Haber Detayı
Yeliz Başa’nın sınır tanımayan kariyeri
Yeliz Başa’nın sınır tanımayan kariyeri
Merhaba Kıymetli Okurlarımız, Avrupa kupalarında temsilcilerimiz ülkemizi oldukça başarılı bir şekilde temsil etmeye devam ediyorlar.
Ama bugün ülkemizi dünyanın 13 ülkesinde başarıyla temsil eden bir voleybolcumuzdan “Haberiniz Olsun” istiyorum.
Voleybol dünyasında “istikrar” kavramı genellikle tek bir kulüpte simgeleşmekle özdeşleştirilir.
Ancak modern spor çağında istikrarın bir diğer tanımı da “uyum sağlama yeteneği” olarak karşımıza çıkıyor.
İşte bu tanımın yaşayan en somut örneği, Türk voleybolunun yetiştirdiği en özel yeteneklerden biri olan Yeliz Başa.
Onun hikayesi, sadece file önünde kazanılan sayılardan ibaret değil; beş farklı kıtaya yayılmış, kültürleri birbirine bağlayan ve Türk kadınının azmini dünyaya kanıtlayan bir başarı manzumesidir.
BEYKOZ’DAN DÜNYA SAHNESİNE: 6 VOLEYBOL TOPUNUN HİKAYESİ Yeliz Başa’nın deniz aşırı serüveninin başlangıcı Beykoz’daki salondan siyah-beyazlı Beşiktaş formasına ulaşmasıyla başlıyor.
Belki de Türk spor tarihinin en ilginç transfer hikayelerinden biri desem yeridir.
Çocuk yaşta, sadece 6 adet voleybol topu karşılığında yapılan bu transferin böyle bir kariyere döneceğini kim bilebilirdi ki?
Kırılma noktası ise 2012 yılında yaşanmış.
Beşiktaş forması giyen Japon yıldız Maiko Kano’yu izlemek için İstanbul’a gelen Japon Millî Takımı antrenörü, o gün Yeliz’i fark ediyor.
Bu fark ediş, Yeliz için sadece bir transferin değil, aynı zamanda voleybolun “Evliya Çelebi’si” olma yolundaki ilk pasaport damgasının da habercisiydi.
UZAK DOĞU’DA BİR TÜRK SULTANI Yeliz’in yurt dışı macerası, voleybolun en disiplinli ve savunma odaklı oynandığı Japonya’da, NEC Red Rockets takımıyla başladı.
Asya voleybolu, hızı ve bitmek bilmeyen defans kurgusuyla bilinir.
Bir Türk oyuncu için buraya uyum sağlamak sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da hazır olmayı gerektiriyor.
Yeliz, bu sınavı başarıyla geçmekle kalmadı, Japonya’da şampiyonluk yaşayan ilk Türk voleybolcu unvanını elde etti.
Bu başarı adeta domino etkisi yarattı.
Ardından Güney Kore’nin Suwon Hyundai takımı geldi.
Kore’de sergilediği performansla “V-League”in en değerli oyuncuları arasına giren Yeliz, artık Asya voleybolunun aranan “skorer” ismi haline gelmişti.
Tayland, Vietnam, Endonezya ve Filipinler duraklarında sadece voleybol oynamadı; buralarda Türk voleybolunun en önemli temsilcisi haline geldi.
KITALAR ARASI ŞAMPİYONLUK KOLEKSİYONERİ Yeliz Başa’nın kariyerini eşsiz kılan detay, gittiği her ülkede sadece “forma giymekle” yetinmemesidir.
O, gittiği her coğrafyaya şampiyonluk ruhunu da taşıdı.
Kariyeri boyunca 15 ayrı takımda ter döken sporcumuz; Çekya’nın sert Avrupa ekolünden, Porto Riko’nun ateşli Karayip voleyboluna kadar her iklimde kupa kaldırmayı başardı.
Özellikle Porto Riko’da elde ettiği şampiyonluk, bir Türk sporcunun Amerika kıtasının bu zorlu liginde kazandığı en büyük başarılardan biri olarak kayıtlara geçti.
İtalya gibi voleybolun önemli ülkelerinden birinde Anthea Vicenza formasıyla verdiği mücadele, onun oyun çeşitliliğine önemli katkılar yaptı.
ÇİN YENİ YILINDA KARİYERİNE YENİ BAŞLANGIÇ YAPACAK Yeliz Başa, ay takvimine göre kutlanan ve tazelenmeyi, aile birliğini ve bereketi simgeleyen Çin’in en önemli geleneksel bayramı olan Çin Yeni Yılında yepyeni bir maceraya hazırlanıyor.
Küresel tecrübesini Uzak Doğu’nun dinamik voleybol kültürüyle birleştirmeye hazırlanan Milli pasör çaprazı, yeni yılı yeni bir kıtada ve iddialı bir rekabetin içinde karşılamış oldu.
Çin ligi, fiziksel güç ve uzun boylu oyuncuların yer aldığı bir lig.
Yeliz için bu transfer, kariyerindeki o “eksik parçayı” tamamlamak anlamına geliyor.
Kendisinin de ifade ettiği gibi, Asya’da oynamadığı tek büyük lig Çin kalmıştı.
Bu azim, sadece çok çalışan bir sporcunun değil, bir tutkunun da ifadesi aslında.
TÜRK VOLEYBOLUNUN DÜNYADAKİ YÜZÜ Yeliz Başa, sadece kendi adına değil, arkasından gelecek genç Türk voleybolcular için de dünyada farklı bir kapı açtı.
Vietnam’dan Porto Riko’ya kadar voleybolseverler “Türkiye” denince Yeliz’in hatırlıyor.
O, gittiği ülkelerde sadece bir sporcu değil, uyum sağlama becerisi yüksek, profesyonelliğiyle örnek gösterilen bir “küresel vatandaş” profili çizdi.
Sonuç olarak; 6 voleybol topuyla başlayan bu yolculuk, bugün 13 ülkede, onlarca farklı dilde tezahüratlarla devam ediyor.
Yeliz Başa’nın bu rekoru, sadece sayısal bir veri değil; bir kadının hayallerinin peşinden dünyayı nasıl dolaşabileceğinin en net göstergesidir.
Millî forma altındayken Filenin Sultanlarının Türk kadınını dünyaya tanıtımındaki görevini de yerine getirmiş bir voleybolcu olarak, Millî Takımımızın gidemediği yerlerde bu misyonu devam ettiriyor.
Gittiği her ülkede başarıları ve çalışma disiplini dillerde dolaşan Yeliz için artık Çin’de yepyeni bir macera başlıyor.
Tebrikler Yeliz Başa!
Sen sınırları aşmaya devam ettikçe biz de seninle gurur duymaya devam edeceğiz.
Kıymetli okurlarımız, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu bereket olan mübarek ramazan ayına tekrar kavuştuk.
Bolluk ve bereket içinde nice sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle.
Kalın sağlıcakla.