Haber Detayı
Murat Emir ortak raporu değerlendirdi
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak rapor yazım ekibinde yer alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, komisyonda kabul edilen ortak rapora ilişkin "7'nci bölümdeki demokratikleşme önerileri bizim açımızdan oldukça tatmin edicidir ve ısrarlı tartışmalarımız sonucunda gerçekleşmiştir. Ama asıl olan bunların uygulanmasıdır. Bir rapor yazımıyla her şey bitmez. Rapor bir çerçeve metindir, bir ödevdir. Rapora bugün 'evet' veren herkesin ödevinin sahibi olması gerekir" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun bugünkü son toplantısında yapılan oylamayla kabul edilen ortak rapora ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.Emir, komisyon kurulduğunda büyük kaygıları ve büyük umutları olduğunu belirterek "Komisyon'un özellikle demokrasi beklentisine cevap verecek güven arttırıcı adımları atmamış olmasını sürekli eleştirdik.
Komisyon raporunda da özellikle demokratikleşme ile ilgili önemli öneriler söz konusu ancak bunların yaşama geçmesi çok daha önemli.
Çünkü Türkiye'de komisyon olmadan da mevcut yasaların uygulanması ile veya bir siyasi iktidarın vereceği bir kararla da bir dakikada çözülebilecek bir sürü sorun var.
Bunların hiçbiri şu ana kadar çözülmüş değil" şeklinde konuştu."TÜRKİYE'DE HEM TERÖRÜ KALICI OLARAK BİTİRECEK HEM DE ADALETİ VE DEMOKRASİYİ YEŞERTME FIRSATI BULACAĞIZ"Hazırlanan ortak raporun sihirli değnek olmadığına işaret eden Emir, "Yine de umut verici bir adım...
Komisyon raporunun her yerine katılıyor değiliz.
İçimize sinmeyen, bizi de rahatsız eden bölümler var ancak özellikle yasal öneriler ve demokratikleşme ile ilgili, yani asıl toplumun beklediği bölümlerle ilgili partiler bir ortak akıl geliştirme konusunda hassas davrandılar ve bana göre de olumlu bir adımdır.
Özellikle 6. ve 7. bölümler için söylüyorum.
Bu önerilerin yaşama geçirilmesiyle Türkiye'de hem terörü kalıcı olarak bitirecek, toplumsal barışı inşa etme fırsatı bulacağız hem de adaleti ve demokrasiyi yeşertme fırsatı bulacağız.
Bu fırsatın değerlendirilmesi lazım.
Bütün siyasi partilerin artık bundan sonra bu rapora sahip çıkıp o tutumların arkasında durup bir an evvel oradaki önerileri yaşama geçirmek konusunda adım atması gerekir" diye konuştu.Murat Emir, komisyonun ortak raporunun yazım sürecinde açıklama yapmama konusunda anlaştıklarını anlatarak, "Dolayısıyla açıklama yapmama konusunda hassas davrandık bugüne kadar fakat kimi açıklamalar gerçekten artık bir algı saptırmasına, algıların yönlendirilmesine, yanlış algılara yol açmaya başlayınca buradaki tutumumuzu ifade etmiştik.
Dolayısıyla da yakından takip edenler, bizim söylediklerimizin en sonunda yaşama geçiren şeyler olduğunu fark edeceklerdir" ifadelerini kullandı.Murat Emir, "Ortak raporda özellikle demokratikleşme başlığı altında 7. bölüm altında Anayasa Mahkemesi kararlarına ve AİHM kararlarına eksiksiz uyulması, bunlara uyulması için etkili mekanizmalar oluşturulması, tutukluluğun mutlaka bir istisna olması, temel hak ve özgürlüklerin en geniş anlamda kullanılması, ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, basın özgürlüğünün öndeki engellerin kaldırılması, kayyum uygulamalarına son verilmesi ve kanunda yazılı hallerde, kısıtlı bir biçimde belediye başkanı görevinden alındığında dahi yeni belediye başkan vekilinin belediye meclisinden seçilmesi gibi şu anda bizzat içinde bulunduğumuz tartışmaların bitirildiği ve demokrasinin çıtasının yükseltildiği önerilerimiz var" diye konuştu."ASIL OLAN BUNLARIN UYGULANMASIDIR, BİR RAPOR YAZILIMIYLA HER ŞEY BİTMEZ"Emir, ortak raporda yer alan önerilere ilişkin, "Hepsi bir anda geçirilebilir.
Dolayısıyla şu öncelik bu öncelik demeye dahi gerek yok.
Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak için, AİHM kararlarına uymak için, kayyum uygulamasına son vermek için, Ahmet Özer'in, Ahmet Türk'ün, Emrah Şahan'ın tekrar görevine başlaması için hiçbir engel yok.
Bunlar siyasi iktidarın vereceği bir kararla bugün dahi, bu dakikada dahi gerçekleşebilir.
Dolayısıyla bir öncelik sıralamasına gerek yok.
Burada aklın değişmesi gerekir.
Tutumun demokrasiden yana olması gerekir" dedi.Raporda karşı görüşleri olduğunu söyleyen Emir, "Elbette herkesin karşı görüşü var.
DEM Parti de şerh koymadı.
Biz de şerh koymadık.
Tabii ki bizim de kabul etmediğimiz, içimize sinmeyen hususlar oldu çünkü bu, beş partinin ortak raporu.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin raporu olsaydı, zaten biz kendi raporumuzu yayınladık.
Basınla da paylaştık.
Komisyon raporunun ekinde de var ama 'ortak rapor' dediğiniz zaman elbette ki ortada buluşacağınız, makulde buluşacağınız, karşı tarafın hassasiyetlerini anlayacağınız bir çizgi buluyorsunuz ama yine de bütün bunlara rağmen 7. bölümdeki demokratikleşme önerileri bizim açımızdan oldukça tatmin edicidir ve bizim ısrarlı tartışmalarımız sonucunda gerçekleşmiştir.
Ama asıl olan bunların uygulanmasıdır.
Bir rapor yazılımıyla her şey bitmez.
Rapor bir çerçeve metindir, bir ödevdir.
Rapora bugün 'evet' veren herkesin ödevinin sahibi olması gerekir" diye konuştu.Emir, ortak rapordaki Anayasa'nın 79. maddesine yapılan atıf ve siyasi partiler ile seçim kanunlarında değişiklik önerilerine ilişkin şunları söyledi:"Türkiye'de daha demokratik, çoğulcu, özgürlükçü bir siyasi partiler yasası ve seçim yasası ihtiyacı olduğu şüphesiz fakat şu ana kadar siyasi partiler yasasına kimse dokunmadı.
Seçim Yasasını da kendi işine geldiği gibi, önündeki seçimi daha kolay geçmek için siyasi iktidarın bir manevrası olarak değerlendirildi.
Biz burada bu iki yasadaki değişiklik ihtiyacının partiler arası uzlaşı ile gerçekleşebileceğini ısrarla vurguladık.
Bu da rapora böyle girdi.
Evet, partiler arası uzlaşı olması durumunda Türkiye'nin daha demokratik çoğulcu bir siyasi partiler yasasına kavuşması yerinde olacaktır."