Haber Detayı
Hazine ve Maliye Bakanlığı: Ocak ayındaki yüksek faiz ödemesi geçici etkilerden kaynaklandı
Hazine ve Maliye Bakanlığı, ocak ayında görülen yüksek faiz ödemesinin borçlanma maliyetlerindeki ani artıştan değil, geçmiş dönemde ihraç edilen TÜFE’ye endeksli tahvillerin vade ödemelerinden kaynaklandığını açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, son dönemde kamuoyunda ocak ayına ilişkin faiz ödemelerine yönelik değerlendirmeler üzerine açıklama yaptı.
Açıklamada, söz konusu dönemde gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin borçlanma maliyetlerinde ani bir artış ya da program dönemindeki faiz yükselişlerinden kaynaklanmadığı ifade edildi.Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin büyük bölümünün, yaklaşık 10 yıl önce ihraç edilen TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluştuğu kaydedildi.
Bu tür tahvillerde kupon oranlarının düşük olduğu ancak yıllar içinde gerçekleşen enflasyonun anaparaya eklendiği, biriken enflasyon farkının ise vade tarihinde toplu olarak ödendiği hatırlatıldı."Vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasından kaynaklandı"Açıklamada, enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesinin doğal olduğu vurgulanarak, Ocak ayındaki artışın mevcut faiz oranlarında ani yükselişten değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasından kaynaklandığı belirtildi.Son yıllardaki yüksek enflasyon ortamı nedeniyle TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici artış görüldüğü aktarılan açıklamada, bu durumun yapısal bir faiz yükü değişiminden ziyade geçmişte biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel etkilerinden kaynaklandığı ifade edildi."Dezenflasyonla faiz ödemeleri öngörülebilir seviyeye dönecek"Bakanlık, dezenflasyon sürecinin güçlenmesiyle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğini kaydetti.
Buna göre, faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026’da yüzde 3,5’e, Orta Vadeli Program sonunda ise yüzde 3,3’e gerilemesi öngörülüyor.Ayrıca faiz harcamalarının vergi gelirlerine ve merkezi yönetim toplam harcamalarına oranında da kademeli düşüş beklenirken, kamu borçlanma stratejisinin ihtiyatlı ve sürdürülebilir çerçevede sürdürüldüğü, TÜFE’ye endeksli uzun vadeli tahvil ihraçlarının kademeli azaltıldığı ve 2024 itibarıyla bu tür ihraçlara son verildiği bildirildi.