Haber Detayı
Erdoğan’dan Etiyopya dönüşü kritik mesajlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, 1 milyar dolarlık ticaret hedefi, 'Terörsüz Türkiye' süreci, ABD-İran gerilimi, Gazze için kurulacak Barış Kurulu ve Avrupa güvenliği konularında önemli değerlendirmelerde bulunurken "Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir" dedi.
Etiyopya'ya 11 yıl aradan sonra resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkent Addis Ababa'da Başbakan Abiy Ahmed Ali ile görüştü.
Yurda dönüşünde de beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Erdoğan, Etiyopya’ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Başbakan Abiy Ahmed ile ticaret, yatırımlar, savunma sanayii, enerji ve ulaştırma başlıklarını ele aldıklarını açıkladı.
İki ülke arasında 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda somut adımların değerlendirildiğini belirten Erdoğan, özellikle enerji ve ekonomi alanlarında anlaşmalara imza atıldığını vurguladı.
Türk firmalarının Etiyopya’daki büyük altyapı projelerinde, özellikle yeni havalimanı yatırımlarında rol alabileceğine dikkat çeken Erdoğan, 130 milyonluk nüfusu ve stratejik konumuyla Etiyopya’nın Afrika pazarına açılmak isteyen Türkiye için kritik bir merkez olduğunu ifade etti.
Ziyaretin, Türkiye’nin Afrika’ya yönelik ekonomik ortaklık stratejisinin önemli bir parçası olduğu kaydedildi.Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:"Orta Doğu ve Afrika’da barış ve istikrarı tesis etme etmede Türkiye’nin rolüTarihimizin hiçbir döneminde sömürgeci olmadık.
Afrika’daki insanları kardeşimiz, dostumuz olarak gördük.
Afrika'daki meselelere çıkar odaklı, tarafgir bir gözle bakmadık, bakmıyoruz.
Barışın lafla değil, iradeyle tesis edileceğini biliyor ve ona göre adımlar atıyoruz.
Türkiye böylesi bir barışı tesis etmeye muktedirdir.
Çok şükür yalnız da değiliz.Hükümetin Afrika politikasındaki hedefiAfrika ile ilişkilerimizi geliştirmek, ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere her alanda iş birliğimizi ileriye taşımanın gayreti içerisindeyiz.
Kıtadaki, büyükelçilik sayımızı 44'e çıkardık.
Türk yükleniciler, Afrika'da toplam değeri 100 milyar doları bulan 2 binden fazla projeyi üstlenmiş durumda.
Kıta genelindeki yatırımlarımızın piyasa değeri 15 milyar doları aştı. 2025 yılında kıtayla dış ticaret hacmimiz yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştı.
Türk üniversitelerinde kıtanın farklı köşelerinden on binlerce öğrenci şu anda eğitim alıyor.
Türkiye mezunları Afrika'nın birçok ülkesinde siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma her alanda aktif görevler üstleniyor.SDG-Suriye uzlaşmasının ardından 'Terörsüz Türkiye' süreci hızlanacak mı ve Türkiye’yi bundan sonra ne bekliyor?“Terörsüz Türkiye” hedefimize doğru, dikkatli olduğu kadar kararlı, temkinli olduğu kadar sağlam adımlarla ilerliyoruz.
Ülkemizdeki bu güçlü irade, Suriye'ye de şu an itibariyle sirayet etmiştir.
Orada terörsüz bölge idealimizi destekleyen sevindirici gelişmeler yaşanıyor.
Tam entegrasyona dair adımları anbean takip ediyoruz.
Anlaşmanın uygulanması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, gerçekten emin adımlarla Suriye'de yola devam ediyor.
Ayrıca terörle mücadelenin sadece güvenlik meselesi olmadığını sık sık da vurguladım.
Meselenin hukuki ve toplumsal boyutunu da sürekli ele alıyoruz.
Şu anda gerek Meclis Başkanımızla gerekse komisyondaki arkadaşlarımızla bu işi çok sıkı tutuyoruz.
Bu yolun sonunda yurdumuza yıllarca zarar vermiş terör sorunu, gündemimizden inşallah ebediyen çıkacaktır.ABD-İran gerilimi İran ile ABD arasındaki sorunlar, diyalog yoluyla çözülsün istiyoruz.
Her iki ülke ile de en üst düzeyde temas halindeyiz.
Bu görüşmelerde nasıl bir yol alabiliriz konuştuk.
İran'ı hedef alan yeni bir savaş kimseye bir şey kazandırmaz, aksine bölgemiz kaybeder.
Türkiye olarak İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğumuzu bütün muhataplarımıza ilettik.
Böylesi bir askeri tırmanmanın, yükselen tansiyonun bölgemizi daha fazla belirsizliğe sürükleyeceğini anlatmayı sürdüreceğiz.
Diplomasi kapısı açık olduğu sürece ümit vardır.
Biz de bu umudu koruyacağız ve güçlendireceğiz.Türkiye, Gazze için kurulacak Barış Kurulu’nun 19 Şubat’taki ilk toplantısına katılacak mı?Gazze Barış Kurulu'nun Gazze'de özlenen kalıcı istikrar, ateşkes ve nihayetinde barışa katkı sunmasını umuyorum.
Gazze meselesi insanlığın bana göre vicdan sınavıdır.
Biz bu sınavda nerede olduğumuzu ilk günden beri açıkça ortaya koyduk.
Gazze'deki Filistinli kardeşlerimizin yaşadıkları acılar artık son bulmalıdır.
Burada amaç; ateşkesi kalıcı hale getirmek, insani yardımları Gazze'ye kesintisiz ulaştırmak ve iki devletli çözüm zeminini güçlendirmek olmalıdır.
Bütün bunların yanında Gazze Barış Kurulu'nun böylesi bir amaca hizmet etmesini arzu ederiz.
Türkiye olarak Gazzeli kardeşlerimizin hayrına olan her türlü girişime destek vereceğimizi açık bir şekilde ilan ettik.
Barış Kurulu toplantısı için davet geldi.
Türkiye olarak toplantıya katılacağız.
Ramazan ayının ilk gününe denk geldiği için toplantıda ülkemizi Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan Bey temsil edecektir.Türkiye F-16’larının Baltık hava sahasını korumak üzere acilen göreve çağrılmasıYıllardır her platformda ülkemizin Avrupa Birliği'ne birçok yönden olumlu katkılarının olacağını anlatıyoruz.
Avrupa'nın mevcut savunma ve güvenlik mekanizmalarına Türkiye'yi dahil etmesinin vakti çoktan gelmiştir.
Dünya değişiyor, Avrupa Birliği hızla dönüşümlerin yaşandığı bu çağda daha ne kadar dar gündemlerin esiri olabilir?
Bunu anlamak mümkün değil.
İyi tercih, Türkiye'nin Avrupa'yla bütünleşmesinin önündeki ideolojik bariyerleri kaldırmak ve Avrupa'nın gücüne güç katmaktır.Türkiye'yi dışlayan, dünya gerçeklerini göz ardı eden tutumların hiç de mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekir.
Avrupa’da yeni bir savunma mimarisi kurmak… Eğer bu niyettelerse, bunun Türkiye’siz oluşturulmasının yetersiz bir çaba olacağı aşikardır.
Türk ordusu bugün NATO içindeki en büyük ve en etkin ordulardan biridir.
Ordumuza olan güvenimiz tamdır.
Bu sayede sadece masa başında konuşan değil, sahada yeteneklerini ortaya koyan bir ülkeyiz.
Umarım Türkiye olmadan Avrupa'nın ayakları yere basan bir güvenlik denklemi kurmasından söz edilemeyeceğini artık herkes anlamıştır.Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik eleştirilerYani bizim özellikle Zeynep kardeşimizin Mihalgazi’deki verdiği mücadele sıradan bir mücadele değil.
Yani onların o beyaz yaşmaklarına takılıp kalanlar, geçmişte olduğu gibi ‘uçağın kanatlarına takıldı’ filan diyorlardı ya… Şimdi Zeynep hanım ve bulunduğu bölge hep beyaz yaşmaklı ve şalvarlıdır.
Telefonla görüşmemiz sonrası sağ olsunlar 200 kişi Mihalgazi’den otobüslere doldular ve o gün bizim Grup Toplantımıza katıldılar ve bize ayrı bir güç kattılar.
Özgür Özel-Mesut Özarslan tartışması ve Meclis'teki kavgaCHP'de siyaset yapan bir politikacıysanız, Genel Merkez yönetimini ve onları sevk ve idare edenleri en hafif şekilde bile eleştirdiğiniz anda, küfür yemeye, linç ve hakaretle karşı karşıya kalmaya, tehdit edilmeye mahkumsunuz.
Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz.
Ama CHP'ye de meydanı bırakmayacağız.Cumhuriyet Halk Partisi çok farklı bir kıskacın içinde.
Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çeteleri bir yandan, beceriksiz ve liyakatsiz siyasetin ete kemiğe bürünmüş hali figüranlar öbür taraftan CHP’yi kuşatmış durumda.
Biz rakibimizi siyaseten eleştiririz.
Politik açıdan ortaya koydukları tezlere sonuna kadar karşı da çıkarız.Sayın Kılıçdaroğlu'nun dönemine bakıyoruz.
Bu dönemden çok daha farklı.
O dönemde de CHP ile siyaset zemininde kıyasıya yarıştık.
Herhangi bir sıkıntı yaşamadık.
Fakat şimdi CHP'nin içine düştüğü durum siyasetin dinamikleriyle açıklanamayacak kadar karmakarışık.
Ayak oyunları, malum hançerler, parti içi komplolar, CHP'nin siyasette oturduğu zemini bir hayli kaydırdı.
Bunu sadece vizyonsuzluk, beceriksizlik ve basiretsizlik olarak açıklamak mümkün değil.
Ama ortalık gerçekten kötüye gidiyor.
Sayın Genel Başkan gittiği her yerde sadece şahsıma ve arkadaşlarıma hakaret üstüne hakaretler yağdırıyor.
Bu hakaretlerle sen bir yere varamazsın ki.
Onun için de biz CHP'nin içine düştüğü bataklıkla ilgilenmiyoruz.
Sadece işimize bakıyoruz.
Yolumuza da böyle inşallah devam ediyoruz.Geçmişte uygulanan aile planlaması politikalarıAile meselesi satır aralarına sıkıştırılacak kadar basit bir mesele değil.
Bizim aile meselesini özellikle bu yılın önemli bir başlığı olarak öne çıkartmamızın sebebi bu.
Hamdolsun şu anda bizim yakaladığımız seviye, Rusya'nın yeni yakaladığı seviye.
Rusya şu anda bu konuda çok ciddi adımlar atıyor.
Nüfusun artış hızının korunması ve aile yapısının muhafazası için çalışmalar yapıyorlar.
Onlar da nüfus artışını teşvik eden politikalar geliştiriyorlar.
Aynı şekilde Suudi Arabistan ciddi adımlar atıyor.
Biz de bu konuda çok önemli bir yerdeyiz.
Ama biz düşüyoruz.
Ciddi manada nüfus kaybımız var.
Bizim medeniyetimizde aile, toplumun çekirdeği ve bu çekirdeği bizim asla kaybetmememiz lazım.
Buna yönelik olarak veriler özellikle de alarm durumuna geçmemiz gerektiğini gösteriyor.
Hem nüfusun hem aile yapısının korunması için iktidar olarak teyakkuz halindeyiz.
Bunu koruyacağız.
Bu planlamayı korumak için de atacağımız çok çok ciddi adımlar var.
Bundan taviz veremeyiz.
Tam aksine bunu toparlamamız şart."