Haber Detayı

Uzayda sessiz mülkiyet savaşı: Ay'ın tapusu kime ait?
Güncel chip.com.tr
18/02/2026 14:06 (1 saat önce)

Uzayda sessiz mülkiyet savaşı: Ay'ın tapusu kime ait?

ABD'de bir televizyon sunucusunun "Ay bizimdir" çıkışı gülüşmelere yol açsa da, perde arkasında devletlerin ve şirketlerin ciddi bir yarış içinde olduğunu ortaya çıkardı. 1967 yılında imzalanan otonom antlaşmalar, günümüzün madencilik ve yerleşim planları karşısında yetersiz mi kalıyor?

İnsanoğlunun Ay yüzeyine ilk adımını atmasından iki yıl önce, soğuk savaşın en gergin günlerinde sessizce tarihi bir imza atıldı. 1967 yılında yürürlüğe giren Dış Uzay Antlaşması, gökyüzündeki keşiflerin sınırlarını çizerek uzayın tüm insanlığın ortak mirası olduğunu kayıt altına aldı.

Ancak son dönemde ABD medyasında yankılanan bazı iddialar, tozlu raflarda bekleyen bu uluslararası hukuk metnini yeniden tartışmaların merkezine yerleştirdi.Fox News sunucusu Jesse Watters'ın canlı yayında "Ay bize ait, ona biz sahibiz" çıkışı, sosyal medyada dalga konusu olsa da konunun derinliği sadece bir televizyon şovundan ibaret değil.

Uzay hukuku uzmanları, bu tür söylemlerin altında yatan mülkiyet hırsının gelecekte büyük diplomatik krizlere gebe olduğunu belirtiyor.

Eğer sadece "ilk giden sahip olur" mantığı işleseydi, bugün gökyüzündeki her yıldızın üzerinde binlerce farklı hak iddiası bulunabilirdi.Dış Uzay Antlaşması’nın ikinci maddesi oldukça açık bir dille yazıldı: Ay dahil hiçbir gök cismi üzerinde egemenlik kurulamaz, işgal edilemez ve mülkiyet iddiasında bulunulamaz.

Yani Ay, hiçbir devletin tapulu arazisi haline gelemez.

Ancak antlaşma metnindeki bazı boşluklar, ülkelerin bu kuralları kendi lehine yormasına imkan tanıyor.

Mississippi Üniversitesi'nden Profesör Michelle Hanlon'un dikkat çektiği üzere, ABD 2015 yılında çıkardığı bir yasayla "Toprak iddiasında bulunmuyoruz ama oradan çıkardığımız kaynağa sahip oluruz" diyerek ilginç bir strateji izliyor.Bu yaklaşım, Ay madenciliği gibi gelecekteki ticari faaliyetler için ciddi bir belirsizlik demek.

Bilimsel amaçla birkaç taş örneği getirmek kabul edilebilir olsa da, Ay yüzeyinde devasa bir maden ocağı kurmak hukuki açıdan gri bir alan yaratıyor.

Bir ülke Ay yüzeyine nükleer reaktör veya fırlatma rampası inşa ettiğinde, güvenlik gerekçesiyle o bölgeye girişleri kısıtladığı an aslında örtülü bir toprak iddiası başlatmış oluyor.Ortak miras çatışma alanına mı dönüyor?Antlaşmanın üzerinden geçen yaklaşık 60 yılda uzay teknolojileri hayal edilemeyecek bir noktaya ulaştı.

Artık sadece devletler değil, özel şirketler de Ay yolculukları için bilet kesiyor.

Uzmanlara göre, birileri gerçekten Ay'ın bir köşesine kendi bayrağını dikip "Burası benim mülküm" demeden önce bu eski kuralların güncellenmesi şart.Mevcut yasalardaki boşluklar doldurulmadığı takdirde, gökyüzündeki bu sessiz ve huzurlu mirasın yakında sert diplomatik çatışmalara sahne olan bir alana dönüşmesi kaçınılmaz.

İnsanlığın ortak çıkarı için imzalanan belgeler, bugün ulusal çıkarların ve şirket karlarının gölgesinde kalma riskiyle karşı karşıya...

İlgili Sitenin Haberleri