Haber Detayı

ABD ile İran anlaştı: Hamaney'den 'batırırız' tehdidi
Dünya odatv.com
17/02/2026 17:00 (7 saat önce)

ABD ile İran anlaştı: Hamaney'den 'batırırız' tehdidi

İran lideri Ali Hamaney, ABD’nin bölgeye sevk ettiği uçak gemisine sert sözlerle yüklendi: “En güçlü ordu bile ağır darbe alır” dedi. Nükleer müzakerelerin ikinci turu sonrası konuşan Dışişleri Bakanı Arakçi ise ABD ile temel ilkelerde uzlaşı sağlandığını, ancak görüşmelerin süreceğini açıkladı.

İran lideri Ali Hamaney, ABD'nin bölgeye sevk ettiği uçak gemisine atıfta bulunan açıklamalar yaptı.Hamaney, ABD Başkanı’nın “dünyanın en güçlü askeri kuvvetine sahip oldukları” yönündeki sözlerine gönderme yaparak, en güçlü orduların bile zaman zaman ağır darbeler alabileceğini ve bunun telafisinin mümkün olmayabileceğini söyledi.Hamaney şunları ifade etti:"ABD Başkanı dünyanın en güçlü askeri kuvvetine sahip olduklarını söyleyip duruyor.Dünyanın en güçlü askeri kuvveti bile zaman zaman öyle sert darbe alır ki bir daha ayağa kalkamaz.Amerikalılar sürekli İran'a doğru bir savaş gemisi gönderdiklerini söylüyor.Elbette savaş gemisi tehlikelidir.Ancak o savaş gemisinden daha tehlikeli olan şey, o savaş gemisini denizin dibine gönderecek silahtır."ABBAS ARAKÇİ: ABD İLE TEMEL KONULARDA ANLAŞTIKİran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "ABD ile temel ilkeler konusunda anlaşmaya vardık.

Taraflar olası anlaşmaya ilişkin belgeler üzerinden çalışacak" dedi."Geçen tura kıyasla olumlu gelişmeler oldu" diye devam eden Arakçi, "İki taraf da potansiyel anlaşma belgeleri üzerinde çalışacak ve bunları birbirleriyle paylaşacak.

Bu, kısa süre içinde bir anlaşmaya varacağımız anlamına gelmiyor, ancak süreç başladı" ifadelerine yer verdi."Son turla karşılaştırıldığında çok ciddi görüşmeler yaptığımızı ve bakış açılarımızı paylaştığımız yapıcı bir atmosferin olduğunu söyleyebilirim" diyen Arakçi, "Bu fikirler tartışıldı ve bazı anlaşmalara ve temel ilkelere vardık.

Ve bu ilkeler temelinde, nihayetinde bir belge taslağı hazırlayacağız" ifadelerine yer verdi.Bir sonraki tur için henüz bir tarih belirlenmediğini belirten Arakçi, iki tarafın olası anlaşma metinleri üzerinde çalışması ve bilgi alışverişinde bulunması konusunda mutabık kalındığını söyledi."NÜKLEER SİLAHLAR İNSANLIĞA YÖNELİK EN BÜYÜK TEHDİTTİR"Uluslararası barış ve güvenlik mimarisinin son yıllarda "benzeri görülmemiş baskılar ve aşınmalarla" karşı karşıya olduğunu söyleyen Arakçi, silahlı çatışmaların şiddetlendiğini, uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygının azaldığını belirterek, çok taraflılığın zayıfladığını ve tek taraflı "yasa dışı" zorlayıcı tedbirlerin arttığını ifade etti.Nükleer silahların bazı ülkeler tarafından bir "politika aracı" olarak görülmesinin küresel ölçekte son derece istikrarsız bir ortam oluşturduğunu belirten Arakçi, artan tehditlerin acil kolektif eylemi gerektirdiğini vurguladı.

Arakçi, "Nükleer silahlar insanlığa yönelik en büyük tehdittir.

Bu silahların tamamen, doğrulanabilir ve geri döndürülemez biçimde ortadan kaldırılmasına ilişkin hukuki yükümlülükler ortadayken, bazı devletlerin güvenlik doktrinlerinde nükleer silahlara daha fazla dayanması derin bir endişe ve üzüntü kaynağıdır" ifadelerini kullandı."İNSANLIK 12 BİNDEN FAZLA NÜKLEER SAVAŞ BAŞLIĞININ GÖLGESİ ALTINDA"Arakçi, "İnsanlık hala 12 binden fazla nükleer savaş başlığının gölgesi altında yaşıyor.

Bunların birçoğu konuşlandırılmış ya da yüksek alarm durumunda.

Bazı doktrinlerde nükleer silahların hızlı kullanımı, hatta kimi durumlarda ilk kullanım seçeneği olarak öngörülüyor.

Bu tür cephaneliklere dayanmanın sürmesi, tüm insanlık için varoluşsal riskler doğuruyor ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nın (NPT) taahhütleriyle açıkça çelişiyor" dedi."NÜKLEER SİLAHLARIN İRAN'IN DOKTRİNİNDE YERİ YOKTUR"Arakçi, İran'ın nükleer silah üretme veya edinme peşinde olmadığını belirterek, "İran, her zaman nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanmayı esas aldı.

Nükleer programımızla ilgili her türlü endişeyi gidermeye ve bu programın tamamen barışçıl olduğunu güvence altına almaya hazır olduğumuzu da gösterdik.

Bu nedenle nükleer müzakerelere girdik ve bugün de bu yolu sürdürüyoruz.

Müzakerelerin gidişatı bile birçok gerçeği ortaya koyuyor.

Bu silahların İran'ın ulusal güvenlik doktrininde kesinlikle yeri yoktur.

Bu tutum, savunma politikamıza dayanmakta ve kitle imha silahlarını yasaklayan açık dini sınırlar ve hükümlerle güçlenmektedir" dedi."NPT BARIŞÇIL NÜKLEER ENERJİ HAKKINI AÇIKÇA TANIR"Kalıcı anlaşmalara ancak karşılıklı, dengeli taahhütler ve halkların meşru haklarına saygı yoluyla ulaşılabileceğini belirten Arakçi, "NPT, tüm üye devletlerin barışçıl amaçlarla nükleer enerjiyi araştırma, üretme ve kullanma hakkını açıkça tanır.

Bu, doğuştan gelen, devredilemez, müzakere edilemez ve hukuken bağlayıcı bir haktır.

Siyasi değerlendirmelere bağlanamaz, keyfi biçimde askıya alınamaz veya yeniden yorumlanamaz.

Bu hakkı ortadan kaldırmaya yönelik her türlü girişim, anlaşmanın metni ve ruhuyla açıkça çelişmektedir" dedi."ABD'NİN TUTUMU MÜZAKERE SÜRECİNİN GÜVENİLİRLİĞİNİ ZAYIFLATMIŞTIR"Arakçi, bazı Batılı ülkelerin, özellikle ABD'nin tutumunun müzakere sürecinin güvenilirliğini zayıflattığını savunarak, ABD'nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin de çok taraflı taahhütlere duyulan güvene "derin bir darbe" vurduğunu söyledi.

Arakçi, "Bu karar, yalnızca çok taraflı taahhütleri görmezden gelmekle kalmamış, aynı zamanda İran halkına haksız ekonomik ve insani sonuçlar da dayatmıştır.

Daha da endişe verici olan ise müzakereler sürerken İran'a karşı askeri saldırıya başvurulmuş olmasıdır.

Bu tür bir eylem, BM Şartı'nın temel ilkeleri ve uluslararası hukukla açıkça çelişmektedir" dedi."NÜKLEER TESİSLERE YÖNELİK SALDIRI SAVAŞ SUÇU SAYILMAKTADIR"ABD'nin NPT'ye taraf olmayan bir rejimle birlikte hareket ettiğini ifade eden Arakçi, "ABD, NPT'ye taraf bir devlete karşı hareket etmiş ve üstelik bunu antlaşmanın emanetçi ülkelerinden biri olarak yapmıştır.

Bu tutum, NPT'nin bütünlüğüne, güvenilirliğine ve ruhuna ciddi bir darbe vurmuştur ve bunun sonuçları kalıcı olacaktır.

Denetim altındaki nükleer tesislere yönelik saldırı savaş suçu sayılmaktadır.

Bu tür saldırılar, radyolojik yayılma riskine, uzun vadeli çevre kirliliğine ve tüm bölgeyi etkileyebilecek sınır aşan sonuçlara yol açmaktadır.

BM Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) bu saldırıları açık şekilde kınamaması, bu tür eylemlerin cezasız kalabileceği yönünde tehlikeli bir algı oluşturmuş ve bu durum da NPT'nin ciddi biçimde zayıfladığını göstermektedir" dedi."UAEA YALNIZCA TEKNİK VE TARAFSIZ KALMALIDIR"İran'ın UAEA ile yasal yükümlülükleri çerçevesinde iş birliğine bağlılığını her zaman vurguladığını belirten Arakçi, "İran, ajansın kurucu üyelerinden biri ve NPT'ye taraf bir ülkedir.

Barışçıl nükleer programımız UAEA'nın kapsamlı ve benzeri görülmemiş denetimleri altındadır.

Ajans ile iş birliğimiz her zaman profesyonellik, şeffaflık ve ulusal egemenliğe saygı temelinde yürüdü.

Biz, Ajans ile yapıcı ilişkinin yalnızca teknik ve tarafsız zeminde kalması gerektiğine ve siyasi baskılardan ve seçici yorumlardan uzak tutulmasının şart olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu."İRAN İLE GÖRÜŞMELERDE İLERLEME KAYDEDİLDİİsviçre'nin Cenevre kentinde İran ile ABD arasında yürütülen nükleer konulu dolaylı müzakerelerin ikinci turunun sona ermesinin ardından ABD’den açıklama geldi.

Adı açıklanmayan bir Beyaz Saray yetkilisi, "İran ile görüşmelerde ilerleme kaydedildi ancak tartışılacak çok fazla ayrıntı var" ifadelerini kullanarak, İranlıların görüş ayrılıklarını çözmek üzere ayrıntılı önerilerle iki hafta içinde geri dönüş yapacaklarını belirtti.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri