Haber Detayı
Fazıl Say’dan ''Sıkın kurşunları, ölsün bu adam'' deyip içini döktü
Dünya sahnelerinin dev ismi Fazıl Say, New York ve Los Angeles turnesinin ardından Kanada'da yaşadığı psikolojik kırılmayı Instagram hesabından çarpıcı bir dille paylaştı. "Hep kanser olduğumu görüyorum" diyen Say, sahnede yaşadığı tıkanmayı, kolundaki uyuşmayı ve Nietzsche ile verdiği o meşhur savaşı anlattı. İşte usta sanatçının okuyanları endişelendiren o sarsıcı itirafları...
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, başarılarla dolu kariyerinin perde arkasında verdiği görünmez savaşı takipçileriyle paylaştı.
Uzun uçuşlar, saat farkları ve yoğun konser programı arasında zihninin derinliklerine hapsolduğunu itiraf eden Say, son konserinde yaşadığı "yok oluş" hissini en çıplak haliyle dile getirdi."Kabuslarımda Hep Kanser Oluyorum"Los Angeles'tan Montreal'e geçerken uçakta kolunun üzerine uyuyup elinde karıncalanma hissetmesiyle başlayan süreç, usta sanatçıyı psikolojik bir girdaba sürükledi.
Say, sosyal medyadaki içeriklerin de etkisiyle sağlık kaygılarının (hipokondri) tetiklendiğini şu sözlerle anlattı:"Uyandım, kabuslar...
Hep kanser oluyorum, hep kanser oluyorum...
Biliyorum bunlar psikolojik, bunları yenerim diyorum ve sahneye çıkıyorum.
İlk 30 dakika olağanüstü geçiyor, her şey şahane.
Sonra o hisler dönüyor, o hastalık korkusu dönüyor.
Bir anda tıkanma başlıyor..."Galatasaray Maçıyla Gelen Terapi, Sahnedeki ÇöküşKanada'da Galatasaray’ın galibiyetiyle moral bulduğunu ve harika bir enstrümanla konsere başladığını belirten Say, resitalin ortasında zihninin kendisine oyun oynamaya başladığını belirtti.
Binlerce kişinin hayranlıkla izlediği sanatçı, kendi içinde yaşadığı "mutsuzluğu" sert bir dille eleştirdi:"1000 kişi mutlu, bir kişi mutsuz...
Benim umurumda değilse kimin umurunda?
Yürüyerek eksi 8 derecede otele döndüm.
Sıkın kurşunları vurun, ölsün işini iyi yapmayan tıkanmış adam!
Bunu istiyorum..."Nietzsche'li Gönderme: "Savaş Kaybediliyor"Paylaşımında sık sık Nietzsche'den alıntılar yapan ve "Savaşçı insan, savaşacak bir şey bulamadığında kendisine saldırır" aforizmasına sığınan Fazıl Say, 36 yıldır zihniyle mücadele ettiğini vurguladı.
Sanatçının "yok oluş" ve "mücadele" temalı bu ifadeleri, sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı.Takipçileri ve dostları, eksi 8 derecede Montreal sokaklarında yalnız yürüyen usta sanatçıya binlerce destek mesajı yağdırdı.İşte Fazıl Say'ın o satırları:"Savaşçı insan, savaşacak bir şey bulamadığında kendisine saldırır" der Nietzsche, en sevdiğim aforizmasıdır.18 yaşımdan beri, ilk büyük krizimde çaresizliğimde, vücudum kilitken, nefesim yok olduğunda, çıkış çıkış çıkış, savaş savaş savaş...Nietzsche Nietzsche Nietzsche...Hep..
Bakıyorum kendime.Yıllardır. 36 yıldır...Ne zaman yenilsem, Nietzsche başıma yıkılır.
Neden mi?
Çünkü her savaş kaybediliyor...Okuyun biraz, canınız isterse..."BUNLAR HEPSİ MÜCADELE"Yorgun geldim New York'a... 2 kere yüksek seviye konser verdim şartlar ve piyano çok da iyi değildi.
Bach Goldberg Variations ve kendi eserlerim.
Sonra uzun bir uçak yolculuğu...Los Angeles.. 11 saat zaman farkı İstanbul'a.
İnsanın gecesi gündüzü birbirine girer...Gayet iyiydi iki konser Los Angeles Beethoven konçerto piyanoyu pek sevmemiştim ilk konserde şarkı gelmişti mücadele veriliyor, bunlar hepsi mücadele...Ama kopuş ertesi gün başladı Los Angeles Montreal uçağı sabah beşte uçakta uyumuşum kolumun üstüne uyumuşum uyandığımda sol kolum tutmuyordu üstüne yatmışım böyle bir elde bir karıncalanma en sevmediğim en en nefret ettiğim hisler...
Neyse geldim Kanada'ya gayet hoş vakit geçirdimUyandım üçünde de kabuslar Hep kanser oluyorum hep kanser oluyorum...
Sabah uyandım düzgün bir güne kahveler kahveler kendini tedavi etmeler...MÜTHİŞTİ GALATASARAYÖğlen 12'de Galatasaray maçı vardı ve 'saat farkı dolayısıyla öyle"...
Müthişti Galatasaray...Sonra gelecek haftaki orkestra şefi ile konferans telefonum oldu.
Berlin'deki şef, benim eserim yönetecek olan...
Sonra dört şehir sonatını çalacak Kanadalı müthiş bir düo ile workshop yaptık.. hakikaten sansasyonel bir ikili...Sonra her şey iyiyken bir anda önüme tekrar kanser ile ilgili sosyal medya şeyleri düştü canım çok sıkıldı kabuslarıma geri döndüm..Sonra elim gene karıncalanmaya başladı...Biliyorum bunlar psikolojik bunlar psikolojik, bunlar psikolojikBen bunları yenerim, geldim sahneye çıkıyorum çıkmak üzereyim ve çıktım...İlk 30 dakikası olağanüstü geçen bir Bach şartlar bu sefer gerçekten iyi şahane bir enstrüman, ne istersem yapıyor akustik güzel, biletler aylar önce bitmiş, yani daha ne ister insan.. 30 dakika oldu Şahane bir resital devam ediyor kendim terapi gibi daha ne isterim?Sahne..Sonra o hisler donuyor o kanser dönüyor, hepsine dönüyor, bir anda tıkanma başlıyor akmamaya başlıyor...Ulan Nietzsche...Evet...Yok oluş...Savaşı başlatıyorum.Yok burda Kanada'da muhakkak iyi olacağım ; savaş savaş...Ah Nietzsche ah..Pandemi öncesine dönüyorum en son covid pandemi öncesiydi mutsuz olduğum konser..
Mutsuz olmak başka bir şey.
Ölmek daha iyi mutsuz olmaktan...BENİM UMURUMDA DEĞİLSE KİMİN UMURUNDABir sürü insan konserden sonra geliyor kutluyor müthişti diyor filan...Kimin umurunda ya???Benim umurumda değilse kimin umurunda???Yürüyerek eksi 8 derecede otele yürüyerek...1000 kişi mutlu bir kişi mutsuz bu nasıl bir durum ya???Bununla mutlu olan vardır inşallah vardır;Sıkın kurşunları vurun, ölsün işini iyi yapmayan tıkanmış adam.. düz.. küt!!!Vurun!!
Vurun o kadar çok vurun ki o kadar çok sıkın ki "bu iş bitti tamam" olsun..
Bunu istiyorum..