Haber Detayı
Avrupa savunmada yeni rota arayışında
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland çıkışı ve NATO’ya ilişkin belirsiz mesajları, Avrupa başkentlerinde savunma stratejilerinin yeniden şekillenmesine yol açtı. Kıta ülkeleri, Washington’a bağımlılığı azaltacak daha entegre bir savunma mimarisi için düğmeye basıyor.
Avrupa’da güvenlik politikaları yeniden masaya yatırıldı.
Özellikle Donald Trump’ın Grönland üzerindeki söylemleri ve ABD’nin ittifaklara yaklaşımına dair tartışmalar, kıta genelinde “stratejik özerklik” fikrini güçlendirdi.
Diplomatik kulislerde, transatlantik ilişkilerin eskisi kadar öngörülebilir olmadığı değerlendirmesi yapılıyor.
Münih Güvenlik Konferansı 2026’da Avrupa’nın savunma vurgusu Bu tartışmaların en net şekilde hissedildiği platformlardan biri Münih Güvenlik Konferansı 2026 oldu.
Konferansta konuşan birçok Avrupalı yetkili, güvenliğin tek bir müttefike yaslanamayacak kadar kritik olduğuna vurgu yaptı.
Avrupa’nın kendi caydırıcılık kapasitesini artırması gerektiği yönünde güçlü mesajlar verildi.
Ursula von der Leyen, Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve ortak projelere hız verilmesi gerektiğini belirterek, kıtanın savunma harcamalarında daha koordineli hareket etmesi çağrısında bulundu.
Özellikle hava savunma sistemleri, uzun menzilli füze projeleri ve ortak mühimmat üretimi gibi başlıklarda iş birliğinin artırılması planlanıyor.
Öte yandan ABD kanadından gelen bazı açıklamalar da Avrupa’daki endişeleri derinleştirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun NATO ve Ukrayna konularına sınırlı vurgu yapması, Avrupa başkentlerinde dikkatle not edildi.
Bu durum, NATO içinde daha güçlü bir “Avrupa ayağı” oluşturulması fikrini yeniden gündeme taşıdı.
Başta Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık olmak üzere birçok ülke, savunma bütçelerini artırma ve ortak üretim kapasitesini geliştirme konusunda daha somut adımlar atmaya hazırlanıyor.
Ancak uzmanlara göre bu dönüşüm kısa vadede tamamlanabilecek bir süreç değil.
Farklı askeri doktrinler, sanayi rekabeti ve bütçe dengeleri, Avrupa’nın savunmada tam entegrasyonunun önündeki en büyük sınavlar olarak görülüyor.
Özetle Avrupa, ittifak sistemini terk etmekten ziyade, kendi güvenlik mimarisini güçlendirecek yeni bir denge kurmaya çalışıyor.
Washington’la ilişkiler sürerken, kıta ülkeleri artık savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırlanıyor.
Ukrayna-Rusya Savaşı uzun vadede dünyayı nasıl şekillendiriyor?Dünya İngiltere'den savunmada vites artırma mesajı: Hedef yüzde 3’e daha erken ulaşılacakDünya Altın ve gümüşte yeni dönem: Uzman isimden kritik tahminlerEkonomi Dr.
Nuri Sevgen’den piyasa analizi: Borsada "Tüm Endeks" takibi ve İran riski uyarısıEkonomi