Haber Detayı
'Gidecek başka toprağımız yok': Oscar'lı yönetmen Hamdan Bilal Batı Şeria’da direniyor
"2025 Oscar ödüllü 'No Other Land' belgeselinin Filistinli yönetmeni Hamdan Bilal, işgal altındaki Batı Şeria’da artan baskı ve saldırılara rağmen topraklarını terk etmeyi reddediyor. Filistinli yönetmen, "No Other Land" belgeseline atıfla, tehlikeli şartlar altında yaşamak zorunda kalsalar da ayakta kalıp bununla yüzleşeceklerini belirterek "Tüm hayatımızın burada, bu topraklarda olduğunu söyledim. Burayı kaybettiğimizde hayatımızı kaybetmiş olacağız. Gideceğimiz başka toprak yok." sözleriyle Filistin'i asla terk etmeyeceklerini tekrarladı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın güneyinde yaşayan ve 2025'te 'En İyi Belgesel' dalında Oscar ödülünü kazanan 'No Other Land' (Başka Toprak Yok) belgeselinin Filistinli yönetmenlerinden Hamdan Bilal, topraklarını terk etmeyi düşünmediğini vurguladı.
FİLİSTİNLİ YÖNETMEN BATI ŞERİA'YI TERK ETMEDİ Bilal, yönetmenliğini Basel Adra, Yuval Abraham ve Rachel Szor ile paylaştığı 'No Other Land' belgeselinin 2 Mart 2025'te Oscar'ı kazanmasının ardından geçen bir senede, el-Halil kentinin güneyindeki Mesafir Yatta'da bulunan Susya köyünde, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun tehdit ve saldırıları altında hayatını sürdürdü.
Hemen hemen her gün fanatik Yahudilerin tacizleri ile karşı karşıya kalan Bilal ve ailesine yönelik saldırılar, belgeselin ödül almasından sonra azalmak yerine bilakis arttı. 'No Other Land' belgeseline büyük katkılar sunan Filistinli Avde Hadalin'in, Temmuz 2025'te Yinon Levi isimli fanatik Yahudi tarafından öldürülmesi büyük bir üzüntüye yol açarken, dünyanın bu olay karşısındaki sessizliği büyük bir teessüre, Yahudi yerleşimcilerin saldırılarının bir türlü durdurulamaması ise ümitsizliğe yol açtı. 'GİDECEĞİMİZ BAŞKA TOPRAK YOK' 'Burası benim evim.
Burada doğdum, burada büyüdüm, burada anılarım var.' diyen Filistinli yönetmen, Tel Aviv yönetimi ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin evlerini terk etmesi için yaptığı saldırılara rağmen topraklarını terk edemeyeceğini dile getirdi.
Bilal, babasının şu an yaşadığı evde vefat ettiğini, burada iyi ya da kötü anılar biriktirdiğini ve adım adım bir hayat inşa ettiğini vurgulayarak, 'Ayrıca gideceğimiz başka bir yer de yok.
Başka bir seçeneğimiz yok.' diye konuştu.
İsrail'in kendilerine bir seçenek sunmadığını, dayatmada bulunduğunu aktaran Bilal, 'Biri evinizi elinizden alabilir.
Size gitmenizi emreder ve siz gidersiniz.
Hayat bu değildir.' ifadelerini kullandı.
Filistinli yönetmen, 'No Other Land' belgeseline atıfla, tehlikeli şartlar altında yaşamak zorunda kalsalar da ayakta kalıp bununla yüzleşeceklerini belirterek 'Tüm hayatımızın burada, bu topraklarda olduğunu söyledim.
Burayı kaybettiğimizde hayatımızı kaybetmiş olacağız.
Gideceğimiz başka toprak yok.' sözleriyle Filistin'i asla terk etmeyeceklerini tekrarladı. 'OSCAR'I KAZANDIKTAN SONRA KAÇMAK OLMAZ' Oscar ödülünü kazandıktan sonra Filistin topraklarını terk etmeyi düşünüp düşünmediğine dair soruya 'hayır' cevabını veren Bilal, şunları söyledi: Oscar'ı aldığımdan beri topluluğuma ve Mesafir Yatta'da yaşayan tüm köylere yardım etmek için çok çalışıyorum.
Onların hikayelerini paylaşmam, onlara yardım etmem, tüm dünyadaki insanların gerçekliği anlamasını, Mesafir Yatta'yı, işgal altında nasıl yaşadıklarını bilmesini sağlamam gerekiyor.
Bilal, bu motivasyonun 'No Other Land' belgeselinin de temel unsuru olduğuna işaret ederek 'Oscar'ı aldıktan sonra kaçmak olmaz.
Bu doğru değil.
Onları (Filistinlileri) bu şiddetli yıkıma tek başlarına terk etmek olmaz, hayır, asla.
Artık onların sesiyim.' ifadelerini kullandı.
Büyük bir sorumluluk hissettiğini ve halkının haklarını elde etmesi için elinden gelenin en iyisini yapması gerektiğini belirten Bilal, 'Bu yüzden, Oscar'ı aldıktan sonra, gerçekten başka seçeneğim yoktu.
Ayrılmak için elime büyük bir fırsat geçti ama bunu asla düşünmedim.' diye konuştu.
Filistinli yönetmen, halkının iyi bir hayat sürmesini ve evlerinde kendilerini güvende hissetmesini istediğini aktararak bu yüzden haklarını elde edene kadar mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı.
Zaten zor şartlarda hayat süren Filistinlilerin öldürülmekten korkmadığına dikkati çeken Bilal, 'Ben de bir Filistinliyim.' diyerek İsrail ordusu veya fanatik Yahudiler tarafından öldürülmekten kendisinin de korkmadığına işaret etti.
Bilal, 'Evet, belki gelecekte (ölüm) haberlerimi kanallarda, internette, medyada duyarsınız.
Bu bizim için çok uzak bir ihtimal değildir.' ifadelerini kullandı. 'DÜNYA SESSİZ KALMAYA DEVAM EDERSE BURADA GELECEK OLMAYACAK' Belgesele büyük katkılar sunan arkadaşı Avde Hadalin'in, Temmuz 2025'te fanatik Yahudi yerleşimci tarafından öldürülmesi üzerine hissettiklerini anlatmaya çalışan Bilal, Hadalin'in yaralanma haberini aldıktan sonra doğru evine gittiğini ve orada çok üzgün bir şekilde beklediğini söyledi.
Filistinli yönetmen, 'Çok zor bir andı, çünkü o bana çok, çok yakındı.
O benim kardeşim gibiydi.
İçim parçalanmış gibiydi, çok üzgündüm, ağlıyordum.
O an hissettiklerini anlatacak kelime bulamazsın.' şeklinde konuştu.
Geleceğe ilişkin umutlarını kaybetmenin eşiğine geldiğine işaret eden Bilal, 'Eğer dünya sessiz kalmaya, Filistinlilerin ölümünü izlemeye, Filistinliler bedel ödemeye devam ederse burada gelecek olmayacak.' diye konuştu.
Oscar ödüllü Filistinli Yönetmen Hamdan Bilal sözlerini şöyle sona erdirdi: Filistinlilerin ölümünü izleyen dünya, terörü destekliyor.
Bu hakları, uluslararası hakları kim oluşturdu?
Hamdan değil, sivil ve kötü koşullarda yaşayan masum insanlar değil.
Bunu yaratan büyük ülkeler var.
Biz insanız, barış içinde yaşama hakkımız var, evlerimizde güvende hissetme hakkımız var, bu yüzden bir şeyler yapmalılar. 'NO OTHER LAND' İsrail ordusunun uyguladığı yıkım ve sürgün politikasına karşı Filistinlilerin gösterdiği mücadeleyi anlatan 'No Other Land'ın (Başka Toprak Yok), yönetmenliğini Basel Adra, Hamdan Bilal, Yuval Abraham ve Rachel Szor üstlenmişti.
İsrailli ve Filistinli sinemacıların ortak çalışması olan ve Batı Şeria'nın güney ucundaki Mesafir Yatta'da geçen belgeselde, Adra'nın, İsrail ordusunun askeri eğitim bölgesi oluşturmak amacıyla başlattığı yıkımı, canı pahasına, belgeleme çabasını anlatılıyor.
Gerçek olayların anlatıldığı ve 2019-2023 yılları arasında geçen filmde, Filistin topraklarında İsrailli yasa dışı fanatik Yahudiler ile İsrail ordusu tarafından uygulanan şiddet ve yıkım gözler önüne seriliyor.
Belgeselde, Filistinlilerin evlerinden görüntüler, kişisel arşivler, haber videoları ve İsrailliler ile Filistinliler arasındaki diyaloglar da yer alıyor.
İsrail işgali altındaki Filistinlilerin yaşam mücadelesine, zorla yıkımlara ve hakikat arayışına çarpıcı bir tanıklık sunan film, ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen törende 'En İyi Belgesel Oscar'ını kazanmıştı.
Film ayrıca, geçen sene Almanya'da gerçekleştirilen 74.
Uluslararası Berlin Film Festivali'nde (Berlinale) 'En iyi belgesel' ödülünün sahibi olmuştu.
Yapım, festivalin ana kategorisi dışındaki 'Panorama İzleyici Ödülleri' bölümünde de ödüle layık görülmüş ve filmi hazırlayanlar Alman RBB televizyon kanalı tarafından ödüle değer bulunmuştu.