Haber Detayı

Depremin sessiz habercisi mi? Hatay’daki sularda Radon gazı 5 kat yükseldi
Yerel haberler haberet.com
20/02/2026 12:33 (3 saat önce)

Depremin sessiz habercisi mi? Hatay’daki sularda Radon gazı 5 kat yükseldi

Selçuk Üniversitesi bilim insanları, Hatay’daki termal su kaynaklarında deprem öncesi radon gazının 5 kat arttığını tespit etti. Uzmanlara göre radon anomalileri deprem tahmini için umut vadediyor; ancak gazın sigaradan sonra akciğer kanserinin en önemli nedeni olması endişe yaratıyor.

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve kamuoyunda “Asrın Felaketi” olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgedeki jeolojik hareketlilik bilim insanlarının yakın takibine alındı.

Hatay’daki termal su kaynakları üzerinde yürütülen araştırmalar ise dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nden Prof.

Dr.

Mehmet Erdoğan’ın başkanlığında yürütülen ve TÜBİTAK destekli proje kapsamında yapılan ölçümlerde, iki ayrı termal su kaynağında radon gazı seviyelerinin deprem öncesinde yaklaşık 5 kat arttığı belirlendi.Çalışma, “6 Şubat 2023’te Pazarcık ve Elbistan Merkezli 7.7 ve 7.6 Büyüklüğündeki Depremlerin Hatay Bölgesindeki Termal Sularda Olası Radon Anomalilerine Etkisi” başlığıyla yürütüldü.

Ölçümlerde radon aktivitesindeki belirgin değişimlerin bölgedeki sismik hareketlilikle ilişkili olduğu saptandı.ARTÇI DEPREMLER ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN YÜKSELİŞProf.

Dr.

Mehmet Erdoğan, artçı sarsıntılar öncesinde radon seviyelerinde artış gözlemlediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:"Deprem öncesinde radon seviyeleri artıyor.

Deprem öncesi yükseliş, depremden sonra da hızlı bir düşüş şeklinde kendini gösteriyor.

Hatay'da 4.9 ve 4.3 artçı depremler öncesinde bir yükseliş, sonrasında bir düşüş şeklinde anomali gözledik"Araştırmada ölçüm yapılan kaynaklardan birinin Tahtaköprü termal suyu, diğerinin ise Hamamat Kaplıcası olduğu aktarıldı.Erdoğan, radonun yer kabuğundaki kırık ve çatlaklardan yükseldiğini belirterek şunları söyledi:"Radon o kayaçlardan çıkarken o bölge, yer altı suları ile temas halindeyse yer altı sularında da radon artışı gözlenebilir.

Toprak gazında özellikle fay hatlarında ya da termal sularda olabilir.

Çünkü termal sular, fay bölgelerinde ya da jeotermal sular fay bölgelerinde daha çok yeryüzüne çıkarlar.

Buralardaki ölçümler deprem öncesinde belki bir anomali gösterebilir.

Radon gazının bir kullanım noktası da deprem öncesi bir tahmin için kullanılabilir bu özelliği vardır"SAĞLIK AÇISINDAN DA KRİTİKRadon gazının yalnızca deprem tahmini açısından değil, halk sağlığı bakımından da önemli riskler barındırdığına dikkat çeken Erdoğan şu değerlendirmede bulundu:"Radon gazı yerküre kaynaklı bir jeojenik gazdır.

Yerküredeki uranyum içeriğinden kaynaklanır.

Radon gazı, yerküredeki doğal uranyumun radyoaktif bozulma zincirinde yer alan bir gazdır.

Bu gaz yerküreden atmosfere çıkar, yalıtılmamış binaların içine girerek özellikle zemin ve bodrum katlarda birikerek sağlık sorunları oluşturabilir.

Havadan ağır bir gazdır.

Dolayısıyla binalarda bodrum katı veya zemin katlarda birikir.

Radon gazı havadaki aerosol dediğimiz mikro ölçekli parçacıklara toz zerreciklerine yapışarak, solunum yoluyla akciğerlerimize girer.

Radyoaktif olduğu için de akciğerlerimize yapışan bu partiküller de radyoaktif oluyor.

Çünkü alfa yayan, radyasyon yayan bir element içeriyorlar.

Bu da akciğerlerimizde bir ışınlama yaparak, yüksek enerjili radyasyon yayar.

Bu durum akciğerlerde özellikle epitel hücrelerde radyasyon hasarı ve DNA hasarı vererek akciğer kanserine sebep olabilir.

Bu sebepten radon sigaradan sonra dünyada akciğer kanser kanserinin birinci sebebi olarak görülmektedir.

Kapalı ortamları havalandırmamız yeterli olacaktır.

Korkulacak bir durum yok.

Havadan ağır bir gaz olduğu için kapıyı pencereyi açarak cereyan yaptırma usulü gibi havalandırmak gerekiyor"Bilim insanları, su kaynaklarında tespit edilen radon anomalilerinin gelecekte olası depremlerin önceden belirlenmesine katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.

Ancak uzmanlar, radon gazının özellikle kapalı ve havalandırılmayan alanlarda birikmesine karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

İlgili Sitenin Haberleri