Haber Detayı
Süreç komisyonu raporunda "Umut Hakkı" nasıl yer alıyor?
TBMM süreç komisyonu ortak nihai raporu oylamak üzere bugün toplanıyor. Taslak metinde teröristbaşı Abdullah Öcalan için istenen "Umut Hakkı"na nasıl yer veriliyor? Rapor başka hangi düzenlemeleri öngörüyor?
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bir süredir hazırlıkları devam eden ortak raporun sunulması ve oylanması için bugün bir araya gelecek.
TBMM'de 81 ilin valileri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün kamuoyuna sunulması beklenen nihai rapor ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin terör meselesini tamamıyla çözeceğini ve birlik ile beraberliği sağlayacağını söyleyen Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki; yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu yerine getirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.
Ortak raporu hazırlayan koordinatörler en son 16 Şubat Pazartesi günü toplanarak metne son şeklini vermişti.
Ancak taslak rapora ilişkin DEM Parti'nin hâlâ bazı itirazları ve talepleri olduğu belirtilerek, şu anda tüm komisyon üyelerine dağıtılan taslak metinde bazı değişiklikler yapılması olasılığı olduğu kaydedilmişti.
DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan bugünkü grup toplantısında raporun "tarihsel korkulara ve tabulara sıkıştırılmaması" gerektiğini belirterek, "Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz" dedi.
Bakırhan, raporun Kürt meselesini "terör parantezine" sıkıştırmaması gerektiğini de söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir liderler zirvesi düzenlenmesi önerisinde bulundu.
Raporun komisyonda kabulü için nitelikli çoğunluk gerekip gerekmediği de tartışılıyor.
CHP grup Başkan Vekili Murat Emir nitelikli çoğunluk olması gerektiğini işaret ederken AK Parti'den farklı bir bilgi geldi.
DW Türkçe'den Gülsen Solaker'in haberine göre AK Parti kaynakları, bugün yapılacak komisyon toplantısında Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un raporu okuyacağını ve nitelikli çoğunluk aranmayacağını söyledi.
Kaynaklar, oylama konusunda, "Yasal bir metin olmadığı, değerlendirme raporu olduğu için oylamada nitelikli çoğunluk aranmayacak.
Rapor okunduktan sonra değerlendirmeler yapılacak sonra oylamaya geçilecek" bilgisini verdi.
Bu arada komisyon toplantısı öncesinde AK Parti'nin komisyon üyeleri de kendi aralarında bir toplantı yaparak, hem ortak raporu hem de toplantıda kullanacakları dili istişare etti.
Taslakta neler var?
DW Türkçe'nin gördüğü taslak rapor, terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecinden infaz düzenlemelerine, toplumsal bütünleşmeden yasal güvence ihtiyacına kadar geniş bir çerçevede hususlar içeriyor.
Ancak raporun bazı bölümleri diğerlerinden daha kritik önem taşıyor.
Taslakta sürecin en kritik aşaması olarak terör örgütü PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bırakmasının devlet tarafından "tespit ve teyit edilmesi" gösteriliyor.
Bu aşamanın yalnızca güvenlik tehdidinin sona erdiğinin ilanı anlamına gelmediği, aynı zamanda yeni bir hukuk ve politika çerçevesinin başlangıç noktası olacağı vurgulanıyor.
Bu kapsamda tespit mekanizmasının "objektif, ölçülebilir ve denetlenebilir" kriterlere dayanması gerektiği vurgulanırken, silahların teslimi ve örgütün tasfiyesi için gerekli yasal düzenlemelerde genel bir mutabakat bulunduğu ifade ediliyor.
Raporda ayrıca bu çözüm sürecinde yer alanlara yasal güvence de sağlanması öneriliyor.
Bu çerçevede "Yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir" deniliyor. "Umut Hakkı'na" nasıl yer veriliyor?
Taslak metnin "Yargılama ve İnfaza İlişkin Düzenlemeler" başlığı altında sıralanan maddelerinde hem uluslararası hukuk hem de insan hakları standartları temel alınarak infaz rejiminin yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulanıyor.
Bu çerçevede teröristbaşı Abdullah Öcalan için istenilen "Umut Hakkı" ile ilgili olarak metinde şu değerlendirmeler yer alıyor: "İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir." Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başdanışmanı Mehmet Uçum sosyal medya paylaşımında Umut Hakkı'na ilişkin "Umut hakkı, bir af uygulaması değildir.
Daha da önemlisi, umut hakkı bağımsız bir hak değil şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir" dedi.
Umut hakkı bağımsız bir hak değil şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir.
Şartla salıverilmeden farklı ve umut hakkı denen ayrı bir hukuki kurum yoktur .
Bizim mevzuatımızda Koşullu salıverilme kavramına yer verilir,umut hakkı nitelemesi kullanılmaz.
Avrupa İnsan… — Feti Yıldız (@YildizFeti) February 17, 2026 Raporda, infaz süreçlerinin yalnızca teknik bir uygulama alanı olmadığı, adalet duygusunun güçlendirilmesi açısından kritik bir rol taşıdığını belirtilerek şöyle deniliyor: "Özellikle mahkumların infaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ile infaz süreleri de dahil olmak üzere ceza hukukunun evrensel ilkeleri kapsamında daha adil, daha eşitlikçi ve daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması düşünülmelidir." Taslakta hasta ve yaşlı hükümlülere ilişkin şu vurgu da dikkat çekiyor: "Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir." Raporda, cezaevlerindeki idari yapıların da gözden geçirilmesi gerektiği belirtilerek, "Cezaevleri idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilmelidir" deniliyor.
Bu bölümde ayrıca tutuklamanın istisna olması gerektiği ilkesi de hatırlatılıyor.
Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri Taslak raporun 26'ncı sayfasında Komisyon, süreci yönetecek yasal çerçevenin temel ilkelerini sıralıyor.
Meclis'in denetim rolünün güçlendirilmesi, idarenin hareket alanının hukuka daha sıkı bağlanması ve toplumsal güvenin artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Bu bölümde, "çoğulcu demokratik yapı" sürecin provokasyonlara karşı en güçlü kalkanı olarak tanımlanıyor.
Siyasi partilerin geniş katılımlı istişarelerle ortak öneriler geliştirdiği belirtiliyor.
Taslak raporda silah bırakma süreciyle eş zamanlı olarak toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek, "müstakil ve geçici nitelikte" bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu belirtiliyor.
Bu düzenlemenin demokratik siyaseti güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması gerektiğinin de altı çiziliyor.
Bu kanunun silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlaması gerektiği belirtiliyor.
Bu bölümün kalanında şunlar ifade ediliyor: "Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır.
Kanun, aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde topluma bütünleşmesini de hedeflemelidir.
Kanun; kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli, kapsamı yorum yoluyla genişletilmeye müsait olmayacak şekilde net, bütüncül ve anlaşılır olmalıdır." "Cezasızlık ve af algısı oluşmamalı" "Raporun "Örgüt Mensuplarının Durumu" başlığı altında ise müstakil ve geçici kanun ile birlikte ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunulabileceği belirtiliyor.
Bu kapsamda "İlgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir" denilerek, "Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır" uyarısında bulunuluyor. "İzleme ve Raporlama Mekanizması" Taslağın 29'uncu sayfasında, sürecin yürütülmesini takip edecek bir "İzleme ve Raporlama Mekanizması" kurulması öneriliyor.
Bu mekanizmanın, uygulamaların etkinliğini ölçmesi ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesini sağlaması gerektiği ifade ediliyor.
Raporun "Toplumsal Bütünleşme" başlığı altında ise şu ifadelere yer veriliyor: "Yürütülen süreçte örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adapte olabilecek dönüşümü gerçekleştirmeleri hedeflenmelidir." MHP'li Feti Yıldız'ın "Komisyonda uzlaştık" dediği Umut Hakkı nedir?Gündem Süreç komisyonu bugün toplanıyor: Taslağın onaylanması bekleniyorGündem