Haber Detayı

Reyting uğruna değer mi?
Ayşe baykal odatv.com
19/02/2026 19:56 (2 saat önce)

Reyting uğruna değer mi?

“Aynı Yağmur Altında” dizisi, seküler–muhafazakâr karşıtlığını ve Hristiyan bir karakter üzerinden kurulan gerilimi abartılı ve rencide edici bir dille ele aldığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

Sosyal medyada yorumları ve İsmail Saymaz’ın isyanını görünce merak ettim ve “Aynı Yağmur Altında” adlı dizinin yayımlanan ilk iki bölümünü izledim.

Aslında “izlemeye çalıştım” desem daha doğru olacak çünkü kötü bir senaryo… Muhafazakâr ve seküler ailelerin yaşam tarzlarını konu alan Kızılcık Şerbeti ve Kızıl Goncalar dizilerini taklit eden Aynı Yağmur Altında adlı diziye farklılık olsun diye Hristiyan bir genç kız da konuk edilmiş.

El büyütülmüş ve Müslüman erkek Hristiyan kıza aşık edilmiş. “Ne kadar zor, o kadar ilgi çekici” diye düşünülmüş.

Ve ülkemizdeki seküler insanları rencide edecek şekilde “vicdansız seküler kadın” profili ile “vicdanlı Hristiyan genç kız” profili karşılaştırılması yapılmış.Ne kadar dışarda kavga edersek edelim, hiçbir seküler insan evine gelen muhafazakâr misafirine laf sokmaz, domuz eti asla ikram etmez.Sosyal medyada muhafazakâr bir aileyi misafir eden seküler ailenin “domuz eti” sahnesi eleştirilse de bir sürü saçmalığın bir araya toplandığı bir dizi aslında.Dizinin ilk bölümünün Filistin davasıyla başlaması da senaryoyu kurtarmıyor.Dizinin tüm replikleri seküler-muhafazakârlık üzerine kurulmuş; gerisi klasik aşk hikâyesi...

İçinden bu sahneleri aldığınızda geriye de bir şey kalmıyor.

Tüm aşk dizilerinden kopya edilmiş sahneler…Ayrıca, Hülya Avşar’ın başını örtme tarzı da Türkiye’de hangi ailede var, bilemiyorum...

Sosyal çevrem geniştir ama bu kadar komik bir baş bağlama tarzını kimsede görmedim.

Allah aşkına, evinde bir dünya toplu iğneyle bağlanmış bir örtüyle kim oturuyor?

Hülya Avşar’ın başını fenomen Hülya Aslan yapıyormuş, şaşırdım… Zira Hülya Aslan, Huzur Sokağı’nın kadın oyuncularının da başörtüsü ve giyim danışmanlığını yapıyordu; gayet güzeldi de… Hülya Avşar’ı farklı yapmak istemişler ama olmamış…Diyaloglar da anlamsız.

Bırakın muhafazakâr aile - seküler aile konusunu; hangi Türk aile, evine gelen misafirine domuz eti ikram etmenin dışında aşağılar?Reyting alma uğruna bu kadar basitleşmeye gerek var mı?

Başörtüsü ve muhafazakar, seküler yaşam tarzları senaristlerin yeni reyting malzemesi mi?Ağa dizilerinden sonra sıra bunda mı?Bugüne kadar izlediğim, başörtülü kadını en sade ve en yalın konu alan dizi, Netflix’te yayımlanan “Bir Başkadır” dizisiydi… Kızılcık Şerbeti, muhafazakâr ailelerin yaşam tarzını yansıtmakta iyiydi.

Dizi uzadıkça senaryo aslından uzaklaşsa da rahatsız edici diyaloglar yoktu.

Kızıl Goncalar’ın konusu, diyalogları senaryoya mafya hikâyesi sokulana kadar harikaydı.

Ama bu dizinin neresinden tutsan elinde kalıyor.Dizi konuşulsun diye en sert ve sinir uçlarına dokunan diyalogları yazan senaristler muradına ermiş oldu.

Konuşuyoruz, yazıyoruz.

Dizilerin bu kadar siyasileştirilmesi, kutuplaştırıcı olması yanlış.

Bırakın da insanlar bu ekonomik şartlarda tek eğlencesi olan dizileri izlerken rahatlasın, mutlu olsun.Türk dizileri yurt dışında da rağbet görüyor.

Ülkemin seküler kesiminin bu şekilde tanıtılması vatandaş olarak beni rahatsız ediyor.Birileri para kazanacak diye biz bu rezilliğe mecbur muyuz?

Ayrıca bu muhafazakâr ve seküler aile karşılaştırması ile gençlerin âşık olmaları sadece belirli bir zümreye mi ait?

Mütemadiyen varlıklı aileler konu alınıyor?Bu arada Kızılcık Şerbeti ve Kızıl Goncalar’ın yapımcısı Faruk Turgut’a Aynı Yağmur Altında isimli dizi hakkında düşüncesini sordum.

Cevabı şöyle oldu:“Bu konuda yorum yapmak istemem.

Sonuçta bu tarz dizileri ilk yapan yapımcıyım.

Benim açtığım yoldan birilerinin gelmesi iyi ama bu kadar abartıp, ülke gerçeklerinden uzak iş yapılınca sonuç alınamadığı gerçeğini ortaya çıkarması da iyi oldu.

Emeğe, paraya ve zamana yazık...”Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri