Haber Detayı
İftarda çorbadan hemen sonra ana yemeğe geçmeyin: Mideye yapılan bu 'darbe' kalbi yoruyor...
Yaklaşık 14 saat boyunca boş kalarak dinlenen ve hacmi küçülen mideye, iftarda aniden ağır yiyecekler gönderilmesi, sindirim sistemi ve kalp üzerinde 'şok etkisi' yaratıyor. Çorba içtikten hemen sonra hiç beklemeden ana yemeğe geçmek, kan şekerini kontrolsüzce yükselterek şiddetli yorgunluk, uyku hali ve kalp çarpıntısına neden oluyor.
Oruç süresince sindirim sistemi dinlenme moduna geçer ve mide asidi salgısı minimum seviyeye iner.
İftar anında, bu hassaslaşmış yapıya aniden soğuk su, sıcak Ramazan pidesi, çorba ve ardından ağır et/kızartma yemeklerinin peş peşe gönderilmesi, tıp literatüründe akut hazımsızlık olarak adlandırılan tabloyu tetikler.
Sindirim için gerekli kanın aniden ve büyük bir hızla mide ile bağırsaklara hücum etmesinin, kalbin pompalama hızını artırdığı ve bu durumun iftar sonrası çarpıntı krizlerine yol açar.
Hızlı yeme alışkanlığının bir diğer tehlikeli sonucu ise insülin metabolizması üzerinde.
Çorbadan hemen sonra karbonhidrat ve yağ ağırlıklı ana yemeğe geçildiğinde, pankreasın aşırı miktarda insülin salgılar; bu da iftardan yarım saat sonra kişide karşı konulamaz bir uyku çökmesine ve ağırlık hissine neden olur.
Ayrıca bu ani yükleme reflü ve gastrit şikayetlerini %50 oranında artırır.
Gastroenteroloji uzmanları, iftarın mutlaka iki aşamalı yapılması gerektiğini vurguluyor.
Orucun oda sıcaklığında bir bardak su ve bir adet hurma ile açılması, ardından ılık bir kase çorba içildikten sonra sofradan kalkılarak sindirim sistemine en az 10 ila 15 dakika zaman tanınması gerektiği önerilmektedir.
Bu kısa mola, beyne tokluk sinyalinin ulaşması için gereken 20 dakikalık süreyi başlatır ve ana yemeğe geçildiğinde porsiyon kontrolünü otomatik olarak sağlar.