Haber Detayı

MİB Başkanı İğrek: Makine sanayisinin rekabet gücü doğru politikalarla korunabilir
Sektör ekonomigazetesi.com
18/02/2026 09:28 (4 saat önce)

MİB Başkanı İğrek: Makine sanayisinin rekabet gücü doğru politikalarla korunabilir

Makine İmalatçıları Birliği Başkanı Fatih İğrek, 2025 yılının küresel belirsizlikler, yüksek maliyetler ve iç pazardaki ithalat baskısıyla geride kaldığını belirterek, 2026’ya temkinli ancak rasyonel bir iyimserlikle baktıklarını söyledi. İğrek, doğru sanayi, ticaret ve finansman politikalarıyla Türk makine sektörünün küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma yükselebileceğini vurguladı.

ESRA ÖZARFAT/BURSA Makine sektörünün 2025 performansını değerlendiren Makine İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı Fatih İğrek, ihracatta değer bazlı artışın dikkat çekici olduğunu ancak miktar bazındaki gerilemenin yapısal kırılganlıkları daha görünür hale getirdiğini ifade etti.

Kilogram başına ihracat birim fiyatının tarihsel zirveye ulaşmasının, ürün karmasının daha yüksek katma değerli ve mühendislik yoğun segmentlere kaydığını gösterdiğini belirten İğrek, “Bu başarı büyük ölçüde üreticilerin kâr marjlarından fedakârlık etmesiyle sağlandı.

Artan maliyetlerin fiyatlara tam olarak yansıtılamadığı bu yapının sürdürülebilirliği yok” dedi.

Yüksek girdi maliyetleri, finansmana erişimdeki zorluklar ve yoğun ithalat baskısının reel sektörü ciddi biçimde zorladığını dile getiren İğrek, Türkiye’nin sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

İğrek, özellikle Çin başta olmak üzere bazı ülkelerden gelen düşük fiyatlı ithalatın yarattığı haksız rekabetin sektörün en önemli sorun alanlarından biri olarak ele alındığını kaydetti.

Fatih İğrek, 2026 yılı için ithalat denetimlerinin güçlendirilmesi, piyasa gözetimi ve denetiminin etkinleştirilmesi ile ticaret politikası araçlarının veriye dayalı ve seçici biçimde kullanılmasının öncelikli beklentiler arasında yer aldığını söyledi. “Finansman ve teşvik politikaları yetersiz” 2025 yılında yüksek faiz ortamının makine imalatçıları açısından belirleyici bir kısıt oluşturduğunu ifade eden İğrek, özellikle KOBİ ölçekli firmaların yatırım kararlarını ertelemek zorunda kaldığını, kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini belirtti.

Makine imalatını merkeze alan, uzun vadeli ve rekabetçi finansman modellerine duyulan ihtiyacın devam ettiğini vurguladı.

Teşvik ve destek programlarının ağırlıklı olarak “yüksek teknoloji” başlığı altında kurgulanmasının, sanayinin belkemiğini oluşturan ve geniş istihdam yaratan sektörlerin verimlilik ve teknoloji yatırımlarını sınırladığını söyleyen İğrek, sanayi üretimindeki zayıflamanın istihdam kaybı ve sosyal–ekonomik dengelerde bozulma riskini artıracağına dikkat çekti.

Yerli üretimin desteklenmesi için kamu alımlarında yerli ürün lehine tanınan avantajların daha etkin uygulanması gerektiğini belirten İğrek, yerli üreticilerin yerli alıcılara sunabileceği avantajların güçlendirilmesini temel beklentiler arasında sıraladı.  “AB ile ilişkiler kritik eşikte” Dış cephede ise Avrupa Birliği’nin yeni serbest ticaret anlaşmaları ve sanayi politikalarının Türkiye açısından kritik bir eşik oluşturduğunu söyleyen İğrek, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin ve Türkiye’nin yeni sanayi ve ticaret mimarisine dâhil edilmesinin makine sektörünün orta ve uzun vadeli rekabet gücü açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

İlgili Sitenin Haberleri