Haber Detayı

Hollanda Savunma Bakanlığı: F-35 yazılımını kırmak iPhone'dan farklı değil... NATO müttefikleri F-35 bağımlılığına çare arıyor
Dünya aydinlik.com.tr
17/02/2026 14:30 (1 saat önce)

Hollanda Savunma Bakanlığı: F-35 yazılımını kırmak iPhone'dan farklı değil... NATO müttefikleri F-35 bağımlılığına çare arıyor

ABD’nin yazılım ve lojistik kontrolü altındaki F-35 programı, müttefik ülkelerde 'bağımlılık' tartışmasını büyütüyor. Son olarak Hollanda’dan gelen çıkış, bu sefer uçakların teknik kapasitesini değil, Washington’la yaşanabilecek bir kopuşun sonuçlarını gündeme taşıyor.

ABD yapımı F-35'lerin müttefiklere yönelik kullanım kısıtlamaları kullanıcı ülkeleri yeni çözümlere itiyor.

Hollanda Savunma Bakanlığı Devlet Sekreteri Gijs Tuinman, F-35 savaş uçaklarının “bilgisayar beyninin” gerekirse bir iPhone gibi yazılımının kırılarak (jailbreak) üçüncü taraf yazılımlara açılabileceğini söyledi.

Tuinman, BNR Nieuwsradio’da katıldığı programda, söz konusu sürecin teknik ayrıntılarına dair bilgi vermedi.

Bu çıkışın ABD’nin müttefiklerine desteği kesmesi ihtimalinin tartışıldığı bir dönemde gelmesi dikkat çekiyor.

BULUT AĞI VE YAZILIM BAĞIMLILIĞI F-35 programı, kullanıcı ülkelerin uçak yazılımı üzerinde doğrudan değişiklik yapmasını ciddi biçimde sınırlandırıyor.

Savunmaya yönelik içerikler sunan War Zone sitesi (TWZ), uçaklara yönelik yazılım güncellemeleri ve lojistik işlemlerin, bulut tabanlı bir ağ üzerinden yürütüldüğünü yazdı.

Bu sistemin ilk versiyonu Autonomic Logistics Information System (ALIS) olarak biliniyor.

TWZ'ye göre süregelen teknik sorunlar nedeniyle ALIS’in yerini kademeli olarak Operational Data Integrated Network (ODIN) alıyor.

ALIS/ODIN yalnızca yazılım güncellemesi yapmıyor.

Görev öncesi uçaklara yüklenen son derece hassas “görev veri paketleri” de bu sistem üzerinden aktarılıyor.

Bu paketlerde düşman hava savunma ağlarına, elektronik harp kabiliyetlerine ve istihbarat verilerine ilişkin kritik bilgiler yer alıyor.

F-35’in hayatta kalma kabiliyetinin önemli bir bölümü bu planlama altyapısına dayanıyor.

İSRAİL İSTİSNASI Bugüne kadar yalnızca İsrail, F-35I filosuna yerli yazılım entegre etme ve uçakları ALIS/ODIN dışında işletme hakkı elde etti.

Tel Aviv ayrıca depo seviyesi bakım faaliyetlerini de bağımsız biçimde yürütebiliyor.

Diğer kullanıcı ülkeler ise yazılım yeniden programlama faaliyetlerinde sınırlı bir “firewall” uygulayabilse de süreç ABD ordusu ve üretici Lockheed Martin gözetiminde ilerliyor. ‘KILL SWITCH’ TARTIŞMASI VE GERÇEK BAĞIMLILIK Geçen yıl F-35’lerde ABD’nin uzaktan devre dışı bırakabileceği bir acil durum anahtarı (kill switch) bulunduğu iddiaları gündeme gelmişti.

Pentagon bu mekanizmanın varlığını sürekli reddetse de konu uzun süredir savunma çevrelerinde tartışılıyor.

Financial Times’a konuşan savunma analisti Richard Aboulafia, yazılım temelli bir sistemde böyle bir müdahalenin teknik olarak mümkün olduğunu belirterek, “Biraz yazılım koduyla yapılabiliyorsa vardır diye varsayabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Münih Güvenlik Konferansı'nın organizatörlerinden Wolfgang Ischinger ise ABD’nin Ukrayna’ya yönelik yardımları kestiğini hatırlatarak, benzer bir durumun Alman F-35’leri için yaşanabileceği endişesini dile getirdi ve sözleşmenin sorgulanabileceğini söyledi.

Alman savunma şirketi Hensoldt’un İletişim Başkanı Joachim Schranzhofer de “Acil kapama anahtarı söylentiden fazlası” ifadelerini kullandı.

Ancak uzmanlara göre asıl belirleyici unsur “kill switch” değil, görev planlama ve yazılım desteğinin kesilmesi.

F-35’ler bakım, yedek parça ve lojistik zinciri açısından ABD merkezli bir yapıya bağlı.

Bu destek kesildiğinde uçakların kısa sürede yerde kalabileceği belirtiliyor.

Royal United Services Institute Kıdemli Araştırma Görevlisi Justin Bronk, Avrupa ordularının iletişim, elektronik harp ve mühimmat ikmali açısından büyük ölçüde ABD’ye bağımlı olduğunu vurguluyor.

Bu tablo, doğrudan bir kapatma mekanizmasına gerek kalmadan da operasyonel bağımlılığın sürdüğüne işaret ediyor.

Dolayısıyla F-35 yazılımının “kırılması” mümkün olsa bile, görev planlama altyapısı ve sürdürülebilirlik zinciri olmadan uçağın operasyonel etkinliğinin ciddi biçimde düşeceği ifade ediliyor.

HUKUKİ VE SİYASİ RİSK TWZ ayrıca F-35 yazılımına yönelik herhangi bir kırma girişiminin, üretici Lockheed Martin ile hukuki krize ve Washington’la yeni bir diplomatik gerilime yol açabileceğini hatırlattı.

Böyle bir adımın yedek parça ve teknik destek kesintisini tetiklemesi halinde, yazılımı değiştirilmiş uçakların hızla kullanılamaz hale gelmesi riski bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi döneminde bazı müttefiklerle yaşanan ticari ve siyasi gerilimler, F-35 programı üzerindeki tartışmaları artırmıştı.

Almanya ve Kanada’nın F-35 tedarik planlarını gözden geçirmesi de bu çerçevede meydana gelmişti.

Yine de Hollanda'nın F-35 ile ilgili çıkışı, özellikle Avrupa’daki kullanıcı ülkeler için programın teknik olduğu kadar stratejik bir bağımlılık meselesi olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.

İlgili Sitenin Haberleri