev, geçen ay yaptığı açıklamada artan küresel istikrarsızlık ortamında bazı ülkelerin nükleer silaha sahip olmayı tek meşru müdafaa ve egemenlik garantisi olarak görebileceği uyarısında bulunmuştu.

Medvedev, bir dizi ülkenin askeri nükleer program yürütecek teknik kapasiteye sahip olduğunu ve bazılarının bu alanda araştırmalar yürüttüğünü belirtti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş kalıcı üyesinin yanı sıra Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore de nükleer cephaneliğe sahipken, İsrail'in ilan edilmemiş nükleer kapasitesi olduğu dünya genelinde kabul ediliyor.

İlgili Sitenin Haberleri