Haber Detayı
Estetik operasyonlar arttı, düzeltme ameliyatları patladı
Pandemi sonrası estetik cerrahiye ilgi rekor seviyelere ulaşırken, başarısız ya da yetersiz sonuçlar nedeniyle düzeltme ameliyatlarına olan talep de hızla yükseliyor. Uzmanlar, özellikle dolgu, göz kapağı ve yüz germe işlemlerinde revizyon başvurularının arttığına dikkat çekiyor.
Pandemi döneminde yaşanan estetik cerrahi patlamasının ardından, revizyon ameliyatları estetik dünyasının en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi.
American Society of Plastic Surgeons verilerine göre, estetik cerrahi işlemleri 2019–2022 arasında yüzde 19 artarken, 2024 yılında yaklaşık 1,6 milyon Amerikalı kozmetik cerrahi operasyon geçirdi.Bu işlemlerin bir kısmı beklentileri karşılamadığında ya da zaman içinde estetik ve fonksiyonel sorunlara yol açtığında, hastalar çözüm için revizyon cerrahlarına başvuruyor.
New York ve New Jersey’de muayenehaneleri bulunan Dr.
Anthony Berlet, bu alanda öne çıkan isimlerden biri.“Redo ameliyatları yapan biri olarak tanınıyorum” diyen Berlet, son altı ayda gerçekleştirdiği 176 ameliyatın yüzde 43’ünün daha önce estetik operasyon geçirmiş ve düzeltme isteyen hastalardan oluştuğunu söyledi.GÖZ KAPAĞI AMELİYATLARI BAŞI ÇEKİYORGöz kapağı estetiği, Berlet’in hem en sık yaptığı hem de en çok revizyon talebi aldığı işlemler arasında yer alıyor.
Son altı ayda gerçekleştirdiği revizyon ameliyatlarının yüzde 30’unu göz kapağı düzeltmeleri oluşturdu.Business Insider'a konuşan Berlet, özellikle 40–70 yaş aralığındaki hastalarda, daha önce iyi yapılmış ameliyatların bile zamanla estetik etkisini kaybedebildiğini belirtiyor.
Göz kapağı ameliyatlarının genellikle 10 ila 15 yıl dayanıklı olduğunu ve sonrasında sarkma, torbalanma ve kapak düşüklüğü gibi sorunların ortaya çıkabildiğini ifade ediyor.ESKİ BURUN ESTETİKLERİ YENİDEN ELE ALINIYORRevizyon taleplerinin yaklaşık yüzde 20’si burun estetiği ameliyatlarından oluşuyor.
Berlet’e göre, yıllar önce yapılan burun ameliyatları hem estetik açıdan hem de nefes alma fonksiyonları bakımından sorun yaratabiliyor.Eski tekniklerde burnun orta yapısının yeterince desteklenmemesi, burunda sıkışık bir görünüm ve solunum problemlerine yol açabiliyor.
Güncel yaklaşımlarda ise kıkırdak greftleriyle burun yapısı daha sağlam ve fonksiyonel hale getiriliyor.
Bu tür revizyonların maliyeti Berlet’in kliniğinde yaklaşık 15 bin dolardan başlıyor.GÖĞÜS İMPLANTLARI BEKLENENDEN FAZLA SORUN ÇIKARABİLİYORBerlet’in revizyon ameliyatlarının yüzde 15’i göğüs implantlarıyla ilgili.
Özellikle onlarca yıl önce takılan implantlarda sertleşme, yer değiştirme ve asimetri gibi sorunlar sık görülüyor.Aynı anda yapılan göğüs dikleştirme ve implant operasyonlarının komplikasyon riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken Berlet, bu nedenle artık çoğu hastasında implantları tamamen çıkarmayı tercih ettiğini söylüyor.
Yeni nesil implantların daha güvenli olmasına rağmen, implantların genel olarak “fazla sorunlu” hale geldiğini ifade ediyor.DOLGU FAZLALIĞI YAĞ TRANSFERİYLE DÜZELTİLİYORRevizyonların yaklaşık yüzde 10’u dolgu ve yağ enjeksiyonlarıyla ilgili.
Özellikle göz altı ve yüz dolgularında aşırı uygulama, zamanla şişkinlik ve yapay bir görünüme neden olabiliyor.Berlet, bu tür durumlarda dolguyu eritip hastanın kendi vücudundan alınan yağ dokusuyla doğal bir hacim kazandırmayı tercih ediyor.
Yağ transferinin daha pahalı ve invaziv olmasına rağmen, daha kalıcı ve doğal sonuçlar verdiğini, ayrıca cilt kalitesini artırıcı etkileri olduğunu belirtiyor.YÜZ GERME AMELİYATLARI İKİNCİ KEZ DAHA İYİ SONUÇ VEREBİLİYORBerlet, haftada 2–3 yüz germe ameliyatı yaptığını ve bunların en az yarısının revizyon olduğunu söylüyor.
Önceki işlemlerden kalan dolgu maddeleri, ikinci ameliyat sırasında kısmen temizlenebiliyor ve yüz anatomisi yeniden şekillendiriliyor.Berlet’e göre, yüz germe ameliyatlarında en doğal ve rafine sonuçlar genellikle ikinci operasyonla elde ediliyor.
Bunun nedeni ise cerrahın mevcut izleri daha iyi gizleyebilmesi ve yüz dokusunu daha kontrollü şekilde yeniden konumlandırabilmesi.Revizyon taleplerinin her zaman kötü bir ilk ameliyattan kaynaklanmadığını vurgulayan Berlet, hastaların çoğu zaman daha doğal ve ince sonuçların mümkün olduğunu fark ettiklerinde ikinci kez bıçak altına yatmayı tercih ettiklerini söylüyor.