Haber Detayı
O kapı bu kapı
TERÖRSÜZ Türkiye komisyonunun raporunun açıklanması için toplantının düzenlendiği tören salonunda yerimizi aldık.
Saat 11’e doğru milletvekilleri gelmeye başladılar.
CHP’li Murat Emir ve DEM Partili Saruhan Oluç gazetecilerin olduğu bölüme gelerek ayak üstü açıklamalar yaptılar.
DEM Parti’nin rapora şerh koyacağını o sırada öğrenmiş olduk.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tam 11.09’da toplantıyı açtı.Meclis Başkanı’nın konuşması en az rapor kadar önemliydi.
Numan Kurtulmuş şu mesajları verdi: Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli iradenin tecelligâhı olarak milletimizin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresidir.
Türkiye modeli olarak adlandırılan yaklaşımın kurucu ilkeleri, milli iradeye dayanan siyasal bir metin, disiplin içinde kayda geçilmektedir.
Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, örgütsel yapının fesih ve silah bırakmasının teyidiyle birlikte, yürürlüğe alınması düşünülen idari ve hukuku düzenlemelere rehberlik edecek ilkeleri belirlemeyi esas almaktadır.Numan Kurtulmuş sözlerini yeni anayasaya duyulan ihtiyaca vurgu yaparak bitirdi.SOMUT ÖNERİLERArdından Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt, somut önerilerin yer aldığı 6’ncı ve 7’nci bölümü okudu.
Raporun en can alıcı bölümü burasıydı.1- Süreçte en kritik eşik, PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olarak belirtildi.Bu takibi MİT yapacak.
MİT Başkanı İbrahim Kalın, Meclis Komisyonu’na yaptığı bilgilendirmede bunu açıklamıştı.
MİT, “PKK tüm unsurlarıyla silah bıraktı ve tasfiye oldu” raporunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunacak.
Cumhurbaşkanı’nın raporu kabul etmesinden sonra sürecin tamamlandığı açıklanacak.YASAL DÜZENLEMELER2- Yasal düzenlemeler.Burada bir tartışma var.
PKK silah bırakıp tasfiye olduktan sonra mı yasal düzenleme yapılacak, yoksa Meclis raporu tamamlandıktan sonra mı olacak?
PKK’nın silah bırakması için hangi hukuki düzenlemeye tabi olacağını görmesi gerekiyor.
O nedenle Meclis raporu tamamlandığına göre bundan sonra süratle yasal düzenlemeleri yapmak gerekiyor.
Bu işi uzatmamak gerekiyor.
Çünkü burası Ortadoğu.
Her zaman bu fırsatı yakalayamayabiliriz.ŞEYH SAİD YASASI3- Müstakil ve geçici yasal düzenlemeler.Meclis komisyonu bu süreçle ilgili müstakil ve geçici bir yasal düzenlemenin yapılmasını öneriyor.
Toplumda cezasızlık algısının oluşmasına izin verilmemesi isteniyor.
Raporda bu bölüm, “Silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca dönük, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır” deniliyor.TCK’da ve CMK’da yapılacak düzenlemelerin yanı sıra geçmişte Şeyh Said İsyanı sırasında çıkarılan yasaya benzer bir düzenleme de öngörülüyor.
Şeyh Said isyanından sonra çıkarılan yasada 5 yıl takip süresi öngörülüyordu.4- Topluma kazandırma.Geçmişte Eve Dönüş Yasası ya da Topluma Kazandırma Yasası başlıkları ile yasal düzenlemeler yapıldı.
Ancak bu kez sadece silah bırakma değil, silahı bırakanların topluma kazandırılması öneriliyor.
Bunun için nasıl bir mekanizma oluşturulacak onu bilemiyorum.5- Sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme (hükümet) içinde bir izleme ve raporlama mekanizmasının kurulması isteniyor.
İzleme mekanizması sadece silah bırakma ve tasfiye süreciyle ilgili değil, ondan sonraki sürecinde takibi açısından öneriliyor.7 ŞUBAT MİT KUMPASI6- Yasal güvence talebi.Sürecin yürütülmesinde görev alacak kişilerin hukuki güvence altına alınması isteniyor.
Bu çok önemli bir nokta.
Çözüm sürecinde görev alanlara yönelik FETÖ, 7 Şubat’ta MİT kumpası düzenlemişti.
Dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı almaya kalkışmışlardı.
Hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hayati bir ameliyata gireceği zamana denk getirmişlerdi.
Erdoğan’ın ameliyatında hafif bir sarkma olması büyük bir kumpasın engellenmesini sağladı.
Hedefleri MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı tutuklamaktı.
Hakan Fidan’la birlikte eski MİT Müsteşarı Emre Taner ve Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’e de operasyon yaptılar.
Emre Taner ve Afet Güneş hemen MİT’in güvenli evlerine alınarak gözaltına alınmaları önlendi.
Hakan Fidan’ı ifadeye çağıran savcı Sadrettin Sarıkaya arandığında Pensilvanya’dan çıkmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ameliyat masasından verdiği talimatla Fidan, ifade vermeye gitmedi.
Böylece Hakan Fidan’ı tutuklayamadılar.
Ardından da yasal düzenleme yapıldı.
Böylece FETÖ kumpasının önüne geçilmiş oldu.
O nedenle süreçte görev alanların yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor.DEM’E VE CHP’YE İHTİYAÇ VARDEM Parti raporda yer alan “Terör örgütü” ifadesi nedeniyle muhalefet şerhi koyacağını açıkladı.
Bunlara takılmamak gerekiyor.
Çünkü önümüzdeki sürecin önemli aşamalarından biri olarak yasal düzenlemeler var.
Yasal düzenlemeler yapılırken CHP’nin ve DEM Parti’nin varlığı önemli olacak.DEP’LİLERİN GÖTÜRÜLDÜĞÜ KAPITören salonundaki toplantı bitip dışarı çıkınca Meclis binasına giren kapının önünde durdum.
Bir an DEP milletvekillerinin beyaz minibüse bindirilip Ulucanlar Cezaevi’ne götürüldüğü günleri hatırladım. 1991 yılında Meclis’te Kürtçe yemin olayı yaşanmıştı. 1994 yılında ise DEP’lilerin dokunulmazlıkları kaldırılmıştı.
DGM Başsavcısı Nusret Demiral’ın talimatıyla DEP’liler, Meclis’ten alınarak cezaevine götürülmüştü.
Bugün DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan’ın babası Orhan Doğan ise Çankaya Kapısı’nda başından bastırılarak polis aracına sokulmuştu.
DEP’lilerin beyaz minibüse bindirilip Ulucanlar Cezaevine götürüldükleri kapı, o kapıydı.
Beyaz minibüsün içinde Leyla Zana, Hatip Dicle, Sırrı Sakık ve Ahmet Türk’ü hatırlıyorum.Bir an o günler gözümün önüne geldi.İşte o kapı dün Meclis Komisyonu’nun raporunun açıklandığı salonun karşısındaki o kapıydı.Türkiye DEP’lilerin götürüldüğü kapıdan girip terör sarmalının kucağına düştü.
Ama Meclis Komisyonu’nun raporunun açıklandığı kapıdan çıkıp Terörsüz Türkiye’ye ulaşacak.