Haber Detayı
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel: "Türkiye Yeni Bir Kimlik Mühendisliğini Kaldıramaz"
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel, TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti, ortak hukuk, ortak kader ve eşit vatandaşlık üzerine kurulmuş üniter bir devlettir. Son dönemde kullanılan dil masum değildir. 'Türkler, Kürtler, Araplar' diye başlayan her cümle, vatandaşlığı kimliklere bölme riskini taşır. Türkiye yeni bir kimlik mühendisliğini kaldıramaz. Bu ülke etnik siyaset laboratuvarı değildir. Bizim durduğumuz yer nettir, devlet müzakere masasında değil, hukuk ve güvenlik zemininde güçlenir. Millet kimliklere bölünmez. Terör meşrulaştırılamaz" dedi.
(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel, TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora tepki göstererek, "Türkiye Cumhuriyeti, ortak hukuk, ortak kader ve eşit vatandaşlık üzerine kurulmuş üniter bir devlettir.
Son dönemde kullanılan dil masum değildir. 'Türkler, Kürtler, Araplar' diye başlayan her cümle, vatandaşlığı kimliklere bölme riskini taşır.
Türkiye yeni bir kimlik mühendisliğini kaldıramaz.
Bu ülke etnik siyaset laboratuvarı değildir.
Bizim durduğumuz yer nettir, devlet müzakere masasında değil, hukuk ve güvenlik zemininde güçlenir.
Millet kimliklere bölünmez.
Terör meşrulaştırılamaz" dedi.Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Erel, yaptığı yazılı açıklamada, TBMM'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora tepki gösterdi."Terörsüz Türkiye" başlığı altında yürütülen sürece ilişkin daha önce parti görüşlerini kamuoyuyla paylaştıklarını dile getiren Erel, gelinen noktada endişelerinde haklı çıktıklarını savundu.
Erel, şunları kaydetti:""Sorun bir komisyon değildir.
Sorun, Türkiye Cumhuriyeti'ni etnisite eksenine çekme ihtimali ve tehlikesidir.
Türkiye bir etnik kimlikler topluluğu değildir.
Türkiye Cumhuriyeti; ortak hukuk, ortak kader ve eşit vatandaşlık üzerine kurulmuş üniter bir devlettir.
Son dönemde kullanılan dil masum değildir. 'Türkler, Kürtler, Araplar' diye başlayan her cümle, vatandaşlığı kimliklere bölme riskini taşır.
Bu ülkenin vatandaşları etnik başlıklara ayrılarak tanımlanamaz.
Devlet kimliklere göre muhatap üretmez.
Devlet, bireyi esas alır.
PKK hiçbir etnik grubun temsilcisi değildir.
On binlerce insanımızın kanına girmiş bir terör örgütünü, dolaylı ifadelerle dahi siyasi zemine yaklaştırmak tarihi bir hatadır." "Yanlış teşhis, ülkeye ağır bedeller ödetir" Terörle mücadele edilir.
Terörle müzakere edilmez.
Etnisite üzerinden siyasal temsil üretmeye kalkmak; üniter yapıyı tartışmaya açar, kimlik temelli oy davranışını teşvik eder ve toplumsal fay hatlarını derinleştirir.
Türkiye'nin sorunu etnik değildir.
Sorunumuz adalettir.
Sorunumuz liyakatsizliktir.
Sorunumuz ekonomik eşitsizliktir.
Sorunumuz gençlerin umutsuzluğudur.
Yanlış teşhis, ülkeye ağır bedeller ödetir.
Bu millete kimlik tarif etmeye kalkmak yerine hukuku güçlendirin, adaleti tarafsız kılın, fırsat eşitliğini sağlayın, liyakat sistemini kurun.
Birlik, kimlik pazarlıklarıyla değil, güçlü devlet ve mutlu vatandaşlık ilkesiyle sağlanır.Türkiye yeni bir kimlik mühendisliğini kaldıramaz.
Bu ülke etnik siyaset laboratuvarı değildir.
Bizim durduğumuz yer nettir, devlet müzakere masasında değil, hukuk ve güvenlik zemininde güçlenir.
Millet kimliklere bölünmez.
Terör meşrulaştırılamaz.
Unutulmamalıdır ki tarih, iyi niyetle yapılan ama yanlış zemine oturtulan projeleri affetmez.
Milletin birliğini riske atacak her adım, geri dönüşü zor kırılmalara yol açabilir."