Haber Detayı

İngiltere'nin kovulmuş prensi Andrew gözaltında! Sebebi sapık Epstein skandalı
Dünya internethaber.com
19/02/2026 13:52 (2 saat önce)

İngiltere'nin kovulmuş prensi Andrew gözaltında! Sebebi sapık Epstein skandalı

İNGİLTERE'nin sapkınlığı ortaya çıkınca ünvanı sökülen prensi Andrew, Jeffrey Epstein soruşturmasıyla ilgili olarak kamu görevinde usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Prens Andrew'in 17 yaşındaki Epstein mağduru kızla ilişkisi ifşa olmuştu. Prens reddetse de sonunda gerçeği kabul etmişti. Ünvanları elinden alınan Prens Andrew en son Windsor'daki Kraliyet Köşkü'nden de kovulmuştu.

Dünya gündemine oturan bomba haberi BBC duyurdu.

İngiltere'nin rütbeleri sökülüp kraliyet köşkünden kovulan prensi Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alındı.

Eski Prens Andrew, Mountbatten-Windsor, bu sabah erken saatlerde Norfolk'taki Sandringham Malikânesi'nde bulunuyordu.

Eski prens Andrew, Kraliyet Sarayı'ndaki konutundan kovulunca Sandringham Malikânesi'ne yerleşmişti.

Epstein ile olan tüm gizli ilişkileri ifşa olan Andrew, bu malikanede gözaltına alındı.

Epstein için kamu görevini suistimal  Thames Valley Polisi'nin eski prensin hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile gizli materyal paylaştığı iddialarına ilişkin bir soruşturma başlatmıştı.

İngiltere Kraliçesi II.

Elizabeth'in oğlu ve Kral III.

Charles'ın kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor daha önce Epstein iddiaları nedeniyle Prens unvanını kaybetmişti.

Andrew en son kendisinden Windsor'daki Kraliyet Köşkü'nden (Royal Lodge) kovulmuştu.  17 yaşındaki Epstein kızıyla ilişkisi ifşa olmuştu Mountbatten-Windsor'un Epstein'le yakın ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı belgelerde yer almış, Epstein mağduru Virginia Giuffre, henüz 17 yaşındayken o dönemde Prens olan Andrew'la ilişkiye girdiğini iddia etmişti.

İddiaları reddeden Mountbatten-Windsor, Kraliyet Ailesi'ne zarar vermemek adına York Dükü dahil tüm ünvanlarından feragat etmişti.

Ancak geçen yılın son aylarında artan baskılar ve yeni açıklanan belgeler neticesinde Kral Charles tarafından "Prens" ünvanı da elinden alınmıştı.

Mountbatten-Windsor'un 2003'ten bu yana kaldığı malikaneye cüzi bir yıllık kira ödemesi ve 75 yıllık kullanım hakkını 1 milyon sterline alması da bu dönemde gündeme gelmişti.

Royal Lodge malikanesini kiralaması, Kraliyet gelirleri ve Mountbatten-Windsor'un masraflarının halk tarafından vergiler yoluyla karşılanmasına gelen tepkilerin ardından konu parlamentoda da ele alınmıştı.

Liberal Demokratlar'ın lideri Ed Davey'nin, "Royal Lodge'la ilgili ifşaat göz önüne alındığında vergi mükelleflerinin çıkarlarını korumak için Kraliyet Mülkleri'ni inceleme konusunda hemfikir misiniz?

Mevcut Royal Lodge sakini de dahil herkesin ifadeye çağırılacağı bir soruşturma komisyonu oluşturulmasını destekliyor musunuz?" sorusuna, Başbakan Keir Starmer, "Kraliyet Mülkleri söz konusu olduğunda uygun bir inceleme yapılması önemlidir.

Kesinlikle destekliyorum." yanıtını vermişti.

Baskıların üzerine Windsor Kalesi'ndeki evini boşaltan Mountbatten-Windsor, Kral Charles'ın şahsi mülkü olan Sandringham Sarayı arazisindeki bir çiftlik evine taşınmıştı.

Mountbatten-Windsor'un eski eşi Sarah Ferguson'un da Epstein'le arkadaşlığı ortaya çıkmış, Ferguson'un onursal başkanı olduğu pek çok vakıf, eski York Düşesi'yle ilişkisine son vermişti.

Kendi kız çocuklarını Epstein adasına götürdüğü ortaya çıkan Ferguson'un adını taşıyan Sarah Vakfı ise kapanma kararı almıştı.

Jeffrey Epstein olayı 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.

Açıklanan Epstein dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.

İlgili Sitenin Haberleri