Haber Detayı

Çin Yuanı ABD'nin tahtını sallıyor: O gelişme Türkiye'nin borçlarını eritecek!
Ekonomi cumhuriyet.com.tr
19/02/2026 15:33 (3 saat önce)

Çin Yuanı ABD'nin tahtını sallıyor: O gelişme Türkiye'nin borçlarını eritecek!

Küresel ekonomide dengeler değişirken Çin, para birimi yuanı rezerv para haline getirmek için hamlelerini hızlandırdı. Doların yıllardır süren hakimiyetini hedef alan bu stratejiyle birlikte Türkiye’nin de dahil olduğu finansal işbirlikleri ve Çin tahvilleri yeni dönemin en kritik başlıkları haline geldi. Peki Çin Yuanı'nın rezerv para haline gelmesi küresel ve Türkiye ekonomisini nasıl etkiler? İşte ayrıntılar...

Çin, yuanı küresel rezerv para haline getirme hedefi doğrultusunda adımlarını hızlandırırken bu sürecin küresel ekonomik dengeler üzerindeki etkileri tartışılıyor.

Bir yıl önce Mao Zedong referanslarıyla Batı’ya karşı direniş vurgusu yapılırken şimdi Pekin yönetimi çok taraflı ticaret ve açık piyasaların savunulması çağrısında bulunuyor. 2017’den bu yana Honduras, Panama, Peru, Güney Kore ve İsviçre gibi ülkelerle ticaret anlaşmaları müzakere eden Çin'in Dışişleri Bakanı Wang Yi , Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşması olasılığını gündeme getirirken Körfez İşbirliği Konseyi ile görüşmeleri hızlandırdı.

Ocak ayında İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile Devlet Başkanı Xi Jinping , hizmet ticaretine yönelik bir anlaşma için fizibilite çalışması başlatılması konusunda mutabakata vardı.

Bu diplomatik ve ticari açılımlar, Çin’in yalnızca ticaret ağlarını genişletmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda finansal sistemde de daha güçlü bir konum hedeflediğini gösteriyor. 'PARA BİRİMİ SİLAH HALİNE GETİRİLEBİLİR' Çin, yuanı küresel rezerv para haline getirme hedefi doğrultusunda adımlarını hızlandırırken bu sürecin küresel ekonomik dengeler üzerindeki etkileri tartışılıyor.

Xi Jinping, Komünist Parti’nin teorik yayın organı Qiushi ’de yayımlanan şubat ayı makalesinde stratejik hedefi yeniden gündeme taşıdı.

Xi Jinping makalesinde, Güçlü bir para birimi ve modern bir finansal sistem, ulusal gücün olmazsa olmaz unsurlarıdır ifadelerini kullandı.

Pekin yönetimi, yuan cinsinden ticaret işlemlerini artırırken para takası anlaşmalarını genişletiyor ve BRICS ülkeleriyle finansal işbirliğini derinleştiriyor.

Pan Gongsheng, yaşanan süreci Küresel baskın para birimi araçsallaştırılabilir, silah haline getirilebilir sözleriyle değerlendirdi.

Pan, yuanın ABD Doları hakimiyetine karşı önemli bir araç olduğunu belirterek Çin ekonomi yönetiminin yuanı rezerv para haline getirme çabasını ortaya koydu.

REZERV PARA DENGESİ NE DURUMDA?

IMF verilerine göre 2025 ortasında dünya rezervlerinde ABD Doları’nın payı yüzde 56 seviyesinde bulunurken yuanın payı yaklaşık yüzde 2 ’de kaldı.

Aynı dönemde dolar endeksinin yüzde 10 ’dan fazla gerilemesi dikkat çekti. 2026 yılına 98.43 seviyesinde başlayan dolar endeksi 19 Şubat 2026 tarihi 12.00 itibarıyla yüzde 0,67 'lik düşüşle 97,58 seviyesinde oldu. 'FAHİŞ AYRICALIK' TARTIŞMASI Yuanın rezerv para haline gelmesi, ABD ekonomisinin uzun süredir sahip olduğu avantajları etkileyebilir.

ABD, dış ticaret açığını büyük ölçüde dolar ihracıyla finanse ederken bu durum literatürde fahiş ayrıcalık (exorbitant privilege) ve senyoraj ayrıcalığı olarak tanımlanıyor.

Senyoraj ayrıcalığı, zor zamanlarda para basma ve bu yolla finansman sağlama imkânı anlamına geliyor.

Yuanın küresel rezervlerdeki payının artmasıyla birlikte yapısal dolar talebinin gerileyebileceği, bunun da ABD’nin enflasyonu dışa aktarma kapasitesini sınırlayabileceği değerlendiriliyor.

Bu süreç, ülke içinde daha kalıcı bir fiyat baskısı oluşturabilir.

Çin ise bugüne kadar düşük maliyetli üretimle küresel enflasyonu sınırlayan bir rol üstlendi.

Yuanın değer kazanması durumunda Çin mallarının ihracat fiyatları yükselebilir.

Bu değişim, Çin’in küresel sisteme düşük fiyat baskısı yerine değerlenen para birimi üzerinden enflasyonist etki aktarması anlamına gelebilir ve küresel mal fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturabilir.

ÇİN EKONOMİSİNDE OLASI DÖNÜŞÜM Çin, bugüne kadar düşük maliyetli üretimle küresel enflasyonu sınırlayan bir rol oynadı.

Yuanın değer kazanması halinde Çin mallarının fiyatlarının yükselmesi ve küresel fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması gündeme gelebilir.

Ancak yuan kullanımının artması ile ortaya çıkması muhtemel değerlenmenin ise Çin ekonomi yönetiminin alacağı kararlar ile sınırlandırılması kuvvetli ihtimal olarak görülüyor.

Yuanın rezerv para haline gelmesi, emtia piyasalarında yapısal değişimlere yol açabilir.

Petrol ve altın fiyatlarının yalnızca ABD Merkez Bankası (Fed) kararlarına değil, Çin Merkez Bankası’nın likidite adımlarına da duyarlı hale gelmesi, fiyatlamalarda iki yönlü bir etki yaratabilir.

Bu durum piyasalarda oynaklığın artmasına neden olabilir.

Yuan bazlı emtia ticaretinin yaygınlaşması, Çin’in rezervlerini fiziki emtiaya dönüştürmesini kolaylaştırabilir.

Bu gelişme, küresel arz-talep dengesi üzerinde yeni bir fiyat belirleyici unsur oluşturabilir.

Altın fiyatlarının 2020’den bu yana yüzde 230 ’un üzerinde yükseldiği dönemde, küresel merkez bankaları güçlü bir alım süreci gerçekleştirdi. 2020-2025 döneminde en büyük 15 alıcı ülke rezervlerine net yaklaşık 2 bin ton altın ekledi.

Bu süreçte Çin, 357 ton luk artışla rezerv çeşitlendirme politikasını sürdürdü ve Batı merkezli finans sistemlerine bağımlılığı azaltma stratejisini güçlendirdi.

Yuanın dünya ticaretinde oluşturabileceği hegemonyanın hız kazanması, ABD ile olan gerilimi de artırabilir.

Bu durum, başta emtia piyasaları olmak üzere küresel borsalarda volatilitenin sertleşmesine yol açabilir.

Çin Merkez Bankası , sahip olduğu yüksek altın rezervleri ve güçlü alım eğilimiyle öne çıkıyor.

Volatilitenin yukarı yönlü gerçekleşmesi durumunda, Çin’in elinde tuttuğu altın rezervleri ekonomiye ek güç sağlayan bir unsur haline gelebilir.

TÜRKİYE İÇİN FIRSATLAR VE RİSKLER Türkiye, Çin ile finansal işbirliğini artıran ülkeler arasında yer alıyor.

Haziran 2025’te yenilenen Çin-Türkiye swap anlaşması kapsamında 35 milyar Çin Yuanı karşılığı 189 milyar TL ’lik bir hat kuruldu. 2025 Kasım ayında Türkiye’nin ilk RMB Takas Bankası İstanbul’da faaliyete geçerken Türk Hava Yolları’na yaklaşık 2,9 milyar yuan tutarında finansman sağlandı.

Yaşanan bu gelişmelerle birlikte yuanın rezerv para statüsüne yükselmesi durumunda Türkiye, enerji ve ara malı ithalatında yuan kullanımını artırarak ABD Doları'na olan bağımlılığını azaltabilir.

Bu süreçte Türkiye’nin yalnızca dolar cinsi Eurobond ihracıyla sınırlı kalmayarak yuan cinsinden borçlanma araçlarına, yani ' Panda tahvillerine ' yönelmesi gündeme gelebilir.

Bu araçlar, borç portföyündeki faiz riskinin coğrafi olarak dağıtılmasına katkı sağlayabilir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin brüt dış borç stoku 30 Eylül 2025 itibarıyla 564,9 milyar ABD Doları seviyesinde açıklandı.

Aynı dönemde net dış borç stoku ise 279,4 milyar ABD Doları olarak hesaplandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2025 yılı Aralık sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stoku 165,7 milyar dolar düzeyinde bulunuyor.

Yuanın rezerv para olarak güç kazanması ve ABD Doları'nın yaşanan bu gelişmeyle küresel ölçekte değer kaybetmesi durumunda Türkiye’nin dolar cinsi borçlarının TL karşılığı üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşabilir.

Ayrıca ons altının dolar bazında artması neticesinde Merkez Bankası rezervleri yükselebilir.

İlgili Sitenin Haberleri