Haber Detayı

'Üst akıl ile elektromekanik sektörünü yapılandıralım'
Sektör ekonomigazetesi.com
20/02/2026 08:41 (2 saat önce)

'Üst akıl ile elektromekanik sektörünü yapılandıralım'

Türkiye’nin, elektromekanik ürün imalatında dünyada öne çıkan ülkelerden biri olduğunu belirten EMSAD Başkanı Zafer Arabul, bununla birlikte Türkiye’nin henüz teknoloji ve deneyim sahibi olmadığı ‘yüksek gerilim doğru akım’ hatlarının ağırlığının arttığını söylüyor. Arabul, Türkiye’nin treni kaçırmaması için üst akıl oluşturularak sektörün yeniden yapılandırılmasını öneriyor.

MEHMET KAYA/ANKARA Türkiye, elektromekanik sektöründe güçlü bir ülke olsa da Elektromekanik Sanayiciler Derneği (EMSAD) Başkanı Zafer Arabul’a göre yeni teknoloji konusunda dünyayı geriden takip ediyor.

Küresel çapta bu sektöre yönelik yatırımlar artarak devam ettiğini belirten Arabul, “Türkiye’nin henüz teknoloji ve deneyim sahibi olmadığı “yüksek gerilim doğru akım” (HVDC) iletim hatlarının ağırlığı artıyor” diyor.

Küresel çapta 2023’te yıllık 300 milyar dolar olan yatırımların, 2030’da yıllık 820 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Türkiye ise gelecek 5 yılda toplamda 80 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir yatırım ihtiyacı belirledi.

Türkiye’nin küresel gücü alternatif akım teknolojilerinde yoğunlaştı.

Bu alanda da bazı teknolojiler henüz kazanılamadı ama yerli ihtiyaç karşılanıyor ve ilave ihracat da yapılıyor. 2024 itibariyle 8 milyar 833 milyon dolarlık ihracata karşılık, 7 milyar 241 milyon dolar ithalat yapıldı.

Yakın zamanda Türkiye ilk HVDC yatırımı için harekete geçti.

Planlama-mühendislik ihalesine çıkıldı.

Sektördeki gelişmeleri EKONOMİ’ye değerlendiren Zafer Arabul, bu güçlü yapıya rağmen Türkiye’nin iki zayıflığının küresel alandaki dönüşümde ve büyük talep artışında “trenin kaçması” riski bulunduğunu vurguluyor.

Çözüm olarak ise doğru akım iletim sisteminde teknoloji kazanımı için üç aşamalı yol haritası, sektöre yatırımlar konusunda perspektif verilmesi ve test-sertifikasyon altyapısının oluşturulmasını önerdi.

Zafer Arabul, sektörün görünümünü, eğilimleri ve yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor: İstanbul’a elektriği HVDC hatlar ile taşırsanız kayıp düşük olur Dünyada, bizim sektörümüzde 2035 yılına kadar çok ciddi miktarda yatırımın artarak devam edeceğini görüyoruz.

Türkiye’de de dünyadakine paralel ama biraz daha geriden giden bir seyir var.

Öyle de olsa yatırım yapılmak zorunda ve yatırımlar planlanıyor.

Elektrik iletim ve dağıtımında üç ana müşterimiz var: TEİAŞ, elektrik dağıtım şirketleri ve yenilenebilir enerji tesisleri.

TEİAŞ, iletimde 2035 yılına kadar 80 milyar dolara kadar yatırım planlıyor.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Konya havzası yenilenebilir enerji gibi çok büyük kurulu güçler var.

Buralarda üretilen elektriğin, tüketimin yüksek olduğu yerlere taşınması gerekli.

Küçük güçler, 300-500 MW gibi güçleri alternatif akım (AC) hatlarla taşıyabiliyorsunuz ama 1000 MW’lara geldiğinizde doğru akım (DC) iletim gerekli.

Mesela, İstanbul'un burnunun dibinde santral kuramazsınız ama siz elektriği HVDC hatlarla taşırsanız, kayıp çok düşük oluyor.

Peki, Türkiye’deki sorun nerede?

Türkiye'de AC dediğimiz, standart, konvansiyonel hatlarla ilgili her şeyi üretebiliyoruz, hatta ihracatçıyız.

HVDC teknolojisinde ise hiç imalat hattı yok.

Bazı şeyleri yapabiliriz, iletim hatları, direkler, izolatörler yapılabilir ama henüz yok elimizde.

Trafo merkezleri, invertörler dediğimizde ise hiçbir şekilde imalat yok.

Yani AC dediğimiz zaman her şeyi üretiyoruz ama DC dediğimiz zaman hiçbir şey üretmiyoruz. 10-15 senede HVDC teknolojisi kazanılabilir Peki ne yapmalıyız?

İletim hatları, iletkenler, izolatörler, konvertörler güçlü olduğumuz alanlar.

Kuvvetli olduğumuz her şeyi yapabiliriz.

Ama bunlar için tasarımdan başlayarak test ve sertifikasyonu gerekli.

Üç aşamalı bir plan, belki 10-15 sene içinde tamamlanarak HVDC teknolojisi kazanılabilir.

Savunma sanayisi model olabilir Elbette finansman her zaman sıkıntılı.

Bizim ihale makamımız TEİAŞ, bakanlığımız yerli malını önceliklendirmeli.

Savunma sanayii modeli gibi.

Savunma sanayiinde 2000’li yılların başında yerli üretim yüzde 20’lerdeydi ama offset uygulamalarıyla başladı, ihalelerde yerli sipariş verilmesi, teknoloji transferi, millileştirme şartı koşuldu.

Bu kriterler (HVDC)  enerji sektöründe elektrik sektöründe farklı şekilde konulabilir ama prensip olarak bu bir uzun vadeli bir projeksiyon.

Bu teknolojinin Türkiye'ye kazandırılmaya ihtiyacı var.

Öbür türlü kuvvetli bir sektörümüzü gerçekten devre dışı bırakmaya doğru gideriz.

Çünkü ciddi yatırımdan bahsediyoruz.

İlk hat yatırımı ihale aşamasında, 40 bin km. planlanıyor.

Öbür taraftan dünyada, çevre ülkelerde ciddi yatırımlar var.

Eğer teknolojiye ayak uydurmayıp da mevcut klasik ürün ekipmanlarla kalırsak o zaman bizim önümüzdeki senelerdeki 15-20 sene içerisinde Türkiye payını kaybetmiş olacak.

Ondan sonra tekrar kazanmak için çok ciddi uğraşmamız gerekecek.

Herkesin söylediği gibi, 2035 ve hatta 2050’ye kadar ciddi küresel talep var.

Bu süreç içinde treni kaçırmamamız lazım, kaçırırsak tekrar kovalayan oluruz.

Türkiye sanayi politikasını da içerecek şekilde bir üst bakışa ihtiyacımız var.

TEİAŞ, dağıtım şirketleri çalışıyor, EPDK çalışıyor ama ihale şartnameleri baştan aşağı değiştirilip, beklentilere-planlara göre yeniden yapmak, projeksiyon çizmek gerekli.

Yatırımlar aslında bir bütüncül olarak düşünülüp planlanmalı.

Bir üst akla ihtiyaç var. 12.

Kalkınma Planı’nda hedefler konuldu, görevler verildi.

EPDK, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TEDAŞ, TEİAŞ, dağıtım şirketleri, bir bütün halinde çalışmalı.

Ana rolü TEİAŞ oynayabilir.

Bu konuda kamu şirketleriyle, bakanlığımızla konuştuk ama bir stratejik karara ihtiyacımız var.

Fabrikaların kapasitesi dolu ama ürün çeşitlendiremedik Şu anda üretim kapasitemiz dolu ama ürün çeşitlendiremedik.

Yeni yatırımlar yapılıyor ama, ürün çeşitlendiremediğimiz için mevcut ürettiklerimizi satabiliriz.

Trafoda mevcut kapasiteler 3 yıla kadar dolu görünüyor, yurt dışı için üretim yapılıyor.

Yeni ürünlerde, teknolojilerde ise henüz Türkiye’de talep olmadığı için bu alanlara yatırım yok.

Oysa kamu bizim hep yol göstericimiz oluyor.

Onlar alım yaparsa adımlarımızı atıyoruz.

Kapasite dolu diyoruz ama bir yandan da sorunlar var.

İhale yöntemi kaynaklı sorunlar, TL’nin değerli hale gelmesinden kaynaklı sorunlar, yüklenici seçiminden kaynaklı sorunlar var.

Şu anda planlanan bazı yatırımlar yapılamadı.

Çok ciddi sorun görünmüyor ama yaşandı bunlar.

Kamu İhale Kanunu’na göre ihalelere çıkılmak zorunda ancak o kriterlere göre yapınca firmalara ilave yük olabiliyor, mesela malzemeli olarak ihaleye çıkıldığında sorun olabiliyor.

Şimdi, ihale makamı malzemeyi kendisi alarak yükleniciye vermeyi tartışıyor ama bu geçici bir çözüm.

Sektörü dönüştürecek adımlar -  İlk aşamada montaj, saha hizmetleri ve yardımcı hizmetlerle başlanmalı. - Orta vadede komuta ve kontrol, sayısal sistemler, belirli alt bileşenler geliştirilmeli. - Uzun vadede ise kritik bileşen ve mühendislik yetkinliklerini kazandırmak lazım.

Bunun için bir strateji oluşturulmalı. - Bizim ihale makamımız TEİAŞ, bakanlığımız yerli malını önceliklendirmeli. - Türkiye sanayi politikasını da içerecek şekilde bir üst bakışa ihtiyacımız var.

TEİAŞ, dağıtım şirketleri, EPDK çalışıyor ama ihale şartnamelerinin baştan aşağı değiştirilmesi, beklentilere-planlara göre yeniden yapılması, projeksiyon çizilmesi gerekli. - TL gelir alıyorsunuz ama giderler, hammadde döviz cinsinden ve fazla yükseldi.

İş 2 sene sürünce, bazı yükleniciler konkordato ilan etti.

O nedenle, ihaleler bu sektöre göre yeniden yapılandırılmalı.

Yeterlilikler ona göre ayarlanmalı. “Atılması gereken bir adım var” Tüm teknolojilerin kazanılması için test ve akreditasyon altyapısı gerekli Bizim kendi akreditasyonumuzu, testimizi yapmayıp dışarıya bağımlı kaldığımız sürece sektör istediği noktaya gelemeyecektir.

Ciddi bir yatırım tutarı gerekiyor.

Aslında sektör bu konuyu çalıştı ama son bir atılması gereken adım var.

Yeni teknolojilerin kazanılmasına ihtiyacımız var: HCDC, dağıtık şebekeler ve sistem yönetimleri.

Bu teknolojileri kazanmak mümkün, Türkiye’de yapılabilir ve bu yeteneğimiz var.

Sektör çok iyi noktaya geldi.

Gelecekte hem Türkiye, hem de dünya için bu üretimleri yapabiliriz.

Elektromekanik sektörü ana gruplar itibariyle dış ticaret – 2024 (Bin ABD Doları) (Kaynak: EMSAD Elektromekanik Sektör Raporu – 2025) HS KOD GENEL İhracat İthalat Denge 8504 Elektrik trafoları, endüktör, balast ve bunların parçaları 2.097.576 252.055 1.845.521 8504.31 Ölçü Trafoları 97.325 48.787 48.538 8504.40 İnvertörler, Konvertörler, Redresörler 182.601 1.325.782 -1.143.181 8535 Anahtarlama ve Koruma ekipmanları (> 1 kV) 149.856 207.502 -57.646 8536 Anahtarlama ve Koruma ekipmanları (< 1 kV) 1.048.519 1.665.232 -616.713 8537.10 Alçak gerilim güç, kontrol ve kumanda panoları 668.406 749.556 -81.150 8537.20 OG Hücreler 420.268 86.340 333.928 8544 Kablolar, iletkenler 3.981.565 1.638.334 2.343.231 8546 Elektrik izolatörleri 25.987 51.168 -25.181 8547 Bağlantı Uçları (Buşingler, kablo başlıkları, ekler) 38.073 213.369 -175.296 7614.10 Alüminyum iletken 60.560 2.778 57.782 7614.90 Alüminyumdan demetlenmiş halatlar vb 62.447 130 62.317 TOPLAM   8.833.183 7.241.033 1.592.150    

İlgili Sitenin Haberleri