Haber Detayı

İnsanlar eskiden gecede iki kez uyuyordu... Bu alışkanlık neden kayboldu?
Bilim - teknoloji nefes.com.tr
17/02/2026 10:13 (2 saat önce)

İnsanlar eskiden gecede iki kez uyuyordu... Bu alışkanlık neden kayboldu?

Günümüzde kesintisiz sekiz saatlik uyku doğal bir gereklilik gibi görülse de, tarih boyunca bu durum her zaman böyle değildi. Uzmanlara göre insanların gecenin bir yarısında uyanması aslında “anormal” değil aksine oldukça insani bir deneyim.

Gece kesintisiz uyumak günümüzde yaygın bir durum.Tarihsel kayıtlar, insanların yüzyıllar boyunca geceleri iki ayrı uyku diliminde dinlendiğini gösteriyor. “İlk uyku” ve “ikinci uyku” olarak adlandırılan bu düzen, akşam karanlığından sonra erken saatlerde yatıp gece yarısı civarında uyanmayı, ardından sabaha kadar yeniden uyumayı içeriyordu.Keele Üniversitesi'nde bilişsel psikoloji dalında öğretim üyesi Darren Rhodes, Conversation'a yazdığı makalede uyku düzenindeki değişimin nedenlerini sıraladı.Avrupa, Afrika ve Asya’daki yazılı kaynaklar, geçmişte ailelerin gün batımından kısa süre sonra uykuya geçtiğini, gece yarısı bir süre uyanık kaldığını ve ardından tekrar uyuduğunu aktarıyor.

Bu uyanıklık süresi genellikle bir saat ya da daha uzun sürüyordu.Gece yarısı verilen bu ara, boş zaman olarak görülmüyordu.

İnsanlar ateşi harlamak, hayvanları kontrol etmek gibi ev işlerini yapabiliyor; bazıları dua ediyor ya da gördükleri rüyalar üzerine düşünüyor; kimileri de sessizce kitap okuyup yazı yazıyordu.

Çiftlerin bu zamanı yakınlaşma için kullandığı da kayıtlarda yer alıyor.TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMLERİN ETKİSİUzmanlara göre bu düzenin kaybolması son iki yüzyılda yaşanan toplumsal dönüşümlerle bağlantılı.18. ve 19. yüzyıllarda önce yağ lambaları, ardından gaz lambaları ve nihayet elektrikli aydınlatma yaygınlaştı.

Yapay ışık, geceyi daha uzun süre “kullanılabilir” hale getirdi.

İnsanlar gün batımından hemen sonra yatmak yerine lambaların ışığında daha geç saatlere kadar uyanık kalmaya başladı.Parlak ışık, biyolojik saatimizi (sirkadiyen ritim) de etkiliyor.

Özellikle akşam saatlerinde maruz kalınan sıradan oda ışığı bile melatonin salgısını baskılayarak uykuya dalma zamanını geciktiriyor.Sanayi Devrimi ile birlikte fabrika çalışma saatleri tek parça bir dinlenme düzenini teşvik etti. 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde, kesintisiz sekiz saatlik uyku anlayışı iki aşamalı uyku geleneğinin yerini aldı.Elektriğin olmadığı ortamlarda yapılan araştırmalar, iki aşamalı uykunun tamamen kaybolmadığını gösteriyor. 2017 yılında Madagaskar’daki tarım topluluklarında yapılan bir çalışmada, insanların çoğunlukla gece yarısı civarında uyanarak iki bölüm halinde uyuduğu tespit edildi.Sonuç olarak, gece yarısı uyanmak her zaman bir sorunun işareti olmayabilir.

Tarihsel olarak bakıldığında, bu durum insanlığın uzun süre boyunca benimsediği doğal bir uyku düzeninin parçası olabilir.

İlgili Sitenin Haberleri