Haber Detayı
Sabri Ülker Vakfı’ndan Ramazan’a Özel Sağlıklı Beslenme İpuçları: Sahurda Dengeyi, İftarda Ölçüyü Koruyun!
Gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam konularında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla çalışan Sabri Ülker Vakfı'nın Bilim Kurulu Üyesi olan Prof.
Dr.
Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan ayında enerji seviyesinin ve metabolizmanın sahur ile iftar arasındaki beslenme tercihlerine bağlı olduğunu ifade etti.
Demirel, “Sahurda ve iftarda yeterli, dengeli ve çeşitliliğin sağlandığı öğünler hazırlamak büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu.Ramazan Ayının Beslenme DüzeniRamazan süresince sahur ve iftar arasında ortalama 13 saat süren açlık, bireylerin günlük beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler meydana getiriyor.
Bu süreçte dikkatsizlikle yapılan beslenme hataları sonucunda kan şekeri dalgalanmaları, sindirim sorunları, yorgunluk ve istenmeyen kilo artışı gibi olumsuz durumlar yaşanabiliyor.
Bu nedenle, sahur ve iftar öğünleri için sağlıklı ve dengeli bir beslenme tercih etmek daha da önemli hale geliyor.
Toplumun beslenme konusunda doğru bilgilerle donatılması amacıyla çalışan Sabri Ülker Vakfı, Ramazan ayı boyunca “sahurda denge, iftarda ölçü” prensibinin sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratacağını belirtmekte.Sabri Ülker Vakfı'nın ÖnerisiVakfın Bilim Kurulu Üyesi, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Zehra Büyüktuncer Demirel, Ramazan için Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen sağlıklı beslenme ilkelerine uygun bir yol haritası sundu.
Ramazan ayında uzun açlık süreleri ve öğün sayısının azalmasının, bireylerin enerji seviyesini, sindirim sağlığını, kilo kontrolünü, bağışıklık sistemini ve ruh halini etkileyebileceğini vurguladı.
Bu nedenlerle, sağlıklı beslenmenin öneminin artması gerektiğinin altını çizdi.Ramazan'da Yapılan Beslenme HatalarıBeslenme alanında öne çıkan hatalardan biri, sahur öğününü atlamaktır.
Bu durum, açlık ve susuzluk süresini kontrol etmeyi zorlaştırıyor.
Sahurda kaliteli protein, sağlıklı yağlar ve tam tahıl içeren düşük glisemik indeksli gıdaların tüketilmesi, kişilerin tokluk süresini uzatmada etkili olacaktır.
İftar öğününde ise uzun bir açlık döneminin ardından, mideyi aşırı yüklemektense, su, hurma ve çorba gibi hafif gıdalarla başlanması gerektiğini belirten Demirel, ardından dengeli ana öğüne geçişin önemine dikkat çekti.
Bu tür bir yaklaşım, sindirim sisteminin sağlığını korumakla kalmayacak, aynı zamanda bireylerin daha canlı ve sağlıklı hissetmelerine yardımcı olacaktır.Su Tüketimi ve Beslenme TavsiyeleriProf.
Dr.
Demirel, iftar ile sahur arasında 2-2.5 litre su içilmesini öneriyor.
Ayrıca, hamur tatlıları yerine meyve ya da sütlü tatlıların küçük porsiyonlarda tercih edilmesinin daha sağlıklı olduğunu vurguladı.
Yemeklerin hazırlama yönteminde ise haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.
Bu öneriler, Ramazan boyunca sağlıklı kalmanın ve beslenme dengesinin sağlanmasının anahtarı olarak değerlendiriliyor.Bağışıklık ve Beslenme İlişkisiUzun açlık sürelerinin bağışıklık sistemini zayıflatmadığına dikkat çeken Prof.
Dr.
Büyüktuncer Demirel, asıl sorunun yetersiz ve dengesiz beslenmeden kaynaklandığını ifade etti.
Sebze ve meyve tüketimiyle antioksidan alımını arttırmanın, enerji verici protein kaynaklarına yönelmenin önemine de değindi.
Bunun yanı sıra, düzenli uyku ve hafif fiziksel aktivitelerin de büyük rol oynadığına vurgu yaptı.
Bu unsurlar, Ramazan ayında sağlığın korunmasına ve enerji seviyesinin yükseltilmesine katkı sağlıyor.Topluma Sağlıklı Bilgiler Sunma AmacıSabri Ülker Vakfı, sağlıklı yaşam konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Vakfın web sitesi üzerinden Ramazan ayına özel, dengeli beslenme rehberleri, detaylı menü örnekleri ve pratik önerilere erişim sağlanabiliyor.
Bu kaynaklar, bireylerin sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemeleri ve sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşıyor.