Haber Detayı

Doğa temelli yeniden inşa dönemi
Sürdürülebilir dünya dunya.com
19/02/2026 00:00 (2 saat önce)

Doğa temelli yeniden inşa dönemi

Depremlerin ekosistemler üzerinde yarattığı tahribatı onarmak üzere harekete geçen UNDP, Adıyaman’dan başlayarak 200 hektarlık alanda doğa temelli restorasyon çalışmaları yürütecek. Proje, su yönetiminden ağaçlandırmaya uzanan uygulamalarla hem çevresel iyileşmeyi hem de kırsal topluluklar için sürdürülebilir geçim kaynaklarını hedefliyor.

Başak Nur GÖKÇAM Kahramanmaraş merkez­li depremlerin üzerinden üç yıl geçerken, afetin yal­nızca fiziksel değil ekolojik etki­lerinin de uzun soluklu bir iyileş­me süreci gerektirdiği daha net görülüyor.

Güney ve Güneydoğu Anadolu’daki 11 ili etkileyen fela­ket, binlerce hektarlık alanda or­man ekosistemlerini, su varlıkla­rını ve kırsal geçim kaynaklarını da derinden sarstı.

Bu tablo kar­şısında Birleşmiş Milletler Kal­kınma Programı (UNDP), doğa temelli çözümleri merkeze alan kapsamlı bir restorasyon progra­mını hayata geçiriyor.Program, Orman Genel Mü­dürlüğü’nün (OGM) belirlediği öncelikler doğrultusunda, dep­remden etkilenen alanlarda ekosistemlerin onarılmasını ve kırsal toplulukların afetlere kar­şı dayanıklılığının artırılmasını hedefliyor.

Restorasyon yakla­şımı yalnızca ağaçlandırma fa­aliyetleriyle sınırlı değil; su yö­netimi, toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve yerel geçim kaynak­larını bütüncül biçimde ele alan bir çerçeveye dayanıyor.2 bin kişiye teknik rehberlikÇalışmaların ilk uygulama ala­nı, Adıyaman’ın Yukarı Nasırlı Kö­yü olacak.

Bu köy, hem pilot uy­gulama sahası hem de bölgesel bir öğrenme merkezi olarak ta­sarlandı.

Proje kapsamında yerel ormancılık personeli, belediye çalışanları ve köy sakinlerinden oluşan yaklaşık 2 bin kişiye teknik rehberlik, ekipman ve uygulamalı eğitim sağlanacak.Burada edini­len deneyimin, ilerleyen aşama­larda yaklaşık 20 köye daha ak­tarılması planlanıyor.

Toplamda 200 hektarlık alanda doğrudan restorasyon çalışması yürütüle­cek.

Buna ek olarak OGM tarafın­dan 250 hektarlık ilave alanda ağaçlandırma, erozyon kontro­lü ve ekosistem rehabilitasyonu gerçekleştirilecek.

Böylece hem deprem kaynaklı çevresel tahri­batın giderilmesi hem de ekosis­tem hizmetlerinin su tutma ka­pasitesi, toprak verimliliği ve kar­bon yutak alanları gibi yeniden güçlendirilmesi amaçlanıyor.Aktif katılım sosyal etkiyi güçlendirdiSahada uygulanacak doğa te­melli çözümler arasında teknik fizibilite değerlendirmelerine bağlı olarak yapay sulak alan sis­temleriyle atık su arıtımı, yağmur suyu hasadı altyapıları, sürdürü­lebilir kompost üretim üniteleri, fidan dikimi ve topluluk temelli tohum bankalarının kurulması yer alıyor.

Bu uygulamaların, yal­nızca ekolojik iyileşmeye değil, aynı zamanda yeni ve sürdürüle­bilir gelir modellerinin gelişmesi­ne katkı sağlaması hedefleniyor.

Özellikle orman köylülerinin res­torasyon süreçlerine aktif katılı­mı, projenin sosyal etkisini güç­lendiren temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, do­ğa temelli projelerin ‘daha iyi ye­niden inşa’ yaklaşımının merke­zinde yer aldığını vurgulayarak, afet sonrası toparlanma süreci­nin yalnızca fiziksel altyapının de­ğil, doğal altyapının da güçlendi­rilmesini gerektirdiğini belirtiyor.

Dragisic’e göre bu yaklaşım, iklim kriziyle birlikte artan çoklu risk­lere karşı uzun vadeli direnç inşa etmenin en etkili yollarından biri.Program, özel sektör destekli bir hibe mekanizmasıyla başla­tıldı.

Bu kapsamda Amazon tara­fından sağlanan 1,5 milyon euro finansman, UNDP’nin küresel öl­çekte doğayı koruma ve onarma çalışmalarına ivme kazandırma­yı amaçlayan Right Now Climate Fund girişimi çerçevesinde Tür­kiye’deki ilk yatırım niteliğini ta­şıyor.

UNDP, söz konusu başlan­gıç kaynağını daha geniş ölçekli yatırımlar için bir kaldıraç olarak konumlandırıyor.

Proje süresin­ce yapılacak analiz, haritalama ve etki değerlendirme çalışma­ları; gelecekteki rehabilitasyon stratejilerine bilimsel bir zemin oluşturacak.

Ayrıca geliştirile­cek ekosistem restorasyonu ve doğa temelli istihdam rehberle­rinin uluslararası ölçekte payla­şılması planlanıyor.Afet hazırlığı mühendislik çözümleriyle sınırlı kalamaz Depremin yarattığı yıkım, afetlere hazırlığın mühendislik çözümleriyle sınırlı kalamayacağını gösterdi.

Doğal sistemleri onaran, yerel toplulukları güçlendiren ve ekonomik toparlanmayı çevresel iyileşmeyle birlikte ele alan bu yeni nesil restorasyon yaklaşımı, Türkiye’nin afet sonrası yapılanma sürecinde önemli bir referans modeli olma potansiyeli taşıyor.

İlgili Sitenin Haberleri