Haber Detayı
Gıdada artan taleple, tedarik ve fiyat dengesi sınavdan geçecek
Mübarek Ramazan ayı, gıda başta olmak üzere üretim, satış ve pazarlamanın pek çok kanalında rol alan, geniş yelpazedeki sektörler için kritik bir dönemi ifade ediyor. Bir aylık süreçte temel gıda ürünlerinde, ortalama yüzde 10 olarak açıklanan talep artışı, ekonomik devinimde, dengeli, sürdürülebilir ve erişilebilir gıda piyasasının önemini bir kez daha gündeme taşıyor.
MÜBERRA TAŞÇI GÜREŞ Mübarek Ramazan ayı ve ardından gelen bayram günleri ekonomik devinimin hızı belli alanlarda hız kazanır.
Özellikle de tarımsal ürün ve gıda endüstrileri için daha çok geçerlidir bu durum.
Tüketim artar.
Bu yönüyle fiyat dengesi çok daha önem kazanır, tedarik ve lojistik, yanı sıra hizmetlerdeki devamlılık açısından Ramazan ayı ve ardından gelen 3 günlük bayram günleri, pek çok sektör için bir sınav halini alır.
Tüketim alışkanlıklarının belirgin şekilde değiştiği bu dönemde, özellikle temel gıda ürünleri başta olmak üzere bakliyat, unlu mamuller, et ve et ürünleri, yağ, şekerleme ve içecek gruplarında talep artışının yaşanmasıyla birlikte düzenli tedariğin önemi de en yüksek seviyeye çıkıyor.
Tahminler gösteriyor ki pek çok üründe en az yüzde 10’luk artış gözleniyor, bir aylık dönem içerisinde.
Bu açıdan bakıldığında, artan taleple tedarik ve fiyat dengesinde yaşanacak gelişmeler, enflasyon mücadelesinin tüm hızıyla sürdüğü bir dönemde, her zamankinden daha fazla önem taşıyor.
Gıda ürünlerinin enflasyon hesaplamalarındaki payı, yüzde 23,29 olarak tarif edilmekte.
Ülkemiz, yalnız bu dönemde değil, geçmiş zamanlarda da gıda enflasyonunun yüksekliğinden canı yanan ülkeler arasında.
Tarımsal üretimde kendi kendine yeten ülkeler arasında yer aldığına inandığımız Türkiye’de yaşanan gıda enflasyonu, bu ünvanına tezat bir durum oluşturuyor.
Hem de yıllardır.
Tek başına üretimden kaynaklanmayan bir dizi sorun gıdada yaşanan enflasyon ortamıyla Türkiye’yi dünyanın zirvesine taşıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünya çapında gıda fiyatları düşüş eğilimi gösterirken, Dünya Bankası’nın en son yayımladığı raporda Türkiye, en yüksek gıda enflasyonuna sahip ilk 10 ülke arasında kendine yer buluyor.
Raporlarda Türkiye, OECD ülkeleri arasında da açık ara ilk sırada.
Bu durumun ortaya çıkmasında tek başına üretim sorumlu tutulamayacağı gibi, ülkemizin kronik meselesi döviz kurundaki dalgalı seyrin sorgulanması da yeterli gelmeyecektir.
Elbette inişli çıkışlı performansı ile tarımsal üretim de, yanı sıra hep risk olagelen döviz fiyatları da temel meseleler arasında yer alıyor.
Listede tedarik zincirlerindeki verimsizlik de ilk sıralarda yer almalı.
Bugün Antalya’dan üreticiden alınan bir kamyon domatesin, İstanbul’a gelene kadar yüzde 30 oranında fire vermesi, fiyat baskısına sebebiyet veren temel konu başlıkları arasında.
Oligopol yapı, verimsiz lojistik hizmetler, spekülatif anlayışın hakimiyeti, tabi ki enerji maliyetleri başta olmak üzere tarımsal alanda ve gıda endüstrisine baskı oluşturan üretim maliyetleri, üzerinde tek tek çözüm aranması gereken sorunlar arasında.
Çözüm için öncelikle ilk aşamadaki sorunlar ele alınmalı.
Planlı tarımsal üretimin varlığı, düğmenin doğru iliklenmesi için baş şartlardan biri.
Yani bir yıl soğan eken üreticinin, ürünün bolluğundan dolayı düşen fiyatlardan zarar görüp sonraki yıl, soğan ekimini bırakmasıyla oluşacak rekolte darlığının bu kez fiyatları artırıcı etki yaratması, Türkiye’de tarımın temel kısır döngüsü olarak yıllardır yaşanageliyor.
Üreticiye üretim disiplini oluşturacak iklimin oluşturulması, Hal Yasası’nın devreye alınması, oligopol yapılar üzerinde durularak rekabet ortamının sağlanması, spekülatif fırsatçı alışkanlıkların kırılması, fiyat ve rekabet denetimi, kamunun aciliyet ile üzerinde durması gereken konular arasında yer alıyor.
Biz dilerseniz tekrar Ramazan özelindeki gündemimize dönelim, kamu ve özel sektör kuruluşlarının uzun süredir arkasında durduğu bir uygulamaya dikkat çekelim. 90’lı yıllarda başlatılan fiyat sabitlemesi, genişlemiş haliyle bu yıl da piyasalarda etkili olacak.
Bu yönde hazırladığımız haberimizi yan sayfamızda görebileceksiniz. “Gıdada, vatandaşlarımızın sofrasından eksilten haksız kazancı kabul edemeyiz” Gıda arzı güvenliğinin sadece Bakanlığın değil, herkesin sorumluluk alması gereken bir süreç olduğunu dile getiren Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, “Hele böylesi anlamlı ve kutsal bir değeri yaşamaya ve yaşatmaya çalıştığımız manevi günlerde, piyasadaki fiyat dengesini bozacak adımlara izin vermememiz gerek” dedi. “Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler de bu hassasiyetin parçası ve destekçisiyiz.
Bir çok perakende ve toptan gıda derneklerinin, zincir marketlerin ve gıda ile ilgili iş dünyası temsilcilerinin Ramazan boyunca vatandaşı rahatlatacak kampanyalarla buna destek vereceğini açıklaması önemlidir” diyen Hakan Sefa Çakır şunları kaydetti: “Ramazan ayı vesilesiyle, yardımlaşma geleneği çerçevesinde artan tüketimin gıda fiyatlarındaki dengeyi bozmaması ama daha önemlisi bu artan talebi fırsat bilen bir kesimin, enflasyonun da üstünde bir şekilde spekülatif olarak gıda fiyatlarının artırmalarına engel olmak için, Ticaret Bakanlığımız perakende ve toptan gıda temsilcileri ile bir görüşme yaparak vatandaşın bütçesini rahatlatacak bir adım attı.
Hatta bazı temel gıda ürünlerinin ihracatına bir süre kısıtlama getirerek, piyasadaki arz-talebi de dengeledi.
Bu konuda MTSO olarak gıda sektörü üyelerimizi de bu konuda teşvik ediyoruz.
Hem tüketiciyi korumak, hem stokçuluğu ve spekülatif kötü niyetli girişimleri engellemek hem de enflasyonla verilen mücadeleye zarar vermemek adına Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın kötü niyetli kişilere yönelik denetimleri artıracağını düşünüyoruz.
Gıdada, vatandaşlarımızın sofrasından eksilten haksız kazancı kabul edemeyiz.” “Fiyat istikrarının korunması için üzerimize düşeni yapacağız” Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, “Ramazan, bir fırsat ayı değil; ibadet, yardımlaşma, dayanışma ve fedakârlık ayıdır.
Fiyat istikrarının korunması, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim konusunda üzerimize düşeni yerine getireceğiz” diye konuştu.
Sektörlerinde şu dönemde olağandışı bir durumun söz konusu olmadığını kaydeden Özdemir, şunları söyledi: “Arz-talep dengesi doğal seyri içinde ilerlemektedir ve süreçte herhangi bir aksama ya da olumsuz görünüm bulunmamaktadır.
Üyelerimizin tamamı tarım ve gıda sektöründe faaliyet göstermekte; üretimden ticarete kadar zincirin her halkasında sorumluluk bilinciyle hareket etmektedir.
Mevcut durumda, üyelerimizin uyguladığı fiyatlarda herhangi bir artış eğilimi görülmemektedir.
Öte yandan devletimiz bu konuda oldukça hassas, titiz ve kararlı bir duruş sergilemektedir.
Piyasa düzeninin korunması ve tüketicilerimizin mağdur edilmemesi için gerekli denetimleri etkin biçimde gerçekleştirmektedir.” Fiyat sabitleme şirketlerin Ramazan geleneği oldu Ramazan ayı, Türkiye’de önemli bir kampanya geleneğini de ortaya koyması açısından önem taşıyor.
Türkiye ekonomisine ve sosyal yaşamına katkı sunması amacıyla 90'lı yıllarda gündeme gelen sabit fiyat uygulaması bu yıl da pek çok şirket ve kurum tarafından devreye sokuldu.
Özel şirketlerden, derneklere, pek çok kurumu bünyesine toplayan federasyonlara kadar ekonominin oyuncuları bu yıl da çeşitli dönemleri kapsayan fiyat sabitleme uygulamalarına imza attılar.
Yürütülen kampanyalar, enflasyonla mücadele konusunda önemli bir sınıvdan geçen Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdı, taşımayı da sürdürecek kuşkusuz.
Türkiye'de bu alandaki ilk uygulama bakliyak sektörünün önemli oyuncusu Reis Gıda tarafından 1994 tarihinde yine bir Ramazan ayı öncesinde başlatıldı. 1995 yılında ve sonrasında gelen dönemlerde de devam eden uygulama pek çok şirkete de örnek teşkil etti.
Reis Gıda Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmlet Reis, " “Ramazan ayı, kuru gıda tüketiminin arttığı, aile sofralarının daha da önem kazandığı özel bir dönem.
Özellikle Ramazan ayı öncesinde bu yaklaşımı toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz" dedi.
Fiyat dondurma Reis Gıda tarafından bu yıl da devreye alındı.
Geçen yıl 80 gün satışını gerçekleştirdiği bakliyat ürünlerinde 80 gün boyunca fiyatlarını donduran Reis Gıda, 2026'da bu kez 150 gün boyunca fiyatlarında bir artış ortaya koymayacağı taahhüdünde bulundu. 8 bin market fiyat dondurdu Ramazan ayına girilirken gıda perakendesinde en dikkat çekici benzeri adımlardan biri, Türkiye Perakendeciler Federasyonu çatısı altındaki market zincirlerinde de devreye alındı.
Federasyona bağlı yaklaşık 8 bin market, bakliyattan yağa, undan makarnaya kadar yüzlerce temel üründe Ramazan boyunca fiyat sabitleme ve indirim uygulamalarını devreye aldı.
Bu adım, artan talep döneminde fiyatların kontrol altında tutulmasını ve tüketicinin alım gücünün korunmasını amaçlıyor.
Sektör temsilcileri, bu uygulamaların yalnızca kısa vadeli bir fiyat müdahalesi değil; aynı zamanda perakende sektörünün toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ettiğinin de bir göstergesi olduğunu vurguluyor.
Ramazan döneminde yapılan kampanyalar, zincir marketlerle birlikte yerel perakendecilerde de benzer uygulamaların yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.
Ramazan ayıyla birlikte Türkiye’de firmalar ve kurumlar tarafından sektörel bir uygulama halini alan kampanyalarda Tarım Satış Kooperatifleri'ne bağlı KOOP marketler, Migros, Reis Gıda, Hepsiburada, Şok, MediaMarkt başı çekti.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve sektör temsilcileri, fiyat dondurma kampanyalarının Ramazan döneminde tüketiciyi korumayı, piyasalarda istikrarı ve toplumsal dayanışma kültürünü güçlendirmeyi amaçladığını vurguluyor Kampanyanın öncüsü Reis Gıda, 150 gün dondurdu Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, fiyat sabitleme uygulamalarının toplumsal bir sorumluluğun sonucu olduğunu vurguladı.
Mehmet Reis, sabit fiyat uygulamasını Türkiye’de ilk kez 1994 yılı Ramazan ayı öncesinde hayata geçirdiklerini; 1995 yılında bu yaklaşımı sürdürdüklerini, 2001 ekonomik krizi döneminde fiyatlarını dondurduklarını ve sonraki yıllarda özellikle Ramazan dönemlerinde bu uygulamayı istikrarlı biçimde devam ettirdiklerini hatırlattı.
Geçtiğimiz yıl ise Ramazan ayı sonuna kadar yaklaşık 80 gün boyunca sabit fiyat uygulandığını belirten Reis, bu adımların tüketicilerin alım gücünü desteklemeyi ve piyasada dengeli bir fiyat ortamına katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.
Bu yıl atılan adımın daha kapsamlı olduğuna dikkat çeken Mehmet Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl bir adım daha ileri giderek Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar sabit fiyat uygulamasına geçtik.
Bu da 5 aylık bir fiyat sabitleme anlamına geliyor.
Bu karar; planlama, tedarik, stok yönetimi ve disiplinli bir süreci gerektiriyor.” 600 liraya da Ramazan kolisi var, 5 bin liraya da Ramazan ayının sembolleri arasına giren Ramazan kolileri, enflasyonist ortamdan nasibini aldı.
Geçen yıl yaşanan kuraklık, zirai don ve maliyet artışları Ramazan kolisi fiyatlarına da yansıdı.
Geçen yıl 400 ila 3 bin lira arasında satılan Ramazan kolisinin fiyatı bu yıl, 600 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor.
Genellikle pirinç, bulgur, kuru bakliyat, sıvı yağ, çay, şeker, tuz, salça, makarna, zeytin, un, hazır çorba ve helva gibi temel gıda ürünlerinden oluşan kolilerde fiyatı; ürün miktarı, marka tercihi, kalite ve ürünlerin yerli ya da ithal olması belirliyor.
Ürün gamı ve miktarı arttıkça fiyat da yükseliyor.
İçerisinde 5-10 adet temel gıda maddesinin yer aldığı ekonomik paketler 500 ila 800 lira, 13-25 adetlik orta segment koliler 1.000 1.700 lira, daha zengin içerikli paketlerin fiyatı ise 5 bin TL’nin üzerine çıkabiliyor. 2025’e kıyasla 2026’da pirinçten bakliyata, peynirden zeytine kadar pek çok üründe raf fiyatlarında artış var.
Geçen yıl yaşanan kuraklık ve zirai donun olumsuz etkisi fiyatlara yansıdı.
Geçen yıl 50-70 TL aralığında satılan pirincin kilogram fiyatı 80-150 TL’ye, Kuru fasulyenin 50-70 TL bandından 100-130 TL’ye çıkarken, bulgurun kilosu 35 TL’den 60 TL’ye ulaştı.
Nohut fiyatları ise 100 TL.
Geçen yıl 100-120 TL arasında satılan yarım kilo çay, bu yıl 120-150 TL aralığında, 830 gramlık domates salçasının fiyatı ise 50-80 TL bandından 80 TL’nin üzerine çıktı.
Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir tablo var.
Geçen yıl 200-350 TL arasında satılan beyaz peynirin kilogram fiyatı 250-500 TL bandına yükseldi.
Migros’tan 300 üründe sabit fiyat Türkiye’nin önde gelen perakende zincirlerinden Migros, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde tüketicilere kolaylık sağlayacak fiyat sabitleme kampanyasını duyurdu.
Kampanya kapsamında, yaklaşık 300 Migros markalı temel ihtiyaç ürünü bayrama kadar sabit fiyatla satışa sunulacak.
Salça, bakliyat, pirinç, çay ve kahve gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra dana kıyma ve kuşbaşı et ürünleri de fiyat sabitleme uygulamasına dahil edildi.
Migros yetkilileri, kampanyanın amacının Ramazan ayı boyunca tüketicilerin gıda harcamalarını yönetilebilir kılmak ve beklenmedik fiyat artışlarından korumak olduğunu vurguladı.
Özelliklede bakliyat ve et gibi temel tüketim ürünlerinde fiyat istikrarının Ramazan sofralarının sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu belirtildi.
Perakende sektöründe son yıllarda artan maliyetler ve global tedarik zincirindeki dalgalanmalar, Ramazan gibi talebin yükseldiği dönemlerde fiyat istikrarını daha da önemli hale getiriyor.
Migros, kampanyayla birlikte hem iç tüketimi desteklemeyi hem de tüketici güvenini artırmayı hedefliyor.
Kampanya, Migros’un Türkiye genelindeki mağazalarında ve online satış platformlarında geçerli olacak.
Şirket yetkilileri, fiyat sabitleme adımlarının tüketiciye yansıyan Ramazan harcamalarında bütçe dostu bir çözüm olacağını ifade etti.
Hepsiburada’dan Ramazan ayı e-ticaret araştırması: Ramazan ayında haneler ekonomik alışveriş için e-ticarete yöneliyor Ramazan ayında hanelerin alışveriş ve tüketim tercihleri ekonomik koşulların etkisiyle yeniden şekilleniyor.
E-ticarete ilginin arttığı bu dönemde tüketiciler hem geleneksel Ramazan alışkanlıklarını sürdürmeye hem de bütçelerini daha dikkatli yönetmeye odaklanıyor.
Hepsiburada’nın Ramazan dönemine yönelik tüketici içgörülerinden hareketle ortaya çıkan tablo, Ramazan’ın manevi bir hazırlık sürecinin yanı sıra planlı, kontrollü ve önceliklendirilmiş bir alışveriş dönemi olarak yaşandığını gösteriyor.
Ramazan yaklaşırken hanelerde hazırlık süreci de hız kazanıyor.
İftar sofraları için yapılan alışverişlerde heyecan kadar planlama da belirleyici oluyor.
Hepsiburada’nın FutureBright iş birliğiyle 800 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, tüketicilerin bu dönemde ihtiyaç listelerini önceden oluşturduğunu, fiyat karşılaştırması yaptığını ve bütçe kontrolünü de sıkı tuttuğunu ortaya koyuyor.
Ramazan’da alışveriş alışkanlıkları gıda kategorileriyle sınırlı kalmıyor; tüketiciler bu dönemde ortalama 6 farklı kategoriden alışveriş yapıyor.
Katılımcıların yüzde 84’ü gıda dışı kategorilerde de alışveriş yaptıklarını belirtirken, temizlik ürünleri yüzde 59 oranla listenin başında geliyor.
Yemek hazırlık gereçleri yüzde 38, mutfak tekstili yüzde 22, küçük ev aletleri ise yüzde 20 oranında tercih ediliyor.
Bu tablo, Ramazan hazırlıklarının haneler için geniş bir ihtiyaç listesiyle ve daha sistemli bir yaklaşımla planlandığını gösteriyor.
Araştırmaya göre iftarların yüzde 80 oranında evde gerçekleşecek olması da bu planlı yaklaşımı güçlendiriyor.
Evde kurulan sofralar; detaylı planlama, toplu alışveriş ve fiyat karşılaştırmasını artırırken, tüketicinin bütçe kontrolünü elinde tutma isteğini pekiştiriyor.
MediaMarkt Türkiye’den Ramazan ayına özel teknoloji kampanyası MediaMarkt Türkiye, Ramazan ayına özel hazırladığı kampanya ile teknoloji alışverişinde tüketicilere avantajlı fırsatlar sunuyor. 26 Şubat tarihine kadar devam edecek olan kampanya kapsamında, Ramazan sofralarının hazırlanmasında ve günlük yaşamda ihtiyaç duyulan pek çok teknolojik ürün, indirimli fiyatlarla satışa sunuluyor.
Geniş ürün yelpazesiyle öne çıkan kampanyada; çay ve kahve makineleri, tost ve ızgara ürünleri, blender setleri, ütüler ve farklı küçük ev aletleri Ramazan ayının öne çıkan ihtiyaçları arasında yer alıyor.
MediaMarkt, bu ürünlerle hem mutfakta geçirilen zamanı daha verimli hale getirmeyi hem de tüketicilerin Ramazan hazırlıklarını daha konforlu bir şekilde tamamlamasını hedefliyor.
Kampanya, MediaMarkt Türkiye’nin mağazacılık gücü ile online alışveriş kanallarını bir araya getiriyor.
Tüketiciler, kampanya kapsamındaki ürünlere Türkiye genelindeki 103 MediaMarkt mağazasının yanı sıra mediamarkt. com.tr ve MediaMarkt App üzerinden de erişebiliyor.
Bu sayede alışverişlerini ister mağazadan ister dijital kanallar üzerinden gerçekleştirme imkanı buluyor.
MediaMarkt, Ramazan döneminde artan ev içi ihtiyaçları göz önünde bulundurarak, uygun fiyat politikası ve yaygın satış ağıyla tüketicilerin bütçelerine destek olmayı amaçlıyor.
Kampanya, Ramazan ayı boyunca hanelerin teknoloji alışverişlerini daha planlı ve avantajlı şekilde yapmasına katkı sağlamayı hedefliyor.