Haber Detayı

Silikon-karbon gerçeği: Pil ömründe devrim mi, riskli bir kumar mı?
Chip galeri chip.com.tr
18/02/2026 12:03 (3 saat önce)

Silikon-karbon gerçeği: Pil ömründe devrim mi, riskli bir kumar mı?

Silikon-karbon teknolojisi tek şarjla günlerce kullanım vaat etse de, Apple ve Google gibi devlerin bu değişime direnmesinin perde arkasında mühendislik krizleri yatıyor. Markaların, cihazın iç yapısını bozabilecek şişme riskine karşı neden risk almadığını detaylarıyla inceledik...

Akıllı telefon dünyasında son otuz yıldır batarya teknolojileri yerinde sayarken, silikon-karbon (Si-C) piller bu durgunluğu bozmaya aday görünüyor.

Mevcut lityum iyon piller bugüne kadar ihtiyacı karşılasa da, modern telefonların performans sınırlarını zorlamasıyla birlikte geleneksel grafit tabanlı yapıların sonuna gelindi.

Realme P4 Power gibi modellerin 10.000 mAh kapasiteye ulaşabilmesi, bu yeni teknolojinin standart lityum iyon pillere oranla sunduğu devasa potansiyeli gözler önüne seriyor.

Bu büyük sıçramanın arkasında silikonun fiziksel özellikleri yatıyor.

Teorik hesaplamalara göre silikon, geleneksel pillerde kullanılan grafite kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla enerji depolama kapasitesine sahip.

Üreticiler bu sayede hem telefonları daha ince tasarlayabiliyor hem de standart boyutlardaki cihazların içine akılalmaz büyüklükte bataryalar yerleştirebiliyor.

Geçtiğimiz yıl Vivo, OnePlus ve Xiaomi gibi markaların amiral gemisi modellerinde bu teknolojiyi kullanmaya başlaması, gözleri teknoloji devlerine çevirdi.

Ancak iPhone 17 ve Google Pixel 10 modelleri raflardaki yerini almasına rağmen, bu cihazlarda silikon-karbon bataryalardan eser yok.

Kullanıcılara tek şarjla günlerce kullanım vaat eden bir teknolojiden Apple ve Google gibi devlerin neden uzak durduğu ise merak konusu.Silikonun enerji verimliliği yüksek olsa da, beraberinde ciddi bir fiziksel zorluk getiriyor.

Klasik lityum iyon piller şarj ve deşarj döngüsü sırasında yaklaşık %10 oranında genleşirken, silikon-karbon pillerde bu hacim artışı %300 seviyelerine kadar çıkabiliyor.

Bataryanın sürekli bu denli büyük bir farkla şişip inmesi, zamanla pilin yapısının bozulmasına ve hatta nadir de olsa yanma veya patlama riskine yol açıyor.

Mühendisler bu riski dizginlemek için saf silikon yerine, genleşmeyi dengeleyecek malzemelerle bir karışım hazırlıyor.

Karbonun devreye girdiği nokta tam da burası; karbon kullanımı bataryayı daha kararlı hale getiriyor ancak bir yan etkiyi de beraberinde getiriyor: Karbon miktarı arttıkça pilin enerji yoğunluğu, yani o devasa kapasite avantajı azalıyor.Realme gibi markalar daha az karbon kullanarak kapasiteyi zorlamayı tercih ederken, Apple ve Google gibi şirketlerin güvenlik ve uzun ömürlülük konusunda daha muhafazakar bir tutum sergilediği açık.

Elbette bu durum, piyasadaki silikon-karbon pilli telefonların tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor; her cihaz satışa çıkmadan önce sıkı güvenlik testlerinden geçiyor.

Yine de teknoloji dünyasının dev isimleri, bu bataryaların daha da olgunlaşmasını beklemeyi tercih etmiş gibi görünüyor.

Ayrıca yazılım ve donanım optimizasyonu sayesinde halihazırda yüksek kullanım süreleri sunabilen iPhone gibi cihazlar için bu geçiş şu an bir zorunluluktan ziyade bir seçenek.

İlgili Sitenin Haberleri