Haber Detayı

Adalet Bakanı Akın Gürlek konuştu: Umut hakkı uygulanacak mı?
Gündem aydinlik.com.tr
20/02/2026 10:19 (4 saat önce)

Adalet Bakanı Akın Gürlek konuştu: Umut hakkı uygulanacak mı?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecinde olası düzenlemelerin genel affa dönüşmeyeceğini vurguladı. Mevcut hukukta “umut hakkı” bulunmadığını belirten Gürlek, yeni bir adım atılacaksa karar merciinin TBMM olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, umut hakkı tartışmalarının mevcut mevzuatta karşılığı olmadığını belirtti.

Olası düzenlemelerin genel af niteliği taşımayacağını vurgulayan Gürlek, sürecin Meclis çatısı altında ve toplumsal huzur hedefiyle yürütüleceğini ifade etti.

İşte Gürlek'in Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamalardan öne çıkan başlıklar: UMUT HAKKI NASIL UYGULANACAK? "Mevzuatımızda kural olarak ağırlaştırılmış müebbet dahil hapis cezaları için belli bir süre ceza infaz kurumunda kaldıktan sonra koşullu salıverilme imkânı var.

Ancak terör suçları söz konusu olduğunda durum farklı.

Özellikle idam cezasından ağırlaştırılmış müebbete çevrilen ya da terör suçundan ağırlaştırılmış müebbet alan kişiler bakımından koşullu salıverilme hükümleri uygulanmıyor; ceza ömür boyu infaz ediliyor.

Dolayısıyla mevcut hukuk düzeninde bu kişiler için “umut hakkı” şeklinde bir uygulama zaten bulunmuyor.

Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı konusu ise yasama organının, yani TBMM’nin takdirinde.

Süreç orada şekillenecek.

Burada şahıslara değil, yani şahsi bir düzenleme değil, genel olarak toplumun ihtiyaçları ve söz konusu sürücün zarar görmemesine ilişkin bir çalışma yapmamız lazım.

Amaç, terörsüz bir Türkiye hedefi ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi çerçevesinde değerlendirme yapılması.

Halihazırda idam cezasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan suçluların cezaları bakımından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması sözkonusu olamayacak.” TUTUKLULARIN AVUKATLARIYLA GÖRÜŞMELERİNE SINIRLAMA GETİRİLECEK Mİ? “Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle sözkonusu olamaz.

Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek.

Ancak hiçbir hak sınırsız değildir.

Ceza infaz kurumlarında, somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıktığında, kanuna dayalı, hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı bazı usuli tedbirler alınabilir.

Bu, savunma hakkını kaldırmak değil, kötüye kullanımın önüne geçmektir.

Bir görüşme delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline geliyorsa, hukuk devleti buna kayıtsız kalamaz.

Terör ve örgüt suçlarında avukatların müvekkilleriyle görüşmesinde sıkıntı var.

Tutukluların suçluluğu henüz kesinleşmediğinden orada masumiyet karinesi var ancak avukatlarının örgütsel süreçlerin bir parçası olması, aynı şekilde içeriden aldığı talimatları da dışarı iletmesi hukuk devletinde kesinlikle kabul edilemez.

Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, bu konuda somut şartlar aranacak yani bir kere mahkeme kararı olacak, ikincisi de somut bir tespit olacak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da “Avukatla terör suçlarında ya da örgüt suçlarında hâkim kararıyla somut delil olması durumunda yapılan kısıtlamalar makuldür” diyor.

Bizim yasamızda bu konuda bir düzenleme olmadığından bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu anlattık.

Bu illa yüzde 100 her görüşmede uygulanacak diye bir şey de yok.” DÜZENLEMELER GENEL BİR AFFA DÖNÜŞÜR MÜ? "En kritik eşik, örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi.

Bu tespiti de devletin güvenlik birimleri yapacaktır ve takipçisi olacak.

Yapılacak çalışmaların hukuki altyapısı da büyük oranda bu tespit ve teyit sürecinin sonuçlarına göre olacak.

Yasal düzenleme yapılacaksa bunun adresi elbette ki Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.

Adalet Bakanlığı olarak biz de bu sürece teknik olarak destek veririz ama sürecin ana aktörü Meclis.

Net ifade edeyim; yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi sözkonusu değil.

Yapılacak olası düzenlemeler cezasızlık anlamına gelmeyecek.

Kapsamın ne olacağına da yine Meclis karar verecek.

Süreç şeffaf, hukuka uygun ve toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülecek." ÖZEL HAYAT TARTIŞMASI “Hiç kimsenin özel hayatının sosyal medya üzerinden tartışılmasını istemiyoruz.

Herkesin özel hayatının korunması gerekiyor.

Savcı, hâkim sadece suç var mı yok mu buna bakar.

Kamuoyuna yansıyan soruşturmaların hiçbiri soyut iddialardan ibaret değildir.

Uyuşturucu testine gönderilen hiçbir şüpheli böyle bir soyut iddia üzerine gönderilmemektedir.

Operasyonlar ya da test uygulamaları soyut iddialarla yapılmaz, somut delillere dayanır.

Kendisine herhangi bir şekilde bir suç ihbarı yapılan Cumhuriyet savcısının soruşturmadan kaçınması mümkün değildir.”

İlgili Sitenin Haberleri